|
Tweet |
Bozan, açıklamasında İş dünyasının önde gelen isimlerinden Rahmi Koç’un bir hastane açılışında, mizah adı altında Kürt kadınlarını, Kürt halkını ve hekimlik mesleğini bir "fıkra" malzemesi hâline getirmesi; en hafif tabirle sağduyudan, toplumsal hassasiyetlerden uzak ve incitici bir yaklaşımdır. Bu ayrımcı ve ötekileştirici bakış açısını sert bir şekilde kınıyoruz.
Yapılan bu talihsiz açıklama; hem kadınlarımızı hem de fedakârca görev yapan doktorlarımızı töhmet altında bırakma girişimidir. Bizim medeniyet ve değer dünyamızda kadınlarımız da hekimlik mesleği de kutsaldır, azizdir ve dokunulmazdır.
Bu coğrafyanın annelerine, kadınlarına ve kültürel değerlerine karşı takınılan bu fıkra görünümlü aşağılayıcı yaklaşımın kabul edilmesi mümkün değildir.
Ancak buradaki asıl sorumluluk sadece bu talihsiz anlatıyı dillendirende değildir. Bu ülkede Başbakanlık yapmış, AK Parti Genel Başkanlığı koltuğunda oturmuş ve meydanlarda Kürt vatandaşların oylarına talip olmuş Binali Yıldırım’ın; bu ayrımcı ve saygısız yaklaşımı devlet adamlığı ciddiyetiyle ikaz etmek yerine kahkahalarla karşılaması, kendisini de en az o fıkrayı anlatan kadar sorumluluk altına sokmuştur.
Çünkü toplum önündeki makam sahiplerinin bu tür ifadeler karşısında sessiz kalması veya gülmesi, bir onay ve meşrulaştırma olarak algılanır.
Toplumun bir kesimini etnik kimliği üzerinden karikatürize eden bu dışlayıcı zihniyeti de, halkın onurunu korumak yerine bu ayıba ortak olan siyasi duruşu da milletimizin vicdanına havale ediyoruz.
Siyaset ve iş dünyası; oturduğu koltukların, sahip olduğu gücün ve hitap ettiği toplumun haysiyetine uygun, sorumlu bir dil kullanmak zorundadır.
Kürt halkı ve onun aziz kadınları, hiç kimsenin ucuz mizah malzemesi olmadığı gibi, her koşulda iradesi "çantada keklik" görülecek bir seçmen kitlesi de değildir.
Kürt halkı, manevi değerlerine, onuruna ve kültürel kimliğine yönelik saldırılara karşı her zaman yüksek bir hassasiyete sahip olmuştur.
Yaşanan bu üzücü olay karşısında Rahmi Koç ve Binali Yıldırım, en kısa sürede Kürt kadınlarından, hekimlerimizden ve tüm halkımızdan açıkça özür dilemelidir.
Tüm vatandaşlarımızı ve Kürt halkını; toplumsal onurumuza yönelik bu ve benzeri saygısızlıklara karşı demokratik haklarını ve tüketimden gelen güçlerini kullanmaya, bu ayrımcı zihniyete ortak olan siyasi anlayışa karşı oylarıyla ve duruşlarıyla net bir tavır almaya davet ediyorum.