beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan
Bugun...


Mehmet Zeki Özer

facebook-paylas
15 Temmuz Halksız Bayramsa No Problem!...
Tarih: 13-07-2026 00:04:00 Güncelleme: 13-07-2026 00:04:00


 

 

15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümüne iki gün kaldı.

 

Daha anma programları başlamadan görünen tablo, geçen yılın aynısı.

 

 Atalarımız boşuna dememiş: "Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir."

 

Cuma günü darbe gecesinde şehit olan vatandaşlarımız için mevlit okutuldu.

 

Peki bunu Diyarbakır halkından kaç kişi biliyordu?

 

Meydanları dolduran, o gece demokrasiye sahip çıkan binlerce insan neden yoktu?

 

Davet yine dar bir çevreyle sınırlıydı.

 

Cami cemaati, telefonla çağrılan birkaç kişi…

 

 Hepsi bu. Halk yok, şehrin ruhu yok. Yine "biz bize" anlayışı hâkim.

 

15 Temmuz gecesi Diyarbakır sokaklarına çıkanlar tek bir siyasi partinin mensupları değildi.

 

O gece meydanlara inenlerin ortak kimliği, demokrasiye sahip çıkan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olmalarıydı.

 

 Tankın önüne çıkan da, kurşundan korkmayan da, sabaha kadar nöbet tutan da bu halktı.

 

Bugün ise ortaya çıkan manzara ibret vericidir.

 

 Halkın destanı, bir siyasi yapının organizasyonu gibi sunuluyor.

 

Sanki darbeye direnen milyonlar değil de yalnızca belli bir kesimmiş gibi bir algı oluşturuluyor.

 

Bu yaklaşım, 15 Temmuz'un ruhuna da, o gece canını ortaya koyan insanlara da büyük bir haksızlıktır.

 

En acı olan ise şu: Eğer o gece bu millet meydanlara çıkmasaydı, bugün birçok kişinin oturduğu makam da olmayacaktı, temsil ettiği unvan da...

 

O koltukların gerçek sahibi, korkmadan sokağa çıkan millettir.

 

Buna rağmen halkı törenlerin dışında bırakmak, programları dar çevrelere sıkıştırmak ve kamuoyundan gizlemek, vefa değil; açık bir vefasızlıktır.

 

Bugün bazı STK'lar ve siyasi parti temsilcileri, telefonla belirli isimleri arayarak davet yapıyor.

 

 Ama binlerce Diyarbakırlıya ulaşacak tek bir açık çağrı yapılmıyor.

 

Sosyal medya hesapları sessiz, kamuoyu bilgilendirilmiyor.

 

Sonra da "Halk neden katılmadı?" deniliyor.

 

 Davet edilmeyen halk nasıl katılsın?

 

15 Temmuz Parkı, Diyarbakır'ın demokrasi hafızasının simgesidir.

 

 Bu şehir aylarca o meydanda demokrasi nöbeti tuttu. O park sadece beton ve ağaçtan ibaret değildir; millet iradesinin sembolüdür.

 

 Buna rağmen etkinlikler başka alanlara taşınıyor, programlar adeta kapalı kapılar ardında yapılıyor. Sanki halktan özellikle uzak tutuluyor.

 

Dahadüşündürücü olanı, bugün en önde fotoğraf verenlerin önemli bir bölümünün 15 Temmuz gecesi meydanlarda görülmemiş olmasıdır.

 

O gece sessiz kalanlar bugün en gür sesi çıkarıyor; o gece canını ortaya koyanlar ise unutuluyor.

 

Tarihin en acı ironilerinden biri de budur.

 

Kimse kusura bakmasın...

 

15 Temmuz, hiçbir siyasi partinin tapulu malı değildir.

 

Hiçbir kurumun, hiçbir derneğin, hiçbir yapının tekelinde de değildir.

 

15 Temmuz; tankın karşısına dikilen işçinin, esnafın, memurun, öğrencinin, ev hanımının, gencin ve yaşlının ortak destanıdır.

 

O gece meydanları dolduran milyonların emanetidir.

 

Bu emaneti dar siyasi hesaplara sıkıştıranlar, milletin yazdığı tarihi sahiplenemez.

 

Halkı dışlayarak yapılan hiçbir anma programı 15 Temmuz'un ruhunu yaşatamaz.

 

Unutulmamalı,  millet gerektiğinde tarih yazar; gerektiğinde de tarihi çarpıtmaya çalışanları tarihin tozlu sayfalarına gönderir.

 

Çünkü bu milletin hafızası güçlüdür.

 

Halkı yok sayanlar, günü geldiğinde halk tarafından yok sayılır.



Bu yazı 3133 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI