|
Tweet |
Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Gazze’de insani yardımın ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasının hayati önem taşıdığını belirterek, “İnsani yardım yalnızca mevcut bir kaynak değil, ihtiyaç sahibine ulaşması gereken bir yaşam hattıdır” dedi.
Gazze’de sağlık sisteminin uzun süredir ağır baskı altında olması, ilaç ve tıbbi malzeme sıkıntısı ile temiz su ve sanitasyon hizmetlerindeki yetersizlik, bulaşıcı hastalık riskini artırıyor.
İnsani yardım kuruluşlarının verilerine göre akut solunum yolu enfeksiyonları, deri hastalıkları ve akut sulu ishal bölgede yaygın görülen sağlık sorunları arasında yer alıyor. Temiz suya erişimin kısıtlı olması, atık ve kanalizasyon sorunları ve kalabalık yaşam koşulları, hastalıkların yayılmasını kolaylaştırıyor.
Özellikle çocuklar, hastalar, yaşlılar ve yerinden edilmiş kişiler, bu koşullardan daha fazla etkileniyor. Güvenli içme suyuna ve temel sağlık hizmetlerine erişimin yetersiz olması, önlenebilir hastalıkların daha ağır sonuçlara yol açması riskini beraberinde getiriyor.
Yılmaz, Gazze’de insani yardımın yalnızca bölgeye ulaştırılmasının yeterli olmadığını belirterek yardımın güvenli, düzenli ve kesintisiz biçimde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması gerektiğini söyledi.
Yılmaz, “Gıdanın, ilacın ya da temiz suyun var olması tek başına yeterli değildir. Asıl olan, bu hayati desteğin ihtiyaç sahibine zamanında, güvenli, kesintisiz ve insan onuruna yaraşır biçimde ulaşmasıdır” ifadelerini kullandı.
İnsani yardımın kesintiye uğramasının daha fazla yetersiz beslenme ve hastalık riski anlamına geldiğine dikkat çeken Yılmaz, “Bu nedenle insani yardım Gazze’ye kesintisiz ulaşmalı” çağrısında bulundu.
Kriz bölgelerinde görev yapan insani yardım çalışanları ve gönüllüler de çatışma ortamında ciddi güvenlik riskleriyle karşı karşıya bulunuyor.
Kızılay’ın parçası olduğu Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) de #ProtectHumanity – İnsanlığı Koru çağrısıyla insani yardım çalışanları ve gönüllülerin korunmasına dikkat çekiyor.
Kızılay, Gazze başta olmak üzere çatışma bölgelerinde sivillerin, sağlık çalışanlarının, insani yardım personelinin, sağlık tesislerinin ve ambulansların korunmasının önemine işaret etti.
Kurum, Dünya İnsani Yardım Günü kapsamında “İnsani Yardım Ulaşılabilir Olmalı” çağrısını yineleyerek, krizlerden etkilenen insanların gıda, temiz su ve sağlık hizmetlerine güvenli ve kesintisiz erişiminin sağlanması gerektiğini vurguladı.