|
Tweet |
Bilal Daş
Şiddetle Mücadele Ağı tarafından kadın cinayetlerine dikkat çekmek ve erkek egemen sistemin ürettiği şiddete karşı mücadeleyi güçlendirmek amacıyla Diyarbakır Adliyesi önünde başlatılan adalet ve hafıza nöbeti, dördüncü haftasında devam etti. Nöbete Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak’ın yanı sıra ilçe belediyelerinin eşbaşkanları, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve çok sayıda kadın katıldı.
On hafta boyunca her salı günü saat 12.30’da gerçekleştirilecek nöbetle, katledilen kadınların yalnızca istatistiklerden ibaret olmadığına dikkat çekilmesi; isimlerinin, yaşamlarının ve hikâyelerinin hafızada tutulması amaçlanıyor.
“Kadın cinayetleri münferit değil”
Nöbet kapsamında yapılan ortak basın açıklamasında, kadın cinayetlerinin münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceği vurgulandı. Açıklamada, “Kadınların sistematik olarak hedef alınması bir kadın kırımıdır; bu cinayetler münferit değil, erkek egemen sistemin bir sonucudur” ifadelerine yer verildi.
Kadınların yaşam hakkının savunulmasında hafızanın önemine dikkat çekilen açıklamada, kadınların şiddete maruz kalmadan korunması, başvurularının ciddiyetle değerlendirilmesi ve devletin koruma yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi gerektiği belirtildi.
Nöbette ayrıca 18-26 Ekim tarihleri arasında Türkiye’de katledilen kadınların yaşam öyküleri okundu.
Bucak’tan dayanışmayı büyütme çağrısı
Nöbette konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, adalet ve hafıza nöbetinin önemine dikkat çekerek kadın kurumları ve örgütlerinin çağrısının açık olduğunu söyledi.
Kadın cinayetlerinde faillerden hesap sorulması ve soruşturmaların etkin biçimde yürütülmesi gerektiğini belirten Bucak, sorumluluklarını yerine getirmeyen kurumlara dikkat çekti. Bucak, tüm kadınları her salı günü saat 12.30’da Diyarbakır Adliyesi önünde gerçekleştirilen nöbete katılmaya davet etti.
Bucak, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Bizler burada her hafta çoğalarak bu eylemi devam ettirmek istiyoruz. Genç kadınlara, üniversiteli kadınlara ve Amed’deki tüm kadınlara çağrımızdır: Hep birlikte bu dayanışmayı, bu hafıza eylemini, bu hatırlatma eylemini büyütelim. Hepinize katıldığınız için teşekkür ediyorum.”