|
Tweet |
Mehmet Zeki Özer
Dinç, rüşvetin hem yerel hem de genel siyasette etkili bir araç olarak kullanılmasının toplumsal güveni zedelediğini belirterek, dürüst ve ilkeli siyasetin önemine vurgu yaptı.
Meclis kürsüsünden yaptığı değerlendirmelerde rüşvetin yalnızca hukuki bir suç değil, aynı zamanda toplumsal ve ahlaki değerleri tahrip eden ciddi bir sorun olduğunu ifade eden Dinç, İslam dininin bu konuya ilişkin açık hükümler ortaya koyduğunu söyledi. Konuşmasında Peygamber Efendimizin (sav) “Alan da veren de mel’undur” hadisini hatırlatan Dinç, rüşvetin toplumun her kesiminde mücadele edilmesi gereken bir kötülük olduğunu dile getirdi.
Siyasi kararların, kamu kaynaklarının ve yönetim anlayışının kişisel çıkarlar doğrultusunda şekillendirilmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Dinç, rüşvet ve yolsuzluğun devlet ile vatandaş arasındaki güven bağını zayıflattığını kaydetti. Siyasetin temel amacının halka hizmet etmek olduğunu vurgulayan Dinç, kamu görevlerinin ve siyasi makamların çıkar ilişkilerine değil, adalet ve liyakat esaslarına göre yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin içinde bulunduğu süreçte toplumun en büyük ihtiyaçlarından birinin dürüst siyaset anlayışı olduğunu belirten Dinç, adaletin tesis edilmesinin ancak şeffaf, hesap verebilir ve ahlaki değerlere bağlı bir yönetim anlayışıyla mümkün olacağını söyledi. Vatandaşların siyasete olan güveninin yeniden güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Dinç, bunun yolunun yolsuzlukla etkin mücadeleden geçtiğini kaydetti.
Konuşmasının sonunda “dürüst siyaset, gerçek adalet” anlayışının önemine dikkat çeken Dinç, Türkiye’nin geleceği açısından temiz siyaset anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Rüşvet ve yolsuzlukla mücadelede kararlı adımlar atılmasının toplumsal huzur ve adaletin sağlanmasına önemli katkı sunacağını ifade eden Dinç’in açıklamaları, Meclis gündeminde dikkat çeken değerlendirmeler arasında yer aldı.