Allah, doğru bildiğimiz yoldan ayırmasın.
Kalemiz hakkın yanıdır, mazlumun yanıdır.
Duruşumuz; adalet, hakkaniyet ve vicdan üzerine kurulu.
Dün olduğu gibi bugün de, doğru bildiğimiz yoldan sapmadan dimdik durmaya devam edeceğiz.
Kul hakkına el uzatanlara, milletin ve devletin emaneti olan beytü'l-mala göz dikenlere karşı mücadelemiz; kin ve öfkeyle değil, adalet ve hakkaniyet duygusuyla sürecektir.
Hiçbir güç, hiçbir makam ve hiçbir baskı bizi doğru bildiklerimizden alıkoyamayacaktır.
Devletin adını ve gücünü arkasına alarak kendisine verilen yetkiyi meşru sınırların dışında kullananlara karşı da sözümüzü söylemeye, hukukun ve hakkın yanında durmaya devam edeceğiz.
Devlet, milletin emanetidir; makamlar ise kişisel menfaatlerin değil, kamu hizmetinin aracıdır.
Davamız şahıslarla değil, yanlışla; makamlarla değil, haksızlıkla; güç sahipleriyle değil, gücün kötüye kullanılmasıyladır.
Ölçümüz bellidir: Hak neyi gerektiriyorsa onu savunmak, mazlumun yanında durmak ve emanete sahip çıkmak.
Biz, hancıyız, onlar yolcu.
Makamlarla mevkiler gelip geçicidir.
Asıl kalıcı olan, insanın ardında bıraktığı iz ve vicdanlarda bıraktığı adalettir.
Bu yüzden duruşumuz devam edecek.
Hakkın yanında, mazlumun yanında ve adaletin tarafında olmaktan geri adım atmayacağız.
İnanıyoruz ki hiçbir makam ebedî değildir; fakat hak ve adalet uğruna verilen mücadele, insanın geride bırakabileceği en kıymetli miraslardan biridir.