beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan
Bugun...


Ramazan Aktaş

facebook-paylas
FEN İŞLERİ, SEYİR İŞLERİ VE ŞEHRİN HALLERİ
Tarih: 24-09-2026 00:03:00 Güncelleme: 24-09-2026 00:03:00



Geçtiğimiz günlerde bu köşede “Fen İşleri mi, Seyir İşleri mi?” diye sordum.

Mahabad Kadın Yaşam Merkezi şantiyesinde aylarca kaldırım ve yol üzerinde kalan inşaat malzemelerini, denetimleri, tutanakları ve bütün bunlara rağmen ortadan kaldırılmayan tehlikeleri yazdım.

O yazıda bir şey söylemiştim:

Denetim, insan zarar gördükten sonra tutanak tutmak değildir. İnsan zarar görmeden önce tehlikeyi ortadan kaldırmaktır.

Aradan çok geçmedi.

Şimdi Fırat Mahallesi 523. Sokak'tan gelen görüntülere bakıyorum.

Kaldırım taşları sökülmüş.
Zemin bozulmuş.
Kaldırımın ortasında çukurlar ve dışarı çıkan parçalar var.

Yaşlı geçiyor.
Çocuk geçiyor.
Engelli vatandaş geçiyor.

Görme engelli bir vatandaşın buradan geçtiğini düşünün.

Ayağı takılıp düşmesi için daha ne olması gerekiyor?

Üstelik bu kez belediyenin “haberimiz yoktu” deme ihtimali de yok.

Vatandaş fotoğraflarıyla birlikte Alo 153'e başvurmuş. Adresini vermiş. Tehlikeyi anlatmış. Defalarca “acil müdahale edin” demiş.

Peki cevap?

“Çalışma programına alındı.”
“Anlık müdahale süreci bulunmamaktadır.”
“İhale görüşmeleri devam etmektedir.”
“Net tarih verilememektedir.”

Bir ara vatandaşa Kayapınar Belediyesine müracaat etmesi bile söylenmiş.

İnsan gerçekten ne diyeceğini şaşırıyor.

Ortada devasa bir altyapı projesi yok. Yeni bir bulvar yapılması istenmiyor. Kilometrelerce asfalt dökülmesi istenmiyor.

Kaldırımda açık bir tehlike var.

Vatandaş diyor ki:

Gelin bakın.
Tedbir alın.
Bir insan düşmeden müdahale edin.

Fen İşleri ne diyor?

İhale.
Program.
Takvim.

Peki kaldırımdan geçen vatandaş ne yapsın?

İhale sonuçlanana kadar evinden çıkmasın mı?

Bir yaşlı oradan geçerken ayağının nereye basacağını ihale takvimine göre mi ayarlasın?

Görme engelli vatandaşın bastonuna da “2026-2027 yol çalışması ihalesi bekleniyor” diye not mu asalım?

Kusura bakmayın ama belediyecilik bu kadar çaresiz olamaz.

Ben özellikle Fen İşlerine soruyorum:

Sizin işiniz tam olarak nedir?

Sahadaki tehlikeyi görmek değil mi?

Vatandaş bildirdiğinde kontrol etmek değil mi?

Acil risk varsa gerekli birimlerle birlikte tedbir aldırmak değil mi?

Yoksa her sorunun karşısına “ihale”, “program” ve “ilgili birime aktarıldı” yazıp dosyayı kapatmak mı?

Geçen yazımda sordum:

Fen İşleri mi, Seyir İşleri mi?

Bugün aynı soruyu sormakta daha da ısrarcıyım.

Çünkü ortada artık görülmeyen bir sorun yok.

Vatandaş göstermiş.
Fotoğrafını göndermiş.
Adresini vermiş.
Üzerine defalarca uyarmış.

Daha ne yapacak?

Fen İşlerinden birilerinin kolundan tutup 523. Sokağa mı götürecek?

Belediyenin yüzlerce çalışanı, araçları, ekipleri ve müdürlükleri var.

İki personeli gönderip kaldırıma bakmak gerçekten bu kadar mı zor?

On dakikada giderilebilecek veya en azından birkaç dakikada çevresi güvenli hale getirilebilecek bir tehlikenin karşısına “ihale” cevabı koymak nasıl bir hizmet anlayışıdır?

İhale büyük işi bekletebilir.

Program kapsamlı onarımı bekletebilir.

Ama can güvenliği ihale beklemez.

İşte mesele bu kadar basit.

Bir de başvurunun sistemde “sonuçlandı” olarak görünmesi var.

Asıl trajikomik olan da bu.

Ne sonuçlandı?

Çukur mu kapandı?

Kaldırım mı düzeldi?

Tehlike mi ortadan kalktı?

Yoksa yalnızca bilgisayardaki kayıt mı kapandı?

Vatandaşın sorunu çözülmeden başvuruyu sonuçlandırmak hizmet üretmek değildir.

Ekranı temizlemektir.

Sahadaki çukuru kapatmadan sistemdeki dosyayı kapatıyorsanız, kusura bakmayın, bunun adına çözüm denmez.

Mahabad şantiyesinde de aynı şeyi sordum.

Tutanak tuttunuz da sonuç ne oldu?

Denetlediniz de sonuç ne oldu?

Şimdi 523. Sokak'ta da soruyorum:

Talebi aldınız.
İlgili yere gönderdiniz.
Programa koydunuz.

Peki sonuç nerede?

Fen İşleri tabelası binanın kapısında asılı olsun diye kurulmadı.

Fen İşleri sahada belli olur.

Bozuk yolda belli olur.

Kaldırımda belli olur.

Şantiyede belli olur.

Tehlike ortaya çıktığında ne kadar hızlı müdahale edildiğinde belli olur.

Sahaya hakim değilseniz, vatandaş aynı tehlikeyi defalarca anlatmak zorunda kalıyorsa ve sonunda aldığı cevap hala “ihale bekleniyor” ise o zaman vatandaşın sorması gayet normal:

Fen İşleri mi, Seyir İşleri mi?

Bir insan orada düşerse ne olacak?

Kolunu kırarsa ne olacak?

Başını yere vurursa ne olacak?

Daha ağır bir sonuç yaşanırsa ne olacak?

O zaman mı ekip gidecek?

O zaman mı kaldırım düzeltilecek?

O zaman mı “gereken yapılacak”?

İşte benim itirazım buna.

Belediyecilik, insan düştükten sonra “geçmiş olsun” demek değildir.

Belediyecilik, o insan düşmeden önce oraya gitmektir.

Milyonluk proje istemiyoruz.

Tören istemiyoruz.

Fotoğraf istemiyoruz.

Basın açıklaması hiç istemiyoruz.

Sahada iş istiyoruz.

Fen İşleri de artık vatandaşa program anlatmak yerine sahaya çıkıp işini yapmalı.

Çünkü insan hayatının ihalesi olmaz.

Can güvenliğinin çalışma programı olmaz.

Ve bir kaldırımdaki tehlikeye müdahale etmek için gerçekten birinin yaralanmasını bekliyorsanız, ortada kaldırım probleminden çok daha büyük bir problem var demektir.

O yüzden son kez soruyorum:

Fen İşleri mi, Seyir İşleri mi?

Ve daha önemlisi:

İlla bir insanın düşmesi, yaralanması, hatta ölmesi mi gerekiyor?



Bu yazı 102 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI