Bizim Gazete’nin bir haberi dikkatimi çekti. Haberde şöyle deniliyor: “Akıllı durakların durumu niye böyle?” Ben de dedim ki: Akıllı durakların aklı, yani kliması yok olduğu gibi; kapıları bile kalmamış! Daha önceki yazılarımda da defalarca dile getirdim. Kentimiz, sıcak havası etkili olan bir kenttir! Yazık, İnsanlarımız da toplumsal yararı olan bu akıllı durakları işlevsiz hale getirdiler! Önceki yazılarımda da belirtmiştim. Akılsız duraklar bile yeterli sayıda ve donanımda değil. Çünkü olanların da gölgesi yok! Üstü camlı olduğu için güneş ışınları olduğu gibi insanın beynine vuruyor! Diyarbakır gibi sıcak iklime sahip bir kentte durakların üstünü güneş ışınlarının rahatlıkla geçtiği camdan yapmışlar!
Bir başka halka eziyet veren konu. Toplu taşıma araçlarında klimalar çalıştırmıyor. Denetimler etkili olmuyor! Ayrıca denetimler de sayıca yetersizdir! Bugün halk otobüsüne bindim; baktım ki sıcaktan bunalıyorum, dayanamadım inip Belediye otobüsüne bindim. Halk otobüsü şoförüne diyorum ki klimayı niye çalıştırmıyorsun? Aldığım cevap şu: Klima çalışıyor! O zaman iki şey var: Ya klima, Diyarbakır’ın sıcağında yetersizdir, ya da klima bakımsızdır kardeşim! Klima Diyarbakır iklimine uygun değilse mühendislik hatası var demektir! Bakımsızsa yanlıştır. Kardeşim sen bu ücreti klima çalıştırmak koşuluyla insanlardan alıyorsun. Yolcunun konforunu sağlamak kaydıyla sen bu ücreti alıyorsun! Bu insanların hakkını yiyorsun! Hak yemek sadece birinin parasını çalmak ya da gasp etmek değildir ki... Bu da hak yemektir! Yazıktır bu zavallı halka bu eziyeti reva görmeyin! Biz üzerimize düşeni yapmış olmak için yazıyoruz; ancak üzülerek belirtiyorum ki fayda vermiyor! Yazdıklarımız havada kalıyor, önemsenmiyor! Biz halk hizmeti için yazıyoruz! Defalarca yazdım ne olursunuz yetkililer, bu sıcakta zavallı halkın halini anlayın!
Umarım yetkililerimiz; minibüslerde ve duraklarda saatlerce güneşte kavrulan halkın durumunu görürler de halk biraz rahat nefes alır!