|
Tweet |
Mehmet Zeki Özer
Diyarbakır Memur-Sen İl Başkanlığı, 7 Ekim Aksa Tufanı’nın yıldönümü münasebetiyle Gazze ve Filistin’de yaşananlara ilişkin basın açıklaması yayımladı.
Memur-Sen Diyarbakır İl Başkanı Ramazan Tekdemir imzasıyla yayımlanan açıklamada, söz konusu açıklamanın yalnızca bir ülkenin yaşadığı acıyı dile getirmek amacı taşımadığı belirtilerek, “İnsanlığın vicdanına yöneltilen büyük bir sorumluluğu hatırlatmak, Gazze’de ve Filistin’de yaşanan zulme karşı ortak vicdanı ve adalet duygusunu diri tutmak için yapılmaktadır” denildi.
Açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de yaşananların insanlık tarihinin en ağır trajedilerinden biri olduğu ifade edildi. Evlerin yıkıldığı, hastanelerin bombalandığı ve okulların hedef alındığı belirtilen açıklamada, çocuklar, kadınlar, yaşlılar, sağlık çalışanları ve gazetecilerin öldürüldüğü kaydedildi.
“Gazze’de yaşananları yalnızca rakamlarla anlatmak mümkün değildir”
Gazze’de milyonlarca insanın evinden edildiği, açlık, susuzluk ve ilaçsızlıkla karşı karşıya bırakıldığı ifade edilen açıklamada şu değerlendirmelere yer verildi:
“Gazze’de yaşananları yalnızca rakamlarla anlatmak mümkün değildir. Orada zikredilen her rakamın bir adı, bir annesi, bir babası, bir çocuğu, bir hikâyesi var. Bir çocuğun yarım kalan oyunu, bir annenin evladına sarılamaması, bir babanın ailesini koruyamamanın acısıdır Gazze.”
Açıklamada, insanlığın tarihte belki de ilk kez bir soykırımın görüntülerini anbean izlediği savunularak, bombaların düştüğü, hastanelerin vurulduğu ve çocukların enkaz altından çıkarıldığı görüntülerin dünyanın gözleri önünde yaşandığı belirtildi.
Uluslararası sistemin yaşananları durdurmakta yetersiz kaldığı ileri sürülen açıklamada, bazı devletlerin İsrail’e siyasi, askeri ve ekonomik destek vermeyi sürdürdüğü ifade edildi.
“Biz mazlumun yanındayız”
Yaşananların yalnızca İsrail’in değil, “zulüm karşısında sessiz kalan uluslararası düzenin de ağır bir sınavı” olduğu belirtilen açıklamada, Memur-Sen’in tutumunun net olduğu vurgulandı.
Açıklamada, “Biz mazlumun yanındayız. Biz Gazze’nin çocuklarının yanındayız. Biz hakkın, adaletin ve insanlığın yanındayız” ifadeleri kullanıldı.
Gazze’de işlendiği belirtilen suçların cezasız kalmasının kabul edilmediği kaydedilen açıklamada, uluslararası hukukun herkes için geçerli olması gerektiği vurgulanarak, savaş suçları ve insanlığa karşı suçların kim tarafından işlenirse işlensin soruşturulması ve sorumluların bağımsız ve adil mahkemeler önünde hesap vermesi çağrısında bulunuldu.
“Netanyahu ve İsrailli yöneticiler hesap vermelidir”
Açıklamada İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve İsrailli yöneticilere de yönelik ifadeler yer aldı.
“Netanyahu ve savaş suçlarından sorumlu İsrailli yöneticiler, alkışlanacak isimler değil; adalet önünde hesap vermesi gereken kişilerdir” denilen açıklamada, Batı Şeria’da Filistinlilerin evlerine, topraklarına ve hayatlarına yönelik saldırıların sürdüğü, Gazze’de ise ateşkesin gölgesinde dahi Filistinlilerin öldürülmeye devam ettiği savunuldu.
Açıklamada, “susmayacağız” mesajı verilerek, meselenin yalnızca Gazze olmadığı vurgulandı.
“Mesele, insanlığın zulüm karşısındaki tavrıdır. Mesele, güçlü olanın hukuku belirleyip belirleyemeyeceğidir. Mesele, çocukların milliyetine, dinine, coğrafyasına bakılmaksızın yaşama hakkının savunulup savunulmayacağıdır.”
“Filistin yalnız değildir”
Memur-Sen olarak Filistin halkının meşru haklarının ve özgürlük mücadelesinin yanında olmaya devam edecekleri belirtilen açıklamada, Kudüs özgür olana ve Filistin halkı kendi topraklarında özgürce yaşayabilene kadar adalet çağrısının sürdürüleceği ifade edildi.
Açıklamada, “Zulüm ne kadar büyük olursa olsun sonsuza kadar sürmez. İşgal kalıcı değildir. Zulüm kalıcı değildir. Soykırımcı İsrail de adaletten kaçamayacaktır” denildi.
Tarih boyunca birçok zulüm düzeninin sona erdiği belirtilen açıklamada, “Bugün dünyanın güçlüleri tarafından korunuyor olabilirler. Fakat tarih, hiçbir zulmü sonsuza kadar korumaz” ifadelerine yer verildi.
“Oradaki ülkenin adı Filistin’dir”
Açıklamanın dikkat çeken bölümlerinden birinde ise Filistin vurgusu yapılarak şu ifadeler kullanıldı:
“Bizim sözümüz nettir: Oradaki ülkenin adı Filistin’dir. Hep vardı hep var olacak, gecekondu yapılar ise yıkılıp gidecekler. Geçici olan işgal ve zulümdür. Kalıcı olan ise Filistin halkının iradesi, toprağı ve haklı davasıdır.”
Memur-Sen açıklamasında, Gazze’de ve Filistin’in tamamında hayatını kaybedenlerin rahmetle anıldığı, yaralılara acil şifalar, yakınlarını kaybedenlere ise sabır dilendi.
Açıklamanın sonunda ise Filistin ve Kudüs için çağrıların sürdürüleceği belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:
“Soykırıma son verin.
İşgale son verin.
Filistin’e özgürlük.
Kudüs’e özgürlük.
Filistin’e adalet.
Yaşasın Filistin.
Yaşasın Filistin’in özgürlük ve adalet mücadelesi.”