Müslüman görevlerini yapıyor mu?
Şartlar ve zemin müsaid mi?
Müslüman yöneten mi yönetilen mi?
Her türlü azgınlık ve sapkınlık yapılacak, suçlu müslüman olacak!...
Gazetelerde ve dergilerde azgın ve sapkın toplulukların, kalemlerin haberleri ve yazıları öyle duruyor.
Emin Çölaşan, Reha Muhtar, Uğur Dündar, Oktay Ekşi, Ali Kırca ve cemaatleri bilinmez değil.
Ne zaman Türkiye’de demokratik biçimde sandıktan çıktıysa Müslümanlar , kiminin ifadesiyle hâkim olduysa, hep kandırılmış, partileri kapatılmış, süründürülmüştür.
Bu güne dek, denk bütçeyi ilk kez kim yapabilmiş?
Ortak havuzla rant hortumlarını kim kesmişti?
Vatan Millet Sakarya edebiyatı yapanlar, banka soygunlarını nasıl gercekleştirmişti?
Kutlu Süleyman, kaç kere gidip kaç kere gitmişti?
Hükümetler ve devlet, Aydın Doğan'ın dediğinden dışarı mı, çıkardı?
TÜSİAD olmak üzere racon kesenleri unutmadık.
Herkes bilsin ki menfaat uğruna amuda kalkanlar, her kılığa girebilir, dün olduğu gibi.
Kimin ne kadar Müslüman olduğunu, kimin münafık olduğunu biz anlayamayız.
Doğru...
Allâh (CC) Kelâmı ortada, Sünnet ortada.
Ne zaman bir olay ortaya çıksa, biz ancak o zaman anlarız.
Peki, Türkiye’de Müslümanları rahatlatacak, onların haklarını güvence altına alacak bir yasa yapıldı mı?
Herkes diyor ki başörtüsü yasağı kaldırıldı.
Yok öyle bir şey!
Başörtüsünün serbest olduğunu güvence altına alan bir kanun var mı?
Kanun yok, yönetmelikler var.
O da başka bir iktidar gelirse kaldırılır; yine eskisi gibi olur.
Müslüman ferasetli olmalı.
Ne zaman hamle yapacağını bilmeli.
Her söylenene inanmamalı, her gücün arkasından koşmamalı.
Siyaseti, hukuku ve geleceğini doğru okumalı.
Müslümanların hakları, yalnızca bir iktidarın iyi niyetine bırakılmamalı; sağlam hukuki güvencelerle korunmalıdır.
Türkiye’de bir zamanlar Müslümanlar Masonların arkasından koştular.
Türkiye’de bir zamanlar Müslümanlar FETÖ terör örgütünün arkasında koştular.
Şimdi durumları ortadadır.
Geçmişten ders çıkarmak, aynı hataları bir daha yapmamak gerekir.
Müslüman, kimin peşinden gittiğini, kime güvendiğini ve hangi adımı ne zaman atacağını iyi düşünmelidir.
Feraset, yalnızca yaşananları sonradan anlamak değil, tehlikeyi önceden görebilmek ve ona göre hareket edebilmektir.
Asıl mesele, birilerinin arkasından gitmek değil; hakikatin, adaletin ve ilkelerin arkasından yürümektir.