Bugun...


Mehmet Zeki Özer

facebook-paylas
Karpuz Festivali Protokol Toplantısı mı?
Tarih: 29-09-2026 00:04:00 Güncelleme: 29-09-2026 00:04:00


Bir zamanlar Diyarbakır’da "Karpuz Festivali"denince akla gerçekten festival gelirdi.

Madem Sur Yolu Kültür Festivali yapılacak, ikisini birleştireydiniz.

Hem karpuz yarışması olurdu hem konserler.

Şehrin en büyük meydanlarından biri olan Şeyh Said Meydanı insanlarla dolup taşardı. 

Diyarbakır’ın meşhur karpuzları Mardin Kapı’dan,  Develere yüklerdi surların içinden getirilir; dev karpuzlar yalnızca sergilenmez, kentin gururu olarak halkın karşısına çıkarılırdı.

Çocuklar merakla bakar, yaşlılar eski günleri anlatır, esnaf hareketlenir, basın orada olur, halk orada olurdu. Yani festivalin adı neyse, kendisi de oydu: Halk festivali.

Peki şimdi?

Koca Diyarbakır’da meydanlar küçüldü, festivalin kendisi de küçüldü. 

Öyle küçüldü ki sonunda Tarım İl Müdürlüğü’nün bahçesine sığdırıldı!

Birkaç protokol mensubu, birkaç sandalye, birkaç karpuz ve tören havası...

Sonra adına “Karpuz Festivali” denildi.

İnsan ister istemez soruyor:

Bu festival mi, yoksa protokolün kendi arasında yaptığı bir toplantı mı?

Eskiden Şeyh Said Meydanı halkı toplardı.

 Bugün ise festival yapılıyor, halk ortada yok. 

Basın yok. 

Şehrin kültürünü, tanıtımını, karpuzunu yıllardır anlatan insanlar yok.

Kısacası festivalin mutfağında olması gerekenler yok; ama protokol var!

Ne güzel memleket işi!

Festival halktan koparılmış, halk festivalden...

Bir de "Karpuz Festivali" adına at yarışı düzenleniyor.

Doğrusu insanın aklına şu geliyor: Bari deve yarışı yapsaydınız!

Hiç olmazsa Diyarbakır’ın tarihine, kültürüne ve eski kervan yollarına bir gönderme olurdu. 

Belki halk merak eder, basın da haber yapardı. Karpuz festivali, en azından karpuzla aynı cümlede yeniden anılırdı!

Bugün gelinen noktada ise festivalin adı büyük, kendisi küçük.

Diyarbakır gibi tarihi, kültürü, tarımı ve güçlü bir şehir hafızası olan bir kentte festival yapmak; birkaç protokol konuşması yapıp fotoğraf çektirmekten ibaret olmamalı.

"Festival" dediğiniz şey halkla yapılır.

Sokakla yapılır.

Esnafla yapılır.

Çiftçiyle yapılır.

Üreticiyle yapılır.

Sanatçıyla, basınla, çocuklarla, gençlerle yapılır.

Hepsinden önemlisi, şehrin ruhuyla yapılır.

Diyarbakır’ın karpuzu sadece bir tarım ürünü değildir. Bu kentin kültürünün, emeğinin ve geçmişinin bir parçasıdır.

Siz o kültürü meydandan çıkarıp bir bahçeye sıkıştırırsanız, geriye festivalden çok protokol hatırası kalır.

Diyarbakır’ın meydanları büyümeli, festivalleri de yeniden halkla buluşmalı.


Diyarbakır, birkaç kişinin oturduğu masaya sığacak kadar küçük bir şehir değildir.

Karpuz festivali de birkaç protokol sandalyesine sığdırılacak kadar küçük değildir.

Diyarbakır bunu hak etmiyor.

Bu şehir, kendi kültüründen ve kendi hafızasından her geçen gün biraz daha uzaklaşmayı değil; geçmişteki o canlılığını, kalabalığını ve ruhunu yeniden kazanmayı hak ediyor.

Yarın birileri çıkıp, “Karpuz Festivali yaptık” diyecek.

Biz de soracağız:

Karpuz nerede, festival nerede, halk nerede?



Bu yazı 168 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI