|
Tweet |
Mehmet Zeki Özer Özel
Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlarının finansal okuryazarlığı, ekonomik bilgileri ülkeyi yöneten kadrolu - kravatlı bürokratlar kadar olmasa da , yıllardır ülkemizde uygulanan yanlış ekonomik politikalar yüzünden yaz boz tahtasına dönen ekonomik bilançolar , vatandaşı ekonomi konusunda Ordinaryüs Profesörler kadar bilgili ve tecrübeli hale getirdiğini ifade eden Yaşar,
"On binlerce işsiz, emekli, asgari ücretli, dul, yetim ve engelli ekonomi kurmaylarının aldığı yanlış ekonomik kararlar yüzünden " açlık sınırı" nın çok altında yaşamak için mucizeler yaratarak yaşamaya çalışırken, ülkeyi yöneten ekonomi kurmayları ise , teşbihte hata olmaz kaidesiyle; vatandaşa Nasrettin Hocanın " samansız yaşamaya " alıştırdığı eşek muamelesi yaptığını söyledi.
Araştırmacı Yazar İhsan Yaşar:
Kişinin iştir aynası lafa bakılmaz.
Çarşı, pazar, market, kasapa uğramayan, emtia fiyatlarından , sebze , meyve , gıda ,yiyecek ve içeceklerlerin etiketlerinde ki fiyatlardan haberi olmayan ekonominin kurmayları , vatandaşa gazel okuyarak "propaganda " yapıyorlar.
Vatandaşların artık bu karşılığı olmayan boş vaadlerden bıktığını , siyasete ve siyasi partilere güvenlerini yetirdiğini söyledi.
Ekonomide Tehlike Çanları Çalıyor"
Vatandaşın , Finansal okuryazarlık düzeyinin sınırlı olabileceğini ifade eden Yaşar, buna rağmen mali tabloları, emtia fiyatlarını, döviz ve altın piyasalarını ile küresel ekonomik gelişmeleri takip edecek bilgi ve tecrübeye sahip olduklarını belirtti.
Yaşar'ın dikkat çektiği ilk veri, ihtiyaç kredileri ve bireysel kredi kartlarındaki takip oranları oldu. Basına yansıyan haberlere göre, takipteki ihtiyaç kredisi oranı son dokuz yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Bireysel kredi kartlarında takibe dönüşüm oranı yüzde 5,3'e yükselirken, bankacılık sektörünün genelinde bu oran yüzde 3 seviyesinde kaldı. Böylece ihtiyaç kredileri ve kredi kartlarındaki takip oranları, sektör ortalamasının yaklaşık iki katına çıktı.
İkinci önemli gelişme ise döviz cinsi ticari kredilerde yaşanan artış oldu. Basında yer alan BDDK verilerine göre, Türkiye'de döviz cinsi ticari krediler 31 Temmuz itibarıyla 209,3 milyar dolara ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Kredi hacminin 2024 yılının başından bu yana yaklaşık 84 milyar dolar arttığı belirtildi.
İhsan Yaşar, söz konusu verilerin ekonomide dikkatle izlenmesi gereken bir sürece işaret ettiğini belirterek, ekonomik risklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Ekonomik göstergelerin giderek olumsuz bir tablo ortaya koyduğunu savunan Yaşar, "Maalesef ekonomik olarak iyiye değil, daha da kötüye doğru gidiyoruz. Basına yansıyan yalnızca iki haber bile tehlike çanlarının çaldığını gösteriyor. Duyan var mı, bilmiyorum." ifadelerini kullandı.