İnsan aynı anda hem sevinebilir hem de üzülebilir.
Bugün yaşadığımız duygu tam olarak bu.
Şanlıurfa adına seviniyorum, Diyarbakır adına üzülüyorum.
İki şehir birbirine komşu. Aralarında yaklaşık iki saatlik bir mesafe var.
Aynı bölgenin iki önemli şehri… Aynı coğrafyanın, aynı tarihin ve aynı ekonomik potansiyelin parçası.
Gelin görün ki bugün iki şehir arasında gelişmişlik ve yatırım konusunda ciddi bir fark oluştuğu yönündeki tartışma artık görmezden gelinemeyecek noktaya geldi.
Şanlıurfa bugün büyük organizasyonlara ev sahipliği yapıyor. TEKNOFEST gibi Türkiye'nin dikkat çeken teknoloji etkinliklerinden birinin Şanlıurfa'da düzenlenmesi, şehir açısından önemli bir kazanım. Bunun yanında şehir hastanesi gibi büyük bir sağlık yatırımının da bugünde açılması , kentin geleceği açısından dikkat çekici.
Şanlıurfa adına seviniyorum.
Peki Diyarbakır?
İşte burada insanın içi acıyor.
Diyarbakır neden hep bekliyor?
Diyarbakır'da vatandaş yıllardır büyük projelerin tamamlanmasını bekliyor.
Şehir hastanesi ne zaman tamamlanacak?
Ulaşım sorunları ne zaman çözülecek?
Otoyol bağlantısı konusunda somut adım ne zaman atılacak?
Yıllardır açıklanan ulaşım projeleri ne zaman hayata geçirilecek?
Vatandaş artık “müjde” kelimesini duymak istemiyor.
Vatandaş icraat görmek istiyor.
Diyarbakırlının hafızasında çok sayıda açıklama, proje ve vaat var. Fakat insanların günlük hayatına dokunan sonuçlar konusunda beklenti hâlâ devam ediyor.
Sayın milletvekilleri, Diyarbakır sizden hesap soruyor
Burada asıl soruyu Diyarbakır milletvekillerine sormak gerekiyor:
Diyarbakır için bugüne kadar ne yaptınız?
Hangi büyük yatırımı Ankara'dan Diyarbakır'a getirdiniz?
Hangi projenin önünü açtınız?
Hangi projenin hızlandırılmasını sağladınız?
Hangi yatırımın takipçisi oldunuz?
Ve en önemlisi:
Diyarbakır'ın komşu şehirlerle arasındaki farkın açılmasına neden yeterince güçlü bir itiraz yükseltmediniz?
Bu soruların muhatabı yalnızca iktidar milletvekilleri de değildir. Diyarbakır'ı temsil eden bütün siyasetçilerin bu sorulara verecek somut cevapları olmalıdır.
Milletvekilliği yalnızca seçim döneminde vatandaştan oy istemek değildir.
Milletvekilliği, seçimden sonra o vatandaşın hakkını Ankara'da aramaktır.
“Müjde” değil, tarih istiyoruz
Ulaştırma yatırımları konusunda Diyarbakır'ın farklı ilçeleri için bugüne kadar pek çok açıklama yapıldı.
Özellikle Eğil ve çevresi için gündeme getirilen projelerde Diyarbakırlının artık beklentisi çok net:
Projenin adı nedir, bütçesi nedir, ihalesi ne zaman yapılacak, temeli ne zaman atılacak ve ne zaman tamamlanacak?
Artık bunları bilmek istiyoruz.
Aynı projenin farklı tarihlerde yeniden “müjde” olarak açıklanması, vatandaşın beklentisini karşılamıyor.
Diyarbakır'ın ihtiyacı yeni müjdeler değil, bitirilmiş projelerdir.
TEKNOFEST'i de sorgulamak gerekiyor
Şanlıurfa'nın TEKNOFEST'e ev sahipliği yapmasını eleştirecek değilim.
Tam tersine, Şanlıurfa'yı kutluyorum.
Ama Diyarbakır olarak kendimize şu soruyu sormalıyız:
Böylesine büyük bir organizasyon neden Diyarbakır'da yapılamadı?
Diyarbakır'ın gençleri teknolojiye, bilime ve inovasyona en az Şanlıurfa'nın gençleri kadar layık.
Diyarbakır'ın üniversiteleri, genç nüfusu, tarihi ve bölgesel ağırlığı düşünüldüğünde, büyük organizasyonlar için güçlü bir aday olması gerekir.
Eğer bir organizasyon komşu şehre gidiyorsa, yapılması gereken Şanlıurfa'yı kıskanmak değil; “Biz neden alamadık?” diye kendi eksiklerimizi sorgulamaktır.
Şanlıurfa 30 yıl ileride mi?
Bunu bir slogan olarak değil, bir uyarı olarak söylüyorum:
Diyarbakır, Şanlıurfa ile arasındaki farkın açılmasına izin vermemelidir.
Şanlıurfa'nın ilerlemesi Diyarbakır'ın kaybı değildir.
Ancak komşu şehir hızla ilerlerken Diyarbakır aynı hızda ilerlemiyorsa, burada ciddi bir yönetim ve siyaset tartışması yapılması gerekir.
Diyarbakır'ın “yerinde sayan şehir” görüntüsünden kurtulması gerekiyor.
Bu şehrin potansiyeli buna izin vermeyecek kadar büyük.
Artık mazeret değil, sonuç zamanı
Diyarbakır'ın siyasilerinden beklediğimiz çok basit:
Daha fazla açıklama değil, daha fazla sonuç.
Daha fazla vaat değil, daha fazla tamamlanmış proje.
Daha fazla tören değil, daha fazla yatırım.
Daha fazla “müjde” değil, takvimi belli işler.
Şanlıurfa bugün büyük organizasyonlara ev sahipliği yapıyorsa, Diyarbakır da yarın yapabilmeli.
Şanlıurfa'da büyük sağlık yatırımları açılıyorsa, Diyarbakır'da bekleyen yatırımlar tamamlanmalı.
Şanlıurfa büyüyorsa, Diyarbakır da büyümeli.
Gaye, Şanlıurfa-Diyarbakır rekabeti değildir.
Mesele, Diyarbakır'ın hak ettiği yere gelip gelmediğidir.
Diyarbakırlının siyasetçilerine soracağı soru çok net:
“Bir sonraki seçimde ne vaat edeceksiniz?” değil; “Geçen seçimden bu yana Diyarbakır'a ne kazandırdınız?”
İşte bunun cevabını vermenin zamanı geldi.