seks hikayesi seks hikayesi escort beylikdüzü beylikdüzü escort esenyurt escort avcılar escort esenyurt escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü travesti beylikdüzü escort şirinevler escort beylikdüzü escort
Bugun...


Devran Sinanoğlu

facebook-paylas
EZBERLERİ BOZAN BİR İL BAŞKANI
Tarih: 21-10-2026 00:02:00 Güncelleme: 21-10-2026 00:02:00


 

Siyasetçi değilim, siyaset yapmayı da bilmem ama siyasetsizde kalmam. Tüm partilere eşit mesafedeyim. Politikacıları pek tanımam, diyalogum da zayıftır. 

Bugüne kadar hiçbir siyasetçiye şakşaklık, dalkavukluk yapmadığım, el pençe durmadığım, kişiliğimden, onurumdan taviz vermediğim, omurgasızca davranmadığım için pek bilinmem ve sevilmem. Hatta bir Milletvekilinin ofisine çocuklar ve eğitim için gittiğimde bile oradaki herkese hoşgeldin diyen vekil beni es geçecek kadar tanınmayan, bilinmeyen ilmi siyaset cahiliyim. 

Ana konuya geçmeden önce yukarıdaki kelamları etmemin nedeni siyasetçilerden şahsım için bir beklentim yok fakat ülke ve toplum için beklentim çok. 

Siyasetin acımasız tarafları çoktur. Siyasetin dini, imanı, vicdanı, kıblesi, merhameti, insafı, vefası, vatanı, toprağı, kimliği yoktur. Siyasette tek bir gerçek vardır, o da çıkardır. Suni ilişkilerle, menfaat peşinden koşan politikacıları gördükçe tiksindim ve uzak durmaya çalışarak, siyasette hep temkinli yaklaştım. 

Diyarbakır siyasetinde yıllardır değişen yalnızca isimler oluyor. Siyaset sahnesinin dili ve işleyişi ise yerinde sayıyor. 

Samimiyetten uzak, halkın menfaatlerini göz ardı eden, ben merkezli, yalan, hile, çıkar, menfaat siyaseti yapan ve kendi vicdanını temize çekmek için Şeyhülislâmlık yapıp, bunun adına da siyaset dedikleri yapıya pek uymayan birçok il başkanı, polikacı  gördüm. 

Tanıdıklarım hepsi başkaydı fakat bu İL BAŞKANI BAMBAŞKA 

Diklenmeden dik durmasını bilen, nezakete dikkat eden, pek kibir taşımayan, mütevazı, pek eyvallahı olmayan ve belki de en önemlisi siyaseti kapalı salonlarda, odalarda değil de, sahada halkla beraber yapmak isteyen, sırtını sahip olduğu güce, oturduğu koltuğa değil, kendine inanarak ve güvenerek yapan/yapmak isteyen bir il başkanı.

Kalıpları kıran, birazda kendi tarzını oluşturmaya gayret eden, tarzını uygulamaya çalışan, gönüllere girmeyi meyleden, suni gündemlerden çok realist konularla ilgilenen, magazin ve popülist konu ve konuşmalardan kaçınan, medyatik olmayan bir il başkanı 

İnsanlar artık sadece konuşan, vaat sıralayan ve makamının arkasına sığınan siyasetçiler görmek istemiyor. Sahaya inen, halkı dinleyen, sorunlara çözüm arayan ve gerektiğinde alışılmış siyasi kalıpların dışına çıkabilen isimler arıyor. Çünkü siyasette asıl farkı yaratan, koltuğun gücü değil, o koltuğa oturan kişinin ortaya koyduğu iradedir. Bu iradeyi sahaya yansıtmaya çalışan bir il başkanı 

Bir il başkanını farklı kılan, taşıdığı unvanın ağırlığı değil; ortaya koyduğu irade, kurduğu iletişim, halkla diyaloğu, VERDİĞİ SÖZÜ TUTMASI, güven kazanması ve siyasette kazandırdığı yeni bakış açısıdır. Mahallî siyasette iz bırakmak ve halk tarafından güven kazanmak isteyen bir il başkanı.

Türkiye'nin yerel siyasetinde en çok ihtiyaç duyulan şeylerden biri de ayrıştıran değil birleştiren, ELEŞTİRİDEN KORKMAYAN VE ELEŞTİRİYİ DE DÜŞMANLIK OLARAK GÖRMEYEN bir siyasi anlayıştır. Gazetecilere, esnafa, çiftçiye, kadına, işçiye, yaşlıya "bizim eksikliklerimizi söyleyin, yol gösterin, hatamızı bize anlatın, eleştirin bizi" diyen ve bu medeni cesareti gösterecek kadar özgüveni yerinde olan bir il başkanı 

"Bize oy verenin de vermeyenin de kapısını çalacağız." Deyip insan, fikir, siyasi tercih ayrımı yapmadan politik ufku açık olan bir il başkanı 

Bu cümle sıradan bir siyasi açıklamanın ötesinde, üzerinde durulması gereken bir sorumluluk tarifidir. Çünkü demokratik siyasetin en önemli sınavlarından biri, yalnızca kendisine destek verenlerle değil, farklı düşünen insanlarla da iletişim kurabilmektir. Seçmenin tercihine saygı duyan, vatandaşı ötekileştirmeden, hizmetin dışında kimsenin bırakılmaması gerektiğine inanan bir il başkanı 

Diyarbakır’ın kimliğine ve toplumsal hassasiyetlerine dikkat etmesi, vatandaşla Kürtçe konuşması, basına ana dilinde demeç vermesi, şehrin dilsel ve kültürel gerçekliğiyle, doku uyuşmazlığı yaşamayan bir il başkanı.

"Ben kendime eşbaşkan aramıyorum. Davul benim boynumda, tokmağı başkasının elinde bir başkan değilim" diyen ve siyasi iradesinin ipotek altında olmadığını, kişilerin değil, partisinin şemsiyesi altında olduğunu, birilerinin çıkarı, menfaati için koşturmayacağını, birilerinin talimatı ile iş yapmayacağının kodlarını veren bir il başkanı 

Bahsettiğim kişi görev tebliğ edilen ve bugün yüz  dört gündür il başkanlığını yürüten nevi şahsına münhasır çiçeği burnunda AK Parti Diyarbakır il başkanı Hamit Sümer'dir. 

AK Parti Diyarbakır il başkanlığının 17.10.2026 tarihinde Güneydoğu Gazeteciler Cemiyetinde düzenlemiş olduğu "Basın Buluşması" programında il başkanı Hamit Sümer siyasetiçi kimliğiyle değil de, Diyarbakır'ın bir evladı olarak konuşacağını söylemişti. Konuşmasının ana konusu süreçle ilgili parti bayrağı, sloganı olmadan Cumhurbaşkanına teşekkür mitingi düzenlemekti. Verdiği demeç her ne kadar insani, pak duygularla söylenmiş olsa da ve haklılık payı olduğu kabul edilse de, siyasi iklim açısından, zamanlama konusunda yanlıştı. Çünkü;
1) Teşekkür, yapılan bir işin güzel veya iyi sonuçlanmasından sonra yapılan bir eylemdir. 

2) Türkiye şuanda doğum sancısı çekiyor. Çocuk ölümü, dirimi doğacak henüz belli değil. 

3) Bölgede Kayyımlar hala duruyor ve Belediyeleri yönetiyorlar. Vatandaş soruyor bu yöneticiler suçluysa niye cezaevinde değil, suçu yoksa niye görevinin başında değil. 

4) Yasal  adınlar atılmadı ve birçok konunun altı henüz doldurulmadı. (Ana dilde eğitim gibi) 

5) Başta Selahattin Demirtaş olmak üzere birçok fikir, düşünce işçisi,  hala içerde.

Maddeleri artırabiliriz. Süreçle ilgili Türkiye'nin ve bölgenin ana konularını detaya girmeden anlatmaya çalıştım. Böyle bir atmosferde kendinizi, sizden olmayanlara inandıramazsınız. Güvenin oluşması için halk somut adımlar atılmasını bekliyor

Hamit bey gayet samimi birşey söyledi. Fakat sosyal medya kanallarında farklı yorumlandığı gibi bazı konularda haksız eleştirilere de maruz kaldı. 

Sayın Sümer tahminime göre düşündüklerini tam anlamıyla ifade edemedi. Şöyle birşey deseydi." Sayın Erdoğan, Sayın Bahçeli ve Sayın Bakırhan'ın katılımıyla bölgede partizanlık yapmadan, toplumsal mutabakat mitingi yapalım. Hem şer odakları bertaraf olsun hem de süreç ivme kazansın, idarecilerin eli güçlensin." Bence mevcut siyasi duruma daha uygun olurdu. 

Hamit Sümer'in kendine has tarzı var. Mesela resmi giyinmeyi pek sevmez, onu sürekli takım elbiseyle ve karavatlı görmezsiniz. Olduğu gibi görünmek isteyen biri, doğal halini seven, kendiyle barışık biri olduğu izlenimini veriyor. Bu da onun yapmacık olmadığını, içiyle dışının bir olduğunu (siyasi kimliğinden bağımsız, kişilik olarak söylüyorum) gösteriyor. 

Siyaset; çok fonksiyonlu bir mecradır. Dikkatli ve hassas olmak, dengeleri korumak gereken bir kulvardır. 

Şahsi görüşüme göre birileri onu yanlış bilgilendiriyor. 657'ye tabii birini parti yönetimine alması sonra çıkarması, yönetim kurulunda ki bazı kişileri çıkarması, yeni kişileri eklemesi, yürütme kurulu üyelerinde değişikliğe gidilmesi gibi durumun veya durumların uzaması halinde, kendisini ve ana kademesini yıpratır. Yönetim kurulunda kalender insanlar olduğu gibi onunla aynı çizgide olmayan kişilerde var. 

Siyasi libasını çıkartıp, insan nazarında baktığımızda onurlu bir kişiliğe sahip, kalender, duygu yüklü biri. Konuşup, dertleşebileceğiniz ve insani olarak size yardımcı olabilecek biri ama siyasi ceketini giydiğinde bazen bazı şeyleri unutabiliyor, erteletebiliyor bu da onun siyasi hanesine eksi olarak yazılıyor. 

Kendisi siyasi bir gelenekten geliyor. Bildiğim kadarıyla bugüne kadar muvazzaf olarak bir fiil siyaset yapmadı fakat siyasetsizde kalmadı. Yüz günlük karnesine baktığımızda, bir kaç husus dışında eleştirilecek veya övülecek  çok konu yok. Mahali siyaset arenasında güven kazanmak istiyorsa halkın teveccühünü kazanması lazım. 

Siyasetçiler pek eleştirilmeyi sevmezler. Etraflarında ki dalkavukçularından, pohpohlandıkları için biri onları eleştirdiklerinde bu eleştiri onlar için yapıcı dahi olsa uykudan uyandırılmış gibi refleks gösterebiliyorlar, tepki verebiliyorlar. 

YALANLARLA UYUTULMUŞ BİRİNİ, SİZ GERÇEKLERLE UYANDIRIRSANIZ TEPKİ ALIRSINIZ VE SİYASETTE BAŞKASININ DOLMUŞUNA BİNEN, İSTEMEDİĞİ DURAKTA İNER.

Kendisi birçok siyasetçiden farklı olarak eleştirilere açık biri olduğunu söyledi, bu yönüyle taktir edilebilir. 

Gönül kazanmadan insan kazanılmaz, insan kazanmadan seçim kazanılmaz. 
 
Umarım çizgisinde sapma olmaz, adı farklı konularla anılmaz.

Kendisine, yönetimine ve diğer siyasi parti il başkanlarına ve yönetimlerine başarılar diliyorum.



Bu yazı 70 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI