beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan
Bugun...


Mehmet KARAKAŞ

facebook-paylas
CHP'DE ÇİFT BAŞLILIK MAZUR GÖRÜLEMEZ: MEŞRUİYETİN YERİNE SOKAK SİYASETİ KONULAMAZ!
Tarih: 11-06-2026 00:03:00 Güncelleme: 11-06-2026 00:03:00


 

 

Türkiye siyasi hayatında partiler yalnızca seçim kazanan veya kaybeden yapılar değildir. Aynı zamanda demokrasi kültürünün, kurumsal disiplinin ve siyasi ahlakın taşıyıcı kolonlarıdır. Bir siyasi partinin kendi içinde yaşadığı krizler, zamanla ülke siyasetini de etkileyen sonuçlar doğurur. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde bulunduğu tablo da tam olarak böyledir.


CHP'de uzun süredir devam eden kurultay ve meşruiyet tartışmaları artık bir parti içi mesele olmaktan çıkmış, kamuoyunun yakından takip ettiği bir siyasi krize dönüşmüştür. Bu krizin merkezinde ise fiilen oluşan "ikili genel başkanlık" görüntüsü bulunmaktadır.


Demokratik siyaset açısından bakıldığında bir partinin aynı anda iki farklı siyasi merkez tarafından yönlendirilmeye çalışılması kabul edilebilir değildir. Bir siyasi partide genel başkanlık makamı tektir. Yetki de tektir, sorumluluk da tektir. Bunun dışında ortaya çıkan her yapı kaçınılmaz olarak çift başlılığa, çift sesliliğe ve kurumsal otorite kaybına yol açar.


Bugün CHP'de yaşanan tartışmaların temelinde de bu gerçek yatmaktadır.


Parti yönetiminin bir tarafta farklı açıklamalar yapması, diğer tarafta başka siyasi aktörlerin fiili yönlendirmelerle gündemi belirlemeye çalışması CHP'nin kurumsal kimliğine zarar vermektedir. Bir partide genel başkanın kim olduğu konusunda dahi tartışma yaşanıyorsa, o partinin öncelikle kendi iç meşruiyet sorununu çözmesi gerekir.


Meşruiyetin kaynağı sokaklar değil, hukuk ve parti tüzüğüdür.


Tam da bu noktada CHP yönetiminin son dönemde izlediği siyaset tarzını yeniden değerlendirmesi gerektiği açıktır. Demokrasi, meydanlarda gerilim üretmekle değil, sandıkta milletin iradesine başvurmakla güçlenir. Siyasi liderlerin görevi toplumu sakinleştirmek, kutuplaşmayı azaltmak ve demokratik mekanizmaları işletmektir.


Buna karşılık son dönemde CHP Eski Genel Başkanı Özgür Özel'in kullandığı dil ve yaptığı çağrıların toplumsal tansiyonu yükselttiği yönünde ciddi eleştiriler bulunmaktadır. Türkiye'nin ihtiyacı yeni gerilim alanları değil, sağduyu ve siyasi olgunluktur.


Muhalefet yapmak elbette demokrasinin gereğidir. Ancak muhalefet ile toplumsal gerilimi artırmak arasında ince bir çizgi vardır. Sorumlu siyaset bu çizgiyi korumayı gerektirir.
Öte yandan CHP içerisindeki tartışmalar yalnızca genel başkanlık meselesiyle de sınırlı değildir. Parti içinde uzun süredir farklı güç odaklarının oluştuğu yönündeki değerlendirmeler dikkat çekmektedir. Özellikle Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel arasındaki siyasi ilişkinin CHP'nin resmi organlarının önüne geçtiği yönündeki eleştiriler, parti tabanında da sıkça dile getirilmektedir.


Siyasi kulislerde son günlerde yeni oluşumlar ve farklı siyasi yapılanmalarla ilgili çeşitli iddialar konuşulmaktadır. Bu iddiaların doğruluğu zaman içinde ortaya çıkacaktır. Ancak ortada inkâr edilemeyecek bir gerçek vardır: CHP bugün enerjisini iktidar alternatifi oluşturmaya değil, kendi içindeki meşruiyet ve liderlik tartışmalarına harcamaktadır.


Asıl üzerinde durulması gereken konu ise şudur:

Eğer CHP gerçekten demokratik bir parti olduğunu göstermek istiyorsa bunun yolu meydanlardan değil, kurultay salonlarından geçmektedir.


Parti tabanının iradesine başvurulmalı, delegeler özgürce karar vermeli ve ortaya çıkacak sonuca herkes saygı göstermelidir. Demokrasi, yalnızca seçim kazanırken savunulan bir ilke değildir. Kaybetme ihtimalini de göze alabilmektir.


Bu nedenle CHP'nin önündeki en doğru yol yeniden seçimli bir kurultaya uygun şartlarda ve koşullarda gitmek, tüm tartışmaları sandıkta sonlandırmak ve parti içindeki meşruiyet krizini kalıcı biçimde çözmektir.


Çünkü hiçbir siyasi parti iki genel başkan görüntüsüyle uzun süre yol yürüyemez.


Hiçbir siyasi hareket meşruiyet tartışmalarını sokak çağrılarıyla ortadan kaldıramaz....


Ve hiçbir demokrasi, Silivri'deki sözde üst akıl bencilliğiyle yönetilmez...


Bugün CHP'nin vermesi gereken karar da tam olarak budur:

Çift başlılığı sürdürmek mi, yoksa gerçek demokrasiye dönerek meşruiyeti yeniden tesis etmek mi?


Selam ve Sevgilerimle...

 

 

Mehmet KARAKAŞ

 


[email protected]



Bu yazı 2554 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI