beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan
Bugun...


Mehmet Zeki Özer

facebook-paylas
Çetelerle Mücadele Fotoğraf Vermekle Olmaz!...
Tarih: 31-07-2026 00:05:00 Güncelleme: 31-07-2026 00:05:00


 

 

Diyarbakır'da çete oluşumları meselesi bugün ortaya çıkmış bir konu değildir.

 

Yıllardır sokakta konuşulan, vatandaşın huzurunu kaçıran, esnafın tedirginlikle takip ettiği bu tabloyu herkes biliyor.

 

 

Bugün yapılan açıklamalar ve ziyaretler kadar, dün neden sessiz kalındığı sorgulanmalıdır.

 

Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti'nin (GGC), gecikmiş de olsa bu konuyu gündemine almasını, yerel basının meseleye sahip çıkmasını olumlu karşılıyoruz.

 

Bu duyarlılığı gösteren tüm yerel basın kuruluşlarını gazetemiz adına kutluyoruz.

 

 

Asıl sorgulanması gereken nokta, izlenen yöntemdir.

 

Yıllardır kangrene dönüşen huzursuzluklardan söz eden GGC,  Diyarbakır'ın sivil dinamiklerini niçin daha önce harekete geçirmedi?

 

Neden sivil toplum kuruluşlarını, meslek odalarını, kanaat önderlerini ve siyasi partileri ortak bir masa etrafında buluşturmak yerine doğrudan Valilik, Emniyet Müdürlüğü'yle Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kapısını çaldı?

 

Devletin bu kurumlarının kentte yaşanan olaylardan habersiz olduğunu düşünmek mümkün mü? Elbette değil. O halde bu ziyaretlerin amacı nedir?

 

Çözüm üretmek mi, yoksa kamuoyuna "Görevimizi yaptık" görüntüsü vermek mi?

 

Biz çetelerle mücadele edilmesine karşı değiliz.

 

Tam tersine, Diyarbakır'ın huzurunu bozan her yapının üzerine kararlılıkla gidilmesini savunuyoruz.

 

Mücadele samimiyetle yürütülmelidir.

 

 Samimiyet, sadece bugün konuşmakla değil, dün aynı cesareti gösterebilmekle ölçülür.

 

Diyarbakır Park ve çevresinde yaşanan olaylarda bu duyarlılık neredeydi?

 

Kuyumcular kurşunlanırken, özel hastaneler hedef alınırken neden aynı kararlı ses yükselmedi?

 

 Neden kamuoyunu harekete geçirecek güçlü bir çağrı yapılmadı?

 

Diyarbakır'ın hafızası güçlüdür.

 

Kimin hangi olayda konuştuğunu, kimin hangi olayda sustuğunu unutmaz.

 

Bir başka önemli yanlış da her aileler arası husumeti "çete" başlığı altında değerlendirmektir.

 

 Organize suç yapılanmalarıyla mücadele edilmelidir.

 

Her adlî olayı aynı torbaya koymak hem gerçeği çarpıtmak hem kavramların içini boşaltmaktır.

 

Bu yaklaşım sorunun çözümüne değil, kamuoyunun yanlış yönlendirilmesine hizmet eder.

 

Şehrin huzuru birkaç kurumun ziyaretiyle sağlanamaz.

 

 Diyarbakır'ın ihtiyacı; sivil toplumun, iş dünyasının, kanaat önderlerinin, akademisyenlerin ve yerel yönetimlerin ortak iradesiyle oluşturulacak güçlü bir toplumsal mücadeledir.

 

Bu mücadele yalnızca devlet kurumlarına havale edilemez; halkın iradesi de sürecin merkezinde yer almalıdır.

 

Aksi halde birkaç fotoğraf karesi, basın açıklaması ve birkaç iyi niyet temennisiyle gündem değişmez...

 

Aradan birkaç gün geçer, kamuoyu başka konularla meşgul olur ve çeteler kaldıkları yerden faaliyetlerine devam eder.

 

Diyarbakır'ın ihtiyacı sembolik ziyaretler değil; tutarlı, cesur ve sürdürülebilir mücadeledir.

 

Bu mücadelede ölçü, söylenen sözler değil, her dönemde sergilenen ilkeli duruştur.



Bu yazı 1982 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI