Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda, dünya kamuoyunun gözü önünde İsrail Başbakanı'nı —yani kısacası bir katili— konuşturmanın ne anlama geldiğini açıkça ifade etmek gerekiyor. Birleşmiş Milletler, kurulma amacını ve asıl görevini bir kenara bırakarak ABD'nin emrinde hareket eden, İsrail'e adeta yataklık yapan bir kuruluş haline gelmiştir. Tüm dünya devletleri tarafından gerçekler bilinmesine rağmen, BM'nin bu katili özgür toplumların huzurunda konuşturması başka nasıl açıklanabilir?
Bu durum, BM'nin artık insanlığa hizmet eden bir kurum olmadığını; aksine terör odaklarına yataklık yapan, ABD'nin emirlerini harfiyen yerine getiren bir yapıya dönüştüğünü kendi eliyle ilan etmesidir. İsrail Başbakanı konuşurken salondaki birçok liderin orayı terk etmesi, aslında Birleşmiş Milletler'in de zimen terk edildiği anlamına gelmektedir.
Evet, Birleşmiş Milletler asli görevini yerine getirmiyorsa, insanlığa fayda sağlamıyorsa ve haksızlık yapan zalim ülkelere karşı duramıyorsa artık hükmünü ve anlamını yitirmiş demektir. Bu durum, yeni bir küresel yapının ortaya çıkmasını zaruri kılmaktadır. Kurulacak bu yeni yapı; ezilen, sömürülen üçüncü dünya ülkelerini anlayan, özellikle de İslam toplumunun dertleriyle dertlenen çözüm odaklı bir anlayışa sahip olmalıdır.
Söz konusu sorumluluk, özellikle Müslüman ülkelere düşmektedir. Müslüman milletler kendi öz değerlerine, kültürlerine sarılarak yeniden bir diriliş süreci başlatmalıdır. Nitekim İslam medeniyetinde zulme asla yer yoktur. Zulme karşı dimdik durmak temel esastır. Zira bilindiği üzere, "Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır."
Cihat kavramının gerçek anlamı da tam olarak budur: Zalime karşı haksızlığa uğrayan mazlumun yanında yer almak ve zalimin zulmünü durdurmaktır. Savaşın ve cihat emrinin özü; mazlumu zalimin elinden kurtarma çabasından ibarettir.
Bugün ne yazık ki mazlum insanların feryatları göklere ulaşmış durumdadır. Çoğu ülkenin bu vahşete sessiz kalması son derece üzüntü vericidir. Birleşmiş Milletler işlevini yitirmiş, işgalci bir zihniyetin oyun alanı haline gelmiştir. İsrail Başbakanı'nın BM kürsüsünde konuşturulması ve bir teröristin muhatap alınarak meşrulaştırılmaya çalışılması, tüm özgür dünyaya ve insanlığa yapılmış ağır bir hakarettir.