Bugun...


Mehmet Zeki Özer

facebook-paylas
Gazze Direnirken Yemen'e Karşı İttifak!..
Tarih: 07-10-2026 00:03:00 Güncelleme: 07-10-2026 00:03:00


 

Aksa Tufanı’nın üzerinden üç yıl geçti. Gazze hâlâ direniyor. Peki bizler üç yıl boyunca ne yaptık?

Aksa Tufanı’nın üzerinden üç yıl bitti, dördüncü yılına girdi.

Bir avuç imanlı Müslüman, dünyanın en ileri teknolojilerine ve en güçlü silahlarına sahip İsrail’e ve onun destekçilerine karşı, imanın verdiği cesaretle yola çıktı.

Kudüs’ün özgürlüğü ve Filistin’in kurtuluşu yolunda başlatılan bu mücadele, tarihin en çetin direnişlerinden birine dönüştü.

Karşılarında yalnızca bir devlet yoktu.

 Arkalarında büyük askerî, siyasi, ekonomik ve teknolojik güçlerin bulunduğu bir yapı vardı.

 Gazze teslim olmadı.

Evleri yerle bir edildi, hastaneler yıkıldı, çocuklar öldürüldü, kundaktaki bebekler hayatını kaybetti.

 Milyonlarca insan yerinden edildi.

Açlıkla, susuzlukla, bombalarla ve ölümle karşı karşıya kaldılar.

Bunlara rağmen teslim olmadılar.

İşte insanın asıl sorması gereken soru burada başlıyor:

Peki biz ne yaptık?

Bizler koca bir hiç mi yaptık?

Türkiye’deki Müslümanlar olarak sınıfta mı kaldık?

Sivil toplum kuruluşlarımız nerede kaldı?

İslam dünyasının milyonlarca insanı nerede kaldı?

Üç yıl boyunca Gazze’de yaşananları ekranlardan izledik. Açıklamalar yaptık, kınamalar yayınladık, sosyal medyada paylaşımlar yaptık.

Ama bunlar Gazze’deki çocukların açlığını dindirmedi.

Bombaların önüne geçmedi.

Yıkılan evleri yeniden inşa etmedi.

Ölen çocukları geri getirmedi.

Boykot bile bir imtihandı

Boykotu dahi gerektiği gibi yapamadık.

Meydanları dolduramadık.

Gazze için milyonları harekete geçiremedik.

Alanlarda toplanan insanların sayısı çoğu zaman bir elin parmaklarını geçmedi.

Oysa 57 İslam ülkesi var.

Devletlerimiz var.

Ordularımız var.

Ekonomilerimiz var.

Milyonlarca Müslümanımız var.

Fakat Gazze’deki mücahitlerin karşısında bütün bunların ne kadarını gerçekten ortaya koyabildik?

Gazze’nin elinde ne vardı?

İman vardı.

Sabır vardı.

Cesaret vardı.

Direniş vardı.

Ve teslim olmama iradesi vardı.

Biz ise sahip olduğumuz bütün imkânlara rağmen çoğu zaman seyretmekle yetindik.

57 ülkenin yapamadığını Gazze yaptı

Dünyanın karşısında bugün acı bir gerçek duruyor:

57 İslam ülkesinin yapamadığı şeyi Gazze’nin küçücük bir coğrafyasında yaşayan insanlar, bütün imkânsızlıklara rağmen yapmaya çalıştı.

Karşılarında dünyanın en gelişmiş silahlarına sahip bir güç vardı.

Karşılarında güçlü devletlerin siyasi ve askerî desteği vardı.

Gazze’nin ise yıkılmış şehirleri, enkaz altında kalan çocukları ve bütün bunlara rağmen tükenmeyen bir direniş iradesi vardı.

Ve Gazze teslim olmadı.

Asıl yenilgi burada mı, yoksa başka yerde mi?

Bunu herkes kendi vicdanında cevaplamalı.

Biz teslim bayrağını ne zaman çektik?

Gazze’de insanlar evlatlarını kaybederken direndi.

Evleri başlarına yıkılırken direndi.

Hastaneleri yıkılırken direndi.

Aç ve susuz bırakılırken direndi.

Çocuklarının cansız bedenlerini ellerinde taşırken bile teslim olmadı.

Peki biz?

Biz teslim bayrağını ne zaman çektik?

Daha mücadele başlamadan mı?

Daha sesimizi yükseltmeden mi?

Daha boykotun ne olduğunu anlamadan mı?

Yoksa bütün sorumluluğu birkaç kişinin, birkaç devlet adamının ve birkaç yardım kuruluşunun üzerine bıraktığımız gün mü?

Artık bu soruların cevabını vermek zorundayız.

Çünkü Gazze yalnızca Gazze değildir.

Gazze, bizim vicdanımızdır.

Gazze, bizim imanımızın imtihanıdır.

Gazze, insanlığın aynasıdır.

Tarih bizi de yazacak

Bugün Gazze’de yaşananlar yalnızca Filistin tarihinin değil, insanlık tarihinin de en ağır sayfalarından biri olarak kayda geçiyor.

Bir tarafta bütün teknolojik ve askerî imkânlarına rağmen direnişi tamamen susturamayan bir güç…

Diğer tarafta yıkılmış evlerin, enkazların ve acıların ortasında ayakta kalmaya çalışan bir halk…

Ve dünyanın geri kalanı…

Tarih bir gün bu günleri yazacak.

O gün sadece Gazze’de kimlerin savaştığı sorulmayacak.

Gazze yanarken kimlerin sustuğu da sorulacak.

Kimlerin yardım ettiği…

Kimlerin boykot ettiği…

Kimlerin meydanlara çıktığı…

Kimlerin sadece ekran başında izlediği…

Ve kimlerin hiçbir şey yapmadığı…

Hepsi yazılacak.

Gazze’nin umudu tükenmedi

Bütün acılara rağmen Gazze’nin umudu tükenmedi.

Çünkü iman, yalnızca rahat günlerin sözü değildir. Asıl iman, en zor zamanda ayağa kalkabilmektir.

Gazze bize bunu gösterdi.

Bugün yapılması gereken, Gazze’nin acısını sadece konuşmak değil; mazlumun yanında olduğumuzu gerçek hayatta da gösterebilmektir.

Boykot edebiliyorsak boykot etmek…

Yardım edebiliyorsak yardım etmek…

Sesimizi yükseltebiliyorsak yükseltmek…

Zulmün karşısında susmamak…

Ve en önemlisi, Gazze’yi yalnız bırakmamak.

Çünkü mesele artık sadece Filistinlilerin meselesi değildir.

Bu, hepimizin imtihanıdır.

Gazze direnirken bizlerin de kendi vicdanımıza dönüp sorması gerekiyor:

“Ben ne yaptım?”

Belki de bugün kendimize sorabileceğimiz en ağır soru budur.

Gazze yıllardır direniyor.

Peki biz ne yapıyoruz?

Ve unutmayalım:

Gazze’nin zaferi yalnızca Gazze’nin zaferi olmayacaktır.

Mazlumun umudunun, direnişin, sabrın ve adalet arayışının zaferi olacaktır.

İnananların umudu tükenmez.

Kudüs’ün özgür olacağı günün hayali, milyonlarca insanın yüreğinde yaşamaya devam ediyor.

Gazze direniyor.

Şimdi sıra bizde:

Vicdanımızı mı dinleyeceğiz, yoksa yine seyretmeye mi devam edeceğiz?



Bu yazı 148 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI