|
Tweet |
Mehmet Zeki ÖZER Özel
“Meclis mutabakatının tüm partileri kapsaması değerlidir”
Özer: Kamuoyunda “Süreç”i sahiplenen İmralı, MHP, AK Parti ve DEM Parti ilişkilerini nasıl yorumluyorsunuz?
Şimşek: TBMM’deki partiler, süreç yolunda siyasi mutabakat sağlayarak 467 rekor oyla 12 maddelik süreç yasasını kabul etti. Meclisin mutabakatının belli partileri değil, tüm partileri kapsaması (İYİ Parti’nin bile) ve olumlu-eleştirel bakması, yasal düzenlemelerin herkesi anlayacak ve anlatacak kalitede bir dile doğru yol alması değerlidir.
Bundan böyle kışkırtmalardan uzak, toplumsal bir psikoloji ile sokaklarda, bulvarlarda uygun bir barış ve demokrasi dili ile konuşmak gerekir. Hep söylerim:
“Bu ülkenin cenneti ve cehennemi siyasilerimizin dilinin ucundadır.”
Bu çerçevede yasanın geçmesiyle ülke siyaseti yumuşamaya başlar. İmralı’nın görüşünü DEM Parti ve parlamento dışı Türk solu, devletin görüşünü ise AK Parti ve MHP yerine getiriyor zaten...
İmralı ve devlet bileşenleri sayesinde bu partiler şimdilik kanka görünüyorlar.
Bu işin arızalı, eksik payandası, sosyal demokrat olma sorumluluğunu bir türlü hatırlamayan kesimlerdir. Oysa dünyada bu gibi oluşumları, demokrasi güçlerini birleştiren arabulucu, o ülkenin sosyal demokratlarıdır.
Onların şimdilik kerhen durmaları bile umut konumundadır. Demokrasi ve barış için bütünleştirici ve toplumsal tutkal olması gerekenler, inatçı siyasete neden devam ederler, bilinmez?
“Kürt toplumu temkinli ama umutla süreci takip ediyor”
Özer: Süreçle ilgili tarafların açıklamalarını siyasi kesimler ve Kürt toplumu nasıl karşıladı?
Şimşek: Kemalistlerin ve ultra milliyetçilerin dışındaki siyasetlerin temkinli ama destek verdikleri görüldü.
Apolitik dursa bile ezilen Kürt toplumu kesimine gelince; “Ağzı sütten yanan yoğurdu üfleyerek yer.” misali, temkinli ama umutla süreci takip etmektedir.
Adeta içimizdeki Dehaqlara verilecek evlatlarımız yok artık. Siyasi Ehreminlere aldanacak ne zamanımız ne de ihtiyacımız var.
“Halkımız tez canlıdır, her şeyi bilmek ister”
Özer: Toplumun kuşkulu bekleyişi yalnızca doğru bilgilendirilmemesinden mi kaynaklanıyor?
Şimşek: Her kulenin basamakları olur ya, bu kulenin de birinci basamağında örgüt feshi ile silahsızlanma olduğu için, konunun rol modelleri, özellikle devlet, iyi sondajlamalarla sahnede peşrevle iki yılı geçti diye kızanlarımız olabilir.
Bu unsurlar biraz abartı, biraz da dünyayı ve büyük olayları görmeyen unsurlardır. Her şey şu anda devletin güvenlik mimarisi üzerinde yükseliyor; demokrasi sonraki iş...
Hâliyle örgütün feshi ve silah bırakması daha çok gündem oluşturuyor. Halkımız tez canlıdır. Her şeyi bilmek ister. Gecikince kuşkulanır.
Kuşku aynı zamanda sessiz bir ilgidir.
Ama her şeyin bir zamanı var. Bu süreç birkaç yıl sürebilir.
“Barış ve demokrasi adlı ikizleri eşit ve insanca büyütmek uzun soluklu bir yol”
Özer: Öcalan’ın yasa ile ilgili “İlk Adım” söylemini nasıl yorumluyorsunuz?
Şimşek: Sürecin barış ve demokrasi adlı ikizlerini eşit ve insanca büyütmek, eğitmek ve donatmak, şüphesiz uzun soluklu bir yol ve iklim ister.
Yani süreç de zaman ister.
Yapılacak yenilikler, reformlar, yeni bir Anayasa’ya varana kadar yol temizliği ve karşılıklı tahammül iklimini yaratmak kolay değil.
Bu anlamda başlangıcı ve bininci kilometreyi işaret etmesi normaldir.
“Silah yerine sandık seçilseydi, bugün daha iyi bir yerde olunabilirdi”
Özer: Sizce PKK’nin silahlı mücadelesi olmasaydı Kürt halkının kazanımları daha çok olur muydu?
Şimşek: Şüphesiz bölgede yarım yüzyıllık yaşam kadrajı geri sarıldığında, terörle eş anlamlı hâle gelmiş mazlum bir halkın dönülmez kayıpları var.
Dünden bugüne çatışmalı kazanımların ve kayıpların bugün geldiği noktada demokratik mücadele kazanımları ile karşılaştırılması hâlinde, Kürtlerin bir kısmının o günden silah yerine sandığı seçseydi, tüm Kürtler bugün aranan demokratik haklardan daha iyi bir yerde olurlardı, diye düşünüyorum.
1970’li yılların sonunda Diyarbakır, Ağrı, Batman, Malatya (Yazıhan), Tatvan’ı hatırladığım kadarıyla, heterojen olsa da Kürt halkını temsil eden adaylarla belediyeleri bağımsız olarak kazandılar.
Bugün bu halk, sandıkta demokratik haklarını genelde ve yerelde kullanarak nerelerde olurdu, sizce?
“Bu süreç yaşamalı, yaşatılmalı”
Özer: Tekrar Süreç’e dönersek, sonuç olarak neler söylersiniz?
Şimşek: Devlet katmanlarının coğrafi noktaların silahtan arındırıldığına inandıktan sonra, gelen örgüt elemanlarını tasniflendirme işlemlerini bitirmesi, serbest kalacaklara yaşama katılmaları için bir sosyal yardım mı, yoksa ailesine doğrudan gitmesini mi önereceği, doğrusu, çerçeve yasa ile netleşir; hatta genişler.
Biz toplumsal mutabakatçılar, demokrasinin çoğulcu bir kültürde gerçek yaşam olduğunu bilen bir ekibiz.
Bu süreç yaşamalı, yaşatılmalı; herkesi ve her şeyi dünden daha iyi bir yaşama sevdalı kılmaya hazırlamalıyız.
Ortadoğu’da dolaşan emperyal kurtlar, sinmiş akbabalar leş aramaktan bıkmaz.
Aksi Kerbala…