Bugun...


Eczacı Cevdet Kara

facebook-paylas
ZEHİR PAZARI!
Tarih: 03-10-2026 00:02:00 Güncelleme: 03-10-2026 00:02:00


 

Son günlerde televizyonlarda, gazetelerde hep aynı haberleri izliyoruz: Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonları, arka arkaya kelepçelenen uyuşturucu baronları, milyarlık servetlere el konulması...

İlk bakışta magazin gibi görünen bu olaylar, aslında hepimizin kapısını çalmaya hazırlanan çok büyük bir felaketin habercisi. Çünkü madalyonun diğer yüzünde, canımızı en çok acıtan o acı gerçek duruyor: Uyuşturucu kullanımı artık ilkokul çağındaki çocuklara kadar indi.

​Ünlü isimlerin bu işin içinde anılması, polisin ve adaletin "kimse dokunulmaz değildir" mesajını vermesi açısından önemli. Ama meseleyi sadece magazin programlarında konuşulup geçilecek bir dedikodu sanırsak büyük yanılırız. Çünkü ortada milyarlarca liralık devasa bir para, yani korkunç bir zehir pazarı var. Bu işi yapanlar öyle üç beş kuruşluk sokak satıcıları değil; arkasında milyarların döndüğü uluslararası organizasyonlar.

Son operasyonlarda bu baronların lüks villalarına, dev şirketlerine el konulması, sistemin kalbine inildiğini gösteriyor. Ama yetiyor mu? Henüz değil.

​Eskiden bu illet belirli yerlerde, büyük yaşlardakilerin karşısına çıkardı. Şimdi ise durum çok farklı. Üretimi ucuz, etkisi çok şiddetli olan sentetik maddelerle birlikte pazarın hedefi küçüldü; doğrudan bizim evlatlarımız, okullarımız hedef alındı.

Torbacılar artık sadece karanlık sokak köşe başlarında beklemiyor. Telefonlar, tabletler, sosyal medya uygulamaları, hatta çocukların oynadığı oyunlar üzerinden minik yavrularımızın zihnine girmeye çalışıyorlar.

İlkokul sırasındaki bir çocuğun bu zehirle tanışması, bir ülkenin geleceğinin göz göre göre harcanması demektir. Bu, sıradan bir suç değil, doğrudan milli bir güvenlik meselesidir.

​Polisimiz, askerimiz, yargımız bu baronların peşini bırakmıyor; operasyonlar aralıksız sürüyor. Bu çok kıymetli. Ancak sadece güvenlik güçlerinin müdahalesiyle bu kök kazınamaz; çözümün hem sahada hem de toplumsal yapının derinliklerinde çok daha sistematik ve çok yönlü olarak geliştirilmesi şarttır.

İlk olarak, baronların canı en çok paralarıyla yanar; akladıkları servetler, gayrimenkuller ve şirket ağları tamamen kurutulmalıdır.

Aynı zamanda, sokak satıcılarının ve zehir tacirlerinin çocuklara ulaşmak için kullandığı sosyal medya platformları ile şifreli dijital ağlar karşısında siber devriyeler en üst seviyeye çıkarılmalıdır.

Tehdit ilkokul çağına kadar indiyse, mücadele de o ölçüde erkene çekilmelidir. Okullarda psikolojik danışmanlık ve rehberlik servisleri güçlendirilmeli; öğretmenler ve okul yönetimleri şüpheli davranışları erken fark etmek için özel eğitimlerden geçirilmelidir.

Çocuklarımızın boş zamanlarını sporla, sanatla ve faydalı uğraşlarla doldurarak onları bu bataklığın dışındaki alternatif dünyalarla tanıştırmamız şarttır.

Popüler kültürün ve medyanın da bu zehri öven, suç dünyasını cazibeli gösteren her türlü yapıma karşı toplumsal bir filtre uygulaması gerekir.

Bu iş sadece devletin yapacağı bir şey değildir; anne-babalar olarak evlatlarımızın dijital dünyasını ve sosyal çevresini yakından takip edeceğiz.

Komşumuzun, mahallemizdeki esnafın gözü kulağı açık olacak; çocuklardaki en ufak bir değişimi "Bana ne" demeden fark edip zamanında müdahale edeceğiz.

Ayrıca sadece cezalandırmak yetmez; bağımlılık sarmalına düşmüş gençlerin ve çocukların yeniden hayata tutunabilmesi için modern, erişilebilir ve gizliliğe önem veren devlet destekli tedavi merkezleri çoğaltılmalı, ailelere bu süreçte kesintisiz psikolojik destek sağlanmalıdır.

​Ünlülere yapılan operasyonlar iyi, güzel, caydırıcı... Ama asıl zafer, ilkokul sırasındaki bir çocuğun o zehirli ellerden uzak tutulabildiği, o baronların yuvalarının tamamen dağıtıldığı gün kazanılacaktır.

Çünkü başka bir Türkiye yok, başka çocuklarımız yok. Bu zehir pazarını da, o baronları da el birliğiyle bu topraklardan söküp atmak zorundayız; unutmayalım ki bu ülkenin güzel insanları, geleceğine sahip çıkarak zehir tacirlerine karşı panzehir olmaya devam edecektir.

Sağlıklı günler dilerim...

 



Bu yazı 95 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI