beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan
Bugun...


Mehmet Zeki Özer

facebook-paylas
Diyarbakır Değişiyor… Peki Siyaset Bunun Farkında mı?
Tarih: 07-08-2026 00:05:00 Güncelleme: 07-08-2026 00:05:00


 

 

Bazen bir şehrin nabzını en iyi anketler değil, sokakta karşılaştığınız bir vatandaşın birkaç cümlesi tutar. Resmî raporların, siyasi söylemlerin ve sosyal medya paylaşımlarının ötesinde, halkın vicdanında oluşan kanaat çok daha güçlüdür. Çünkü sandık günü konuşacak olan da o kanaattir.

 

Bugün bana ulaşan bir vatandaşın değerlendirmesi, Diyarbakır'ın son yıllardaki değişimini anlamak açısından dikkat çekici tespitler içeriyor.

 

İlk eleştiri, kamu yönetimine ilişkin.

 

 Vatandaş, "Vali trafik ışığında duruyor ama koruma araçları trafiği kilitliyor." diyerek devlet ciddiyetinin yalnızca makam aracından ibaret olmadığını hatırlatıyor. Trafikte oluşan gereksiz karmaşanın hem güvenliği riske attığını hem de vatandaşta rahatsızlık oluşturduğunu düşünüyor.

 

Ancak asıl dikkat çeken nokta, Diyarbakır'ın yönetim anlayışına yönelik eleştirileri...

 

"Bu şehir sahipsiz bırakılmış gibi" diyor.

 

 Ona göre Diyarbakır, uzun süredir plansızlığın ve karmaşanın gölgesinde yol almaya çalışıyor. Oysa bu şehir, yalnızca tarihiyle değil; görgüsü, nezaketi ve şehir kültürüyle de örnek gösterilen bir geçmişe sahipti.

 

Eskinin Diyarbekirlileri; büyüğünü bilen, küçüğünü koruyan, sözüne güven duyulan, örf ve adetlerine sahip çıkan insanlardı. Toplumun kanaat önderleri de bu özellikleriyle öne çıkardı.

 

Bugün ise vatandaşın ifadesiyle, şehir kültüründen uzak, toplumun tamamını temsil etmeyen isimler "kanaat önderi" olarak sunuluyor. Bu değişim yalnızca sosyal hayatı değil, siyaseti de etkiliyor.

 

Vatandaşın en sert eleştirisi ise siyaset kurumuna yönelik...

 

Siyasette kullanılan dilin giderek sertleştiğini, seviyenin düştüğünü ve toplumun örnek almak isteyeceği isimlerin giderek azaldığını söylüyor. Ona göre birçok siyasetçi görevde bulunduğu süre boyunca gündemin merkezinde yer alıyor; ancak görevleri sona erdiğinde geride ne kalıcı bir eser ne de güçlü bir iz bırakıyor.

 

Yakın geçmişten bir örnek veriyor.

 

Bir ay önce Diyarbakır siyasetinin en çok konuşulan isimlerinden biri olan Doğan Hatun'un bugün farklı tartışmalarla gündeme gelmesini, hatta Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nin sosyal medya hesabının kendisini takipten çıkarmasının haber olmasını, siyasetin ne kadar hızlı değiştiğinin göstergesi olarak değerlendiriyor.

 

Benzer bir sorgulamayı geçmiş dönem iktidar temsilcileri için de yapıyor.

 

Yıllar boyunca değişen milletvekilleri, il başkanları ve yöneticiler...

 

"Bugün kaçını hatırlıyoruz?" diye soruyor.

 

"Hangi eserleri bıraktılar?

 

 Hangi projeleri tamamladılar?

 

Şehre hangi kalıcı hizmetleri kazandırdılar?"

 

Bu soruların cevabını vatandaşın kendisi veriyor:

 

"Yok..."

 

Belki de bu yüzden Diyarbakır'da yeni bir siyasal iklim oluşuyor.

 

Eskiden parti kimliği, adayın önüne geçebiliyordu. Bir işaret, bir talimat ya da güçlü bir siyasi marka seçim kazanmaya yetebiliyordu. Ancak bugün seçmen daha sorgulayıcı. Artık insanlar yalnızca partiye değil; adayın karakterine, birikimine, vizyonuna ve şehre ne katacağına da bakıyor.

 

Diyarbakır eski Diyarbakır değil.

 

Şehir değişiyor.

 

Seçmen değişiyor.

 

Beklentiler değişiyor.

 

Dolayısıyla siyasetin de değişmesi kaçınılmaz görünüyor.

 

Önümüzdeki seçimlerin en büyük sürprizi belki de tam burada yaşanacak. Uzun yıllardır sürdürülen "nasıl olsa kazanırız" anlayışı ilk kez ciddi şekilde sınanabilir. "Ceketimi assam seçilir" ya da yalnızca bir parmak işaretiyle oy devşirilebildiği dönemler geride kalıyor olabilir.

 

Bu ifadeler bir vatandaşın gözlem ve değerlendirmeleridir.

 

Siyasetin en büyük yanılgısı, halkın sesini duymamaktır.

 

Sandık günü konuşan ne sosyal medya olur ne de siyasi kulisler...

 

Son sözü her zaman vatandaş söyler.



Bu yazı 2991 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI