Her insanın öğütlere ihtiyacı olur. Buna İslam’da “tebliğ” denir. Topluma, iyiyi, doğruyu, güzeli ve yararlı olanı anlatmak; kötüyü, yanlışı, çirkini, zararlı olandan da vazgeçirmek! Toplumun sağlıklı biçimde yaşayabilmesi için bu görev yapılmalıdır. Ancak bu görevi yaparken dikkat etmemiz gereken noktalar var! Bu noktalara dikkat edilmezse yarardan çok, zarar vereceğiz insanlara! Yaptığımız iş boşa gidecek ve boşa kürek çekmiş olunacak! Aşağıdaki şiirimde bu konuya nasıl ve ne şekilde dikkat etmemiz gerektiğini okuyacağız:
Konuşmaktır madem yumuşak dille,
Budur yöntem en azgınla bile!
Neden azarlıyorsun kardeşini?
Mücrim ama Müslim beni!
Rusiyayım belki fakat değilim asi!
Hatayla dopdoluyum belki,
Hak etmiş değilim azar işitmeyi!
Öğütçüler, nutukçular, duacılar,
Saçı, sakalı beyazlaşmış ulu hocalar!
Bahçemin mis kokulu nergisleri,
Söyleyin tatlı, varsa kimin sözü ipeksi!
Uyarın, uslanırım kalbim olsa da katı,
Kalmasın bu vadide azarlama sanatı!
Anlat mesajları yumuşak dille dolu dolu,
Gönül kazanmanın yok başka yolu!
Tatlı anlat, tatlıya bağlansın,
Tatlı bak, yüzün gülle donansın!
Gülümse ki o yolunu gözlesin!
Gülümset ki defterin dolsun!
Yumuşak anlat ki uysallığımız tutsun!
Haristani, yoksa nasıl öğütlere uysun!
Kalın sağlicakla!