beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan
Bugun...


Ali Lale

facebook-paylas
Giyimde Moda ve Arkasındaki Gizli Savaş
Tarih: 07-08-2026 00:01:00 Güncelleme: 07-08-2026 00:01:00


 

 

 

​Günümüzde moda, yalnızca bir estetik tercihi ya da mevsimlik bir gardırop değişimi olmaktan çoktan çıktı. İnce ince işlenmiş, nihai hedefleri batıda kurgulanmış küresel bir yaşam tarzı dayatmasıyla karşı karşıyayız. İşin en acı tarafı ise kendi tekstilcilerimizin, bu küresel çarkın birer robotu gibi batının ürettiğini aynen kopyalayıp önümüze koymayı "başarı" zannetmeleridir.

​Bugün küresel güçler; inancımızı, kültürümüzü, aile yapımızı ve tarihsel benliğimizi ağır bir kuşatma altında tutuyor. Amaç açık: Savaşmadan, kurşun sıkmadan, İslam’ın ve köklü değerlerimizin izlerini sosyal hayattan tamamen silmek. Bizi kendi öz değerlerimizden koparıp uydulaştırmak, tamamen batıya bağımlı bir tüketici topluluğuna dönüştürmek istiyorlar. Ekranlar, moda akımları ve popüler kültür vasıtasıyla ruhumuzu şekillendirirken; bizler sadece izlemekle, bu yozlaşmaya katkı sunmakla yetiniyoruz.

​Tarih sayfalarını biraz karıştırdığınızda görürsünüz: Bir milleti yok etmek için ordularla işgal etmenize gerek yoktur. Kültürel yapısını bozup kendi kültürünüzü empoze ettiğinizde, o devlet zaten fiilen sizin emrinize girmiş, köleniz haline gelmiştir. 1800’lü yıllardan bu yana Siyonist ve batılı anlayışın bize empoze ettiği giyim tarzı, bugün dozunu daha da artırarak devam ediyor. Bugün Müslüman toplumların geride kalmasının, kendi kimliğini savunamamasının temelinde batının kurguladığı senaryoları "kendi fikrimizmiş" gibi benimsememiz yatmaktadır.

​Buradan tekstil üreticilerimize sormak gerekiyor: Sizler batının birer robotu musunuz? Kendi insanının kişiliğine, inancına, tarihsel birikimine uygun tasarımlar yapamayacaksanız, o fabrikaları niye işletiyorsunuz? Kendi medeniyet değerlerimizden beslenen bir moda anlayışını orta yaşa, gence, yaşlıya sunacak girişimcilik ruhunuz yok mu? Milleti ne idüğü belirsiz, yatak odasında bile giyilmeyecek kıyafetlere mahkûm ederek nereye varmayı hedefliyorsunuz?

​Bir toplumu ayakta tutan şey; inancı, idealleri ve o inancın dışa yansıyan sembolleridir. İnanç ve kültür yaşam tarzına yansımıyorsa, o toplum zamanla başkalarının pazarı ve kölesi olmaya mahkûmdur.

​Bu kısır döngüyü kırmak için hem devlete hem de tekstil sektörüne çok büyük sorumluluklar düşüyor:

​Devlet önderlik etmeli: Kültürel benliğimizi, devletin bekasını ve aile yapımızı koruyacak millî bir giyim ve tasarım vizyonuna öncülük yapılmalıdır.

​Tekstilciler sorumluluk almalı: Sadece batıdan şablon kopyalamak yerine; inancımıza, kültürümüze ve aile yapımıza uygun giyim tarzları hazırlanmalı, üretilmeli ve bunun güçlü reklamı yapılmalıdır.

​Toplumsal şuur geliştirilmeli: Neyi, neden giydiğimizi sorgulamalı; moda adı altında sunulan kültürel yozlaşmaya karşı bilinçli bir duruş sergilenmelidir.

​Kendi kültürüne, inancına ve kendisini var eden değerlere yabancılaşan toplumlar tarihten silinip gitmeye mahkûmdur. Batının inancımızı yüreklerimizden ve sokaklarımızdan silme projesine bilerek ya da bilmeyerek çanak tutmaktan vazgeçmeliyiz. Kendi kimliğimizi kuşanmadığımız sürece, başkalarının çizdiği sınırların içinde uyuşuk bir toplum olmaktan öteye geçemeyiz.



Bu yazı 1109 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI