beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan
Bugun...


Mehmet Zeki Özer

facebook-paylas
HER YANLIŞ BİR DOĞRUYA İŞARET EDER
Tarih: 20-07-2026 00:00:00 Güncelleme: 20-07-2026 00:00:00


 

 

Cumartesi günü yayımlanan "Efkan Ala Neden Susar?" başlıklı köşe yazımın ardından bir okurumdan dikkat çekici bir mesaj ulaştı. Kamuoyunun değerlendirmesine katkı sunacağı düşüncesiyle, söz konusu mesajı ve cevabını hiçbir değişiklik yapmadan aynen aktarıyorum. Takdir ve değerlendirme ise kamuoyunun dur.

 

"Efkan Ala'nın Diyarbakır'la ne alakası var? Bu yazının esin kaynağı neyse, bana tamamen AK Parti yanlısı bir bakış açısını yansıtıyor.

 

Bismil'de kendi nahiyesinden bile oy alamayan Mehdi Eker hâlâ Diyarbakır'da AK Parti içinde söz sahibi. İhsan Aslan ise sürekli küllerinden yeniden doğuyor. Daha önceki iktidarlar döneminde de kalabalık görünmek için etraflarında insan toplayarak siyaset yapanlar, bugün valilik korumaları ve birkaç özel koruma ya da gelen akrabasıyla geziyor.

 

Seçilenlerin çoğu hizmet etmek yerine, "Neyi, nasıl çıkarıma çeviririm?" anlayışıyla hareket ediyor. Buna rağmen hâlâ AK Parti yanlısı yazılar yayımlıyorsun.

 

Recep Tayyip Erdoğan'ın Diyarbakır gerçekten umurunda mı? Galip'in umurunda mı? Kürsüde çok sert konuşan Said Hoca'nın umurunda mı? Hutbelerde Kur'an diyerek gözyaşı döken Said Hoca, siyasete girdikten sonra Kur'an'ın hangi emrini yerine getirmiş?

 

Bence bu yazı oldukça zayıf ve ikna edici olmaktan uzak. Seçileni halk belirleyemiyor ki. Kayyımı da ayrıca yazmıyorum. Yüz yıllardır var olan kadın-erkek taziye geleneğini değiştirme çabası var; etnik ve kültürel değerlerle oynanıyor.

 

Benim düşüncem şu: Bu şehri gerçekten seven insanlara teslim etsinler, o zaman hizmetin nasıl yapıldığını herkes görür.

 

CHP İl Yönetimi değişti. Kemal Kılıçdaroğlu bu il başkanını değiştirdi. Bu il başkanıyla ilgili yaptığın özel habere hiç itiraz etmedim. Peki, görevden ayrılan il başkanını dinledin mi?

 

Seyda, sen AK Partilisin.

 

Sevgili kardeşim."

 

Öncelikle, haksız ve yersiz ithamlarınıza rağmen yazımı okuyup cevap verme nezaketini gösterdiğiniz için size teşekkür ediyorum.

 

Ben her Allah'ın günü yazıyorum.

 

 O gün de iktidar partisindeki başkan değişimi vesilesiyle güncel bir meseleyi ele aldık.

 

 Yazımızda bir partinin değişimini, dönüşümünü ve atama anlayışını eleştirel bir bakışla değerlendirdik. Çünkü yazarın görevi alkış tutmak değil, gördüğünü yazmak; doğruyu desteklemek, yanlışı ise dile getirmektir.

 

Bu yüzden yalnızca iktidarı değil, muhalefeti de aynı ölçüde eleştiririz. Dün de böyleydi, bugün de böyledir.

 

Siz ise farklı konuları aynı sepete doldurup tek bir cümleyle hüküm vermeyi tercih etmişsiniz.

 

Bu yaklaşımınızı isabetli bulmasam da yazımızı okumanız bizim için değerlidir. Çünkü biz, okuyan insana her zaman saygı duyarız. Okuyanı severiz dinleyeni önemseriz.

 

Yazdıklarımıza gelince...

 

Eskiler, "Balığın bayat olup olmadığına önce başına bakılır." der.

 

 Konu bir siyasi parti olduğunda da önce genel başkanına, genel başkan vekiline, genel merkez yönetimine, milletvekillerine, il ve ilçe teşkilatlarına bakılır. Bir partinin ruhu ve yönü, onu yöneten kadrolarda kendini gösterir.

 

Biz de gördüğümüz eksikleri, yanlışları ve doğruları yazıyoruz.

 

 Maksadımız kimseyi karalamak değil; eksiklerin giderilmesine katkı sunmaktır. Çünkü benim kalemimin oltasına takılan iki temel mesele vardır: Memleket meseleleri ve kadim şehir Diyarbekir.

 

Bugün ne yazık ki partilerin önemli bir kısmı birbirine benzemeye başladı. İsimler değişiyor, tabelalar değişiyor; fakat anlayış çoğu zaman değişmiyor.

 

Bir yazarın şu sözü durumu çok güzel özetliyor:

 

"Sistemde adamın varsa, adam olmana gerek yok."

 

Acı ama gerçek...

 

DEM'den MHP'ye, CHP'den AK Parti'ye kadar birçok partide liyakat yerine yakınlık, emek yerine referans, ehliyet yerine ilişki ağı öne çıkabiliyor.

 

Yönetim kademelerinden aday listelerine kadar pek çok yerde aynı anlayışın izlerini görmek mümkün.

 

Biz de tam olarak buna itiraz ediyor, bunun yanlış olduğunu söylüyoruz.

 

Şunu özellikle ifade etmek isterim:

 

Ben AK Partili değilim. Ancak AK Parti'nin yanlışlarını görüp kendisini düzeltmesini isteyen bir Kürt Müslümanıyım.

 

Çünkü bir siyasi partinin güçlenmesi değil; adaletin, liyakatin ve hakkaniyetin güçlenmesi benim için esastır.

 

Aynı şekilde hakkı teslim etmek de bir vicdan borcudur.

 

Dr. Mehmet Mehdi Eker'in Diyarbakır'a özellikle tarım alanında ve farklı hizmet sahalarında önemli katkıları olmuştur.

 

 Doğru yapılan işi takdir etmek, kişiyi o partinin mensubu yapmaz. Nasıl ki yanlışı eleştirmek düşmanlık değilse, doğruyu teslim etmek de tarafgirlik değildir.

 

Yazarın görevi; kişilere değil ilkelere bağlı kalmaktır. Doğruya "doğru", yanlışa "yanlış" diyebilmektir. Kalem ancak o zaman hürdür.

 

Bir kez daha hatırlatıyoruz...

 

Sayın Efkan Ala, genel merkez teşkilatları, maaşlı memur gibi davranan sayın milletvekilleri ve koordinatörler...

 

Eğer görevinizi hakkıyla yapmıyor, doğru insanların önünü açmak için sorumluluk almıyor, haksızlıklar karşısında sessiz kalıyorsanız; bilin ki bu sessizlik de bir vebaldir.

 

Kul hakkı yalnızca almakla yenmez; hakkı teslim etmemekle, adaletin yanında durmamakla ve susulması gereken yerde değil, konuşulması gereken yerde susmakla da yenir.

 

Bunu bir kez daha hatırlatmayı görev biliyoruz.



Bu yazı 2172 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI