beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan
Bugun...


YASEMİN ENSARİ

facebook-paylas
MOBBİNG: BİR İNSANLIK SUÇU VE ACZİYET GÖSTERGESİ!
Tarih: 23-06-2026 00:02:00 Güncelleme: 23-06-2026 00:02:00



Tarih boyunca insanlar; cinsiyetleri (özellikle kadın olmaları), inançları, ırkları, siyasi görüşleri, etnik kökenleri, engellilik durumları ya da yaşları nedeniyle sistemli bir şekilde baskılara ya da psikolojik terör faaliyetlerine maruz kalmışlardır. Bu yıpratıcı süreçlerin bir sonucu olarak da iftiraya uğramış; fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddetle karşılaşmış, hatta en temel hakları olan yaşam hakları ellerinden alınmıştır. Geçmişten bugüne kadar süren bu karanlık düzen, günümüzde şekil değiştirerek özellikle modern iş yaşamında liyakatli insanlara karşı uygulanan bir insanlık suçu, yani mobbing olarak karşımıza çıkmaktadır. Liyakatli ve nezaketli insanlara mobbing uygulamak; kontrolsüz güç sahiplerinin veya içten içe kendi yetersizliğiyle boğuşan liyakatsiz çalışanların acziyetlerini gizleme çabasından başka bir şey değildir. Günümüzde bu modern zorbalıktan korunmanın en etkili yolu net sınırlar çizmek ve yasal hakları sonuna kadar aramaktır.

Mobbing, ilk olarak Alman endüstri psikoloğu Heinz Leymann tarafından çalışma hayatında yaşanan psikolojik taciz davranışlarını tanımlamak için kullanılmıştır. Bu tanıma göre mobbing; bir ya da birden fazla kişi tarafından, başka bir bireye yöneltilen ve o bireyi çaresiz ve savunmasız bir duruma getiren, süregelen faaliyetlerle bireyin çaresiz durumdan çıkmasını da engelleyen düşmanca ve ahlaka aykırı davranışları içeren bir kavramdır. Ayrıca mobbing mağdur olan kişiye karşı kasıtlı, sistematik, sosyal alanlardan dışlayıcı, itibarını zedeleyici, hatta sonuçları intihara kadar varabilen akıl dışı eylemler bütünüdür. Bu eylemler sonucunda mağdur yok sayılır, asılsız dedikodu malzemesi haline gelir, niteliğinin çok altında çalıştırılır, söz hakkı verilmez, sürekli eleştirilir, sözlü olarak aşağılanır, tehdit edilir ve yoğun bir psikolojik baskıya maruz kalır.

Hayatını eğitime, yardımlaşmaya ve iyiliğe adayan liyakatli insanlar için mobbinge maruz kalmak psikolojik, fizyolojik, ekonomik ve sosyal yaşamlarının olumsuz etkilemesine neden olmaktadır. Bu etkileri yaratan liyakat ve liderlik vasıflarına sahip olmayan erk sahipleri ile mağdurun çalışma arkadaşları, sahip oldukları gücü kontrolsüz ve düşmanca bir şekilde mobbing aracı olarak kullanmaktadırlar. Zira mobbing failleri sürekli olarak ilgi talep eden, çalışanlar üzerinde disiplin sağlayamayan, çalıştığı iş alanıyla ilgili yeterince yetkinliklere sahip olmayan, dürtü kontrolünü sağlayamayan, manipülatör, kontrol edilemeyen ruh hali değişimleri yaşayan, çıkarcı ve güvensiz kişilerdir. Sayıca fazla olmaları ve sistematik olarak mobbing uygulamaları nedeniyle de mağdur; konsantrasyon bozukluğu, benlik saygısında ve özgüveninde azalma, depresyon, aşırı tedirginlik, güvende hissetmeme, stres bozukluğu, işe gelememe, uykusuzluk vb. durumları yaşamaktadır.

Unutmamak gerekir ki mobbinge maruz kalmak hayat kalitesini düşürse de baş edilemez bir durum değildir. Bu psikolojik savaşa karşı atılacak ilk adım, fail ile konuşarak (mümkün değilse de yazılı olarak) müzakere yollarını aramak; sorunun çözülmemesi halinde de yapılan kötü muamelenin hukuka ve etik değerlere aykırı olması sebebiyle cezai yaptırıma tabi olduğu hususunda karşı tarafı bilgilendirmektir. Sürecin her aşamasında yaşananları (tarih, saat, e-posta ve varsa tanıklarla) kayıt altına almak ispat açısından kritiktir. Eğer uzlaşma yönünde uyarılara ve üst amire durumu bildiren yazılı başvuruya rağmen sorun hala devam ediyorsa; Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER), ALO 170’e (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hattı), Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’na (TİHEK), Kamu Görevlileri Etik Kurulu’na, Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurulabilir. Ayrıca çalışılan kurumunun statüsüne göre İş Mahkemesi, İdare Mahkemesi veya Cumhuriyet Başsavcılığı kanalıyla hukuki süreç başlatılabilmektedir.


Yasemin ENSARİ
Sosyolog-Gazeteci



Bu yazı 2040 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI