|
Tweet |
Mehmet Zeki Özer
Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen programın ilk aşamasında daire başkanları ve şube müdürlerine eğitim verildi. Programın ilerleyen süreçte tüm belediye personelini kapsayacak şekilde yaygınlaştırılması planlanıyor.
Geleneksel Yaklaşımlar Masaya Yatırıldı
Eğitimlerin ilk bölümünde, engelliliğe yönelik geleneksel ve tıbbi yaklaşımların tarihsel, toplumsal ve felsefi temelleri ele alındı. Sunumlarda, engelliliğin uzun yıllar boyunca bireysel bir eksiklik ya da yalnızca sağlık sorunu olarak değerlendirilmesinin, milyonlarca kişinin toplumsal yaşamdan dışlanmasına ve eşit yurttaşlık haklarından yararlanamamasına neden olduğu vurgulandı.
Katılımcılarla yapılan değerlendirmelerde, engellilerin eğitim, istihdam, ulaşım, sosyal yaşam ve karar alma süreçlerine katılımının önündeki yapısal engeller tartışıldı. Engellilerin toplumsal yaşamın pasif nesneleri değil, hak sahibi yurttaşlar olarak görülmesi gerektiğinin altı çizildi.
Sağlamcılığın Toplumsal Sonuçları Değerlendirildi
Program kapsamında “sağlamcılık” kavramı da ayrıntılı biçimde ele alındı. Eğitimlerde, sağlamcılığın engelli olmayan bireyleri toplumsal norm olarak kabul eden ve engellileri dışlayan, ötekileştiren ya da yetersiz gören bir anlayış olduğu ifade edildi.
Bu yaklaşımın yalnızca fiziksel engeller yaratmadığı; dil, tutum ve davranışlar aracılığıyla ayrımcılığı yeniden ürettiği belirtildi. Engellilerin çocuksulaştırılması, karar alma süreçlerinden dışlanması, cinsiyetsizleştirilmesi ve toplumsal yaşamın dışında bırakılmasının sağlamcılığın sonuçları arasında yer aldığına dikkat çekildi.
Eğitimlerde ayrıca, engelli bireylerin ayrımcı kalıpları zamanla içselleştirmesine yol açabilen “oto-sağlamcılık” kavramı üzerinde de duruldu.
Yerel Yönetimlerin Sorumlulukları Ele Alındı
Programın ikinci bölümünde, yerel yönetimlerin engellilerin eşit yurttaşlık haklarının hayata geçirilmesindeki rolü ve sorumlulukları değerlendirildi. Belediye hizmetlerinin planlanması ve uygulanmasında erişilebilirlik, katılım ve eşitlik ilkelerinin gözetilmesinin önemi vurgulandı.
Katılımcılarla gerçekleştirilen tartışmalarda, belediyenin farklı birimlerinde yürütülen çalışmalar değerlendirilirken mevcut eksiklikler ve geliştirilmesi gereken uygulamalar da ele alındı. Mevzuat, bütçe ve personel olanaklarının yanı sıra kurumsal söylem ve dilin de engellilerin yaşamlarını doğrudan etkilediği ifade edildi.
Yerel yönetimlerin yalnızca fiziksel erişilebilirliği sağlamakla yetinmemesi, aynı zamanda engellilerin karar alma süreçlerine aktif katılımını destekleyen politikalar geliştirmesi gerektiği vurgulandı.
Forumlarda Çözüm Önerileri Gündeme Gelecek
Eğitim programının son aşamasında düzenlenecek forumlarda, belediye personelinin günlük çalışma yaşamında karşılaştığı sorunlar, engelliliğe ilişkin gözlemleri, talepleri ve çözüm önerileri değerlendirilecek.
Birimler bazında yapılacak değerlendirmelerde, belediye hizmetlerinin farklı toplumsal kesimlerin hakları üzerindeki etkileri ele alınacak ve daha kapsayıcı uygulamaların geliştirilmesine yönelik öneriler oluşturulacak.
Hak Temelli Hizmet Anlayışı Güçlendirilecek
Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen eğitim programıyla, belediye personelinin engellilik alanındaki bilgi ve farkındalığının artırılması, ayrımcı tutum ve söylemlerle mücadele edilmesi ve tüm hizmetlerde hak temelli yaklaşımın yaygınlaştırılması hedefleniyor.