Bugun...


Hüseyin Kamil Kadıoğlu

facebook-paylas
ÜLKEMİZ İÇİN SAVUNMA SANAYİİ KADAR SEVİNDİREN BİR GELİŞME: ÖZGÜR ÖZEL YENİ PARTİSİNİ KURUYOR
Tarih: 24-07-2026 00:03:00 Güncelleme: 24-07-2026 00:03:00


 

 

Siyasette yaşanan ayrışmalar bazen sadece parti içi dengeleri değil, ülkenin siyasi geleceğini de etkiler. Sayın Özgür Özel’in CHP’den ayrılarak yeni bir siyasi oluşuma yönelmesini, en az savunma sanayiinde elde ettiğimiz stratejik kazanımlar kadar milletimiz adına hayırlı bir gelişme olarak görüyorum.

 

Özgür Özel’in CHP Genel Başkanlığı süreci, bana göre tartışmalarla ve kamuoyunda uzun süre gündem olan iddialarla anılmıştır. Şaibeli olduğu ileri sürülen kurultay süreciyle başlayan bu dönem, toplumun geniş bir kesiminde güven oluşturmak yerine soru işaretlerini artırmıştır.

 

Genel başkanlığı boyunca, Türkiye’yi uluslararası platformlarda sık sık eleştiren bir siyaset dili benimsemiştir. Bunun yanında, haklarında yargı süreçleri bulunan veya yolsuzluk iddialarıyla gündeme gelen belediye başkanlarına ve parti mensuplarına yönelik ciddi bir özeleştiri ortaya koymak yerine, onları savunan bir tavır sergilemiştir. Siyasette esas olan, kim olursa olsun yanlışın karşısında durabilmektir.

 

Bununla birlikte, toplumun inanç değerlerine yönelik tartışmalarda da çoğu zaman İslam karşıtı söylem ve çevrelere mesafeli durmak yerine, onların yanında konumlandığı yönünde güçlü bir kanaat oluşmuştur. Milletimizin manevi değerlerini önemseyen geniş kitleler açısından bu yaklaşımın kabul görmesi mümkün değildir.

 

Adalet söylemini sıkça dile getiren bir siyasi liderin, hukuki süreçler karşısında ilkesel davranması beklenir. Ancak kamuoyuna yansıyan birçok olayda, hukukun üstünlüğünü savunmaktan ziyade, hakkında soruşturma bulunan isimler için meydanlara çıkılması ve siyasi koruma refleksi gösterilmesi, adalet söylemiyle çelişen bir görüntü ortaya çıkarmıştır.

 

Öte yandan, halkın oylarıyla seçilmiş Cumhurbaşkanına yönelik kullandığı sert ve zaman zaman toplumsal gerilimi artırabilecek ifadeler de siyasi tansiyonu yükseltmiş, kutuplaşmayı derinleştirmiştir. Demokratik siyasetin dili; tehdit, gerilim ve cepheleşme değil, millet iradesine saygı ve hukuk zemini olmalıdır.

 

Bugün Sayın Özgür Özel’in kendisiyle aynı siyasi anlayışı paylaşan isimlerle yeni bir yola çıkmış olması, siyasetin doğal akışı içinde değerlendirilmelidir. Bu gelişme, farklı siyasi anlayışların daha net biçimde ayrışmasına vesile olmuştur.

 

Burada bir hususu özellikle ifade etmek isterim: Bu değerlendirmem, CHP’nin tamamına yönelik değildir. O parti içerisinde de bu vatana samimiyetle hizmet etmek isteyen, milletini seven insanların bulunduğunu varsayıyorum. Bu nedenle sözlerim, belirli bir siyasi anlayışa ve onun temsilcilerine yöneliktir.

 

Özgür Özel’i siyasi lider olarak benimseyenler elbette bu değerlendirmelere katılmayabilir. Ancak toplumumuzda sıkça kullanılan “Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.” sözü, insanların tercih ettiği siyasi yol arkadaşlarının da kendileri hakkında fikir verdiğini anlatır. Nitekim “Balık baştan kokar.” atasözü de, bir kurumun veya yapının niteliğinin en başta yöneticileriyle şekillendiğini ifade eder.

 

Sonuç olarak kanaatim şudur: Özgür Özel ve onun etrafında şekillenen bu siyasi anlayışın, Türkiye’nin geleceğine, milletimizin birlik ve beraberliğine, milli ve manevi değerlerine kalıcı ve yapıcı bir katkı sunacağına inanmıyorum. Milletimizin; kutuplaştıran değil birleştiren, yabancı başkentlerden medet uman değil kendi milletine güvenen, hukuku kişilere göre değil ilkelere göre savunan bir siyaset anlayışına her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardır.

 

Hüseyin Kamil Kadıoğlu

İrade Hareketi Genel Koordinatörü



Bu yazı 901 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI