|
Tweet |
Murat Çene
İrade Hareketi Genel Koordinatörü, İlahiyatçı-Yazar Hüseyin Kamil Kadıoğlu, yurt dışında gerçekleştirilen yardım faaliyetlerinin şahıslar, cemaatler veya sivil toplum kuruluşları üzerinden yürütülmesi yerine, devletin ilgili kurumları tarafından ya da devletin etkin denetimi ve koordinasyonu altında gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtti.
“Yardımların nereye ulaştığı takip edilebilmeli”
İrade Hareketi’nin önerdiği modelde, yardım amacıyla toplanan kaynakların hangi ülkeye, hangi bölgeye ve hangi ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığının açık ve şeffaf biçimde takip edilebilmesi öngörülüyor.
Hareket, bu sistem sayesinde yardım faaliyetlerinde yaşanabilecek suiistimal ve istismarların önüne geçilmesini, kamuoyunun güveninin artırılmasını ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırılan kaynakların daha etkin şekilde denetlenmesini amaçlıyor.
“Cemaatlerin asli vazifesi irşad ve manevî rehberlik”
İrade Hareketi, cemaatlerin ve dinî yapıların yardım organizasyonlarının doğrudan yürütücüsü konumunda bulunmasının doğru olmadığı görüşünü savunuyor.
Hareket tarafından yapılan değerlendirmede, cemaatlerin asli vazifesinin irşad, eğitim, ahlak ve manevî rehberlik alanlarında hizmet etmek olduğu ifade edildi. Yardım organizasyonlarının ise devletin ilgili kurumları tarafından kurumsal, şeffaf ve denetlenebilir bir sistem içerisinde yürütülmesinin daha sağlıklı olacağı belirtildi.
Devlet güvencesi altında şeffaf yardım modeli
İrade Hareketi, önerilen düzenlemenin hayır faaliyetlerini sınırlandırmayı veya engellemeyi amaçlamadığını vurguladı. Hareket, aksine Afrika ve diğer muhtaç ülkelerdeki ihtiyaç sahiplerine yönelik yardımların güvenilir, şeffaf, denetlenebilir ve doğrudan ihtiyaç sahiplerine ulaşan bir sistem üzerinden gerçekleştirilmesini hedefliyor.
Bu kapsamda hareket, yardım faaliyetlerinin şahıs veya grup merkezli olmaktan çıkarılarak devlet güvencesi, koordinasyonu ve denetimi altında yürütülmesini sağlayacak kapsamlı bir yasal düzenleme yapılması çağrısında bulunuyor.