beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan
Bugun...


Mehmet Zeki Özer

facebook-paylas
Bit Pazarı İktidar Çıkarmaz!
Tarih: 01-08-2026 00:05:00 Güncelleme: 01-08-2026 00:05:00


 

"Eskiye rağbet olsaydı, bit pazarına rahmet yağardı."

Bu atasözü, AK Parti'nin açıklanan yeni Diyarbakır il yönetimini anlatmak için bundan daha isabetli bir ifade olabilir mi?

Günler önce Sayın Efkan Ala'ya, "Yeni il yönetiminin oluşumuna sahip çıkın." çağrısında bulunurken ciddi endişelerimizi dile getirmiştik. 


Bugün görüyoruz ki bu endişeler yersiz değilmiş. 

Aksine, yaşanan gelişmeler yapılan uyarının ne kadar haklı olduğunu açıkça ortaya koymuştur.

Açıklanan liste, yeni bir başlangıcın değil; eski alışkanlıkların, eski hesapların ve eski kadroların yeniden makyajlanarak sahaya sürülmesinin belgesidir.

Bu tabloyu hazırlayanlara söyleyebileceğimiz tek söz, "Payidar olun." demektir.

Siyaset, başarısızlığı ödüllendirerek büyümez.

2023 milletvekili ve 2024 yerel seçimlerinde partiyi Diyarbakır'da yüzde 13-17 bandına kadar gerileten, daha sonra görevden alınan bazı ilçe başkanlarının yeniden vitrine çıkarılması; değişim değil, siyasi hafızayla alay etmektir.

Vahimi ise, teşkilatı yeterince tanımadığı yönünde eleştirilen bir il başkanının omuzlarına böylesine ağır bir yükün bırakılmasıdır.

 Teşkilatın nabzını tutmayan, sokağın sesini duymayan ve tabanın beklentisini okuyamayan bir anlayışla başarı beklemek, siyasetin gerçeklerinden kopmaktır.

Açıklanan il yönetimi, adeta bir "halüsinasyon listesi" görüntüsü vermektedir. 

Bu listeyi hazırlayanlar belli ki seçimi kazanmayı değil, birbirlerini memnun etmeyi tercih etmişlerdir.

Bugün "yeni yönetim" diye sunulan yapının içinde, birkaç yüz yeni isim görüntüsünün arkasına gizlenmiş onlarca eski isim bulunmaktadır. 

Yaklaşık yetmiş beş eski yöneticinin yer aldığı bir kadroya "yenilenme" demek, kamuoyunun aklıyla alay etmektir.

Üstelik bu kadroların önemli bir bölümü, son yerel seçimlerde başarısızlıklarıyla hafızalarda yer edinmiştir.

 Bağlar'da sıfır çeken, Kayapınar'da yalnızca bir meclis üyesi çıkarabilen, Sur'da benzer sonuçlar alan anlayışın bugün yeniden ön plana taşınması, başarısızlığın ödüllendirilmesinden başka bir anlam taşımamaktadır.

Bu anlayış devam ettiği takdirde, yapılacak ilk milletvekili ve belediye seçimlerinde ortaya çıkacak tablonun ağır bir siyasi hezimet olacağı kanaatindeyiz.


 Cumhurbaşkanlığı seçiminde ise, kurulabilecek en geniş ittifaklarda dahi Diyarbakır'da alınabilecek oyun sınırlı kalacağı yönündeki değerlendirmeler artık teşkilat içinde de yüksek sesle dile getirilmektedir.

Değişim söylemiyle statükoyu tahkim edenler, yarının seçim sonuçlarına da bugünden imza atmaktadır.

En acısı ise şudur:

Kaybeden sadece birkaç siyasetçi olmayacaktır.

Kaybeden; yıllardır bu davaya emek veren teşkilat mensupları olacaktır.

Kaybeden; kapı kapı dolaşan, afiş asan, sandık başında nöbet tutan isimsiz gönüllüler olacaktır.

Kaybeden; yıllarca sadakat göstermesine rağmen görmezden gelinen, küstürülen ve dışlanan dava insanları olacaktır.


Önemlisi, kaybeden Diyarbakır'da yeniden umut arayan AK Parti seçmeni olacaktır.

Siyaset, miras yiyenlerle büyümez.

Siyaset, geçmişte tüketen kadroları yeniden dolaşıma sokarak güçlenmez.

Siyaset; liyakatle, cesaretle, vizyonla ve yeni isimlerle yükselir.

Dün kaybettiren anlayışın bugün kazandıracağını düşünmek, siyasetin değil, hayalin ürünüdür.

Unutulmamalıdır ki; yalnızca makamla güçlü görünenler ilk fırtınada ayakta kalamaz.
.
 İnancı temsil ediyormuş gibi duran fakat samimiyetini kaybetmiş yapılar da uzun ömürlü olmaz.

Partileri ayakta tutan; koltuk pazarlıkları değil, teşkilatın heyecanı, milletin güveni ve kadroların liyakatidir.

Bugün yapılan tercih, yalnızca bir il yönetimi tercihi değildir.

Bu tercih, aynı zamanda AK Parti'nin Diyarbakır'daki geleceğine ilişkin kritik bir siyasi karardır.

Bu şehirde tükenen yalnızca birkaç isim olsaydı, bunun telafisi mümkündü.

Tükenen şey bir siyasi anlayış ve bir iktidar iddiası hâline gelirse, bunun bedelini listeleri hazırlayanlar ya da koltuk hesabı yapanlar ödemez.

Bedeli; bu parti, bu şehir ve yıllardır bu davaya omuz veren insanlar öder.

Asıl kayıp ise; bulunamış, değerlendirilememiş, donanımlı ve yeni yüzlerdir. 

Siyaset, aynı isimleri sürekli dolaşıma sokarak büyümez. Miras yiyenlerle siyaset inşa edilemez. 

 Miras yiyenler üretmez; tüketir. Onları en iyi de halk ve partinin gerçek emekçileri tanımaktadır.

İşte asıl yazık olan budur....



Bu yazı 2791 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI