Bugun...


Hüseyin Kamil Kadıoğlu

facebook-paylas
Muhalefetin Adresi NATO Değil, Milletimiz Olmalıdır
Tarih: 20-07-2026 00:01:00 Güncelleme: 20-07-2026 00:01:00


 

CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel, NATO Zirvesi öncesinde kaleme aldığı “NATO’nun İhtiyaç Duyduğu Demokratik Türkiye” başlıklı yazısında, Türkiye’nin “demokratik temellerinin giderek zayıfladığını”, ülkenin “ekonomik krizden çok meşruiyet krizi yaşadığını” ileri sürmüş, muhalefete yönelik yargı süreçlerinin siyasî nitelik taşıdığını iddia etmiş ve yazısını şu çağrıyla tamamlamıştır:

“Türkiye’nin müttefikleri bugünkü iktidarın ve onun yarattığı düzensizliğin ötesine bakmayı öğrenmelidir. Yalnızca bugün iktidarı elinde tutanlarla değil, onların artık inandırıcı biçimde temsil edemediği demokratik gelecekle de ilişki kurmalıdırlar.”

Bu ifadeler, siyasetin sınırları ve devlet anlayışı bakımından üzerinde dikkatle düşünülmesi gereken sözlerdir.

 

Muhalefetin görevi iktidarı eleştirmek, yanlış gördüğünü millet adına dile getirmek ve daha iyisini ortaya koymaktır. Buna hiçbir itirazımız yoktur. Fakat muhalefetin ilk müracaat edeceği merci NATO liderleri değil, milletimiz olmalıdır. Çünkü bu ülkede iktidarı kuran da değiştiren de yabancı devletler değildir; milletimizdir.

 

Kur’an-ı Kerim müminlere şöyle buyurmaktadır:

 

“Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Resûl’e itaat edin ve sizden olan idarecilere de…” (Nisâ, 59)

 

Dikkat edilirse Cenâb-ı Hak ihtilafın çözüm adresini yabancılar olarak göstermemektedir. Müslüman, kendi meselelerini önce kendi toplumunda, kendi hukuku içerisinde ve kendi milletiyle konuşur. Devletinin iç meselelerini yabancı devletlerin değerlendirmesine sunmayı ise çözüm yolu olarak görmez.

 

Bugün Sayın Özgür Özel’in NATO liderlerine yaptığı çağrıyı bu açıdan değerlendirmek gerekir.

 

Sormak istiyorum:

 

Türkiye’nin geleceğine NATO mu karar verecektir?

 

Milletimizin vereceği hüküm artık yeterli değil midir?

 

Sandığın çözeceği bir mesele neden yabancı başkentlerin gündemine taşınmaktadır?

 

Muhalefet, milletimizi ikna etmek yerine NATO müttefiklerini ikna etmeye çalışıyorsa burada durup düşünmek gerekmez mi?

 

Bir Müslüman bilir ki siyasetin meşruiyet zemini milletin iradesidir. Milletin iradesiyle çözülecek meseleleri yabancı devletlerin önüne taşımak, demokratik mücadeleye de millî siyasete de fayda sağlamaz.

 

Elbette herkes düşüncesini ifade edebilir. Ancak Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı uluslararası bir zirve öncesinde, ülkemizi “meşruiyet krizi yaşayan bir devlet” olarak takdim etmek, hangi millî maslahatla izah edilebilir?

 

Muhalefet etmek başka şeydir; milletimizin çözeceği meseleleri yabancı muhatapların önüne taşımak başka şeydir.

 

Kur’an bize ihtilaf adabını öğretmiştir. Resûlullah (s.a.v.) bize ümmet olmayı öğretmiştir. Tarihimiz ise devlet vakarı ve millet şuuru üzerine inşa edilmiştir. Bu sebeple, siyasî rekabet uğruna devletimizin itibarını yabancı çevrelerin değerlendirmesine açan her yaklaşımın yeniden muhasebe edilmesi gerektiğine inanıyorum.

 

Çünkü biz inanıyoruz ki çözümün adresi NATO değildir.

 

Çözümün adresi milletimizdir.

 

Milletimizin çözemeyeceği hiçbir siyasî mesele yoktur. Sandık da, hukuk da, meşru siyaset zemini de bu aziz milletin iradesiyle işler.

 

Muhalefetin görevi de yabancı başkentlerden destek aramak değil; milletimizin güvenini ve duasını kazanmaktır.

 

Hüseyin Kamil Kadıoğlu

İrade Hareketi Genel Koordinatörü



Bu yazı 935 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI