|
Tweet |
Murat Çene
Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Kervanpınar (Arzoxlî) Mahallesi’nde yapılması planlanan GES projesine karşı yurttaşların başlattığı direnişe destek ziyaretinde bulunan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, proje alanında incelemelerde bulundu. Ziyarete belediye meclis üyeleri, ekoloji örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile mahalle sakinleri katıldı.
Kervanpınar Köyü Koruma Platformu öncülüğünde bir araya gelen kadınlar, gençler ve çocuklar, Sarılar Caddesi’nden santralin yapılması planlanan alana kadar yürüdü. Yürüyüşte, “Antik Ğırap Şehri ve köyümüz sermayeye kurban edilmesin” yazılı pankart taşındı.
“Toprağımızı ve yaşam alanlarımızı istemiyoruz”
Yürüyüşün ardından konuşan mahalleli kadınlar, GES projesinin yaşam alanlarına, hayvancılığa ve tarım arazilerine zarar vereceğini belirterek projeye karşı olduklarını ifade etti. Mücadeleyi birlikte sürdüreceklerini vurgulayan kadınlar, “Geleceğimiz ve toprağımız söz konusu. Birlikte mücadele edersek geleceğimizi kurtarırız” dedi.
Bucak: Hukuki süreç tamamlanmadan sahaya giriliyor
Eşbaşkan Serra Bucak, konuşmasında devam eden yargı sürecine, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporlarına ve bilirkişi incelemelerine dikkat çekti. Hukuki süreç tamamlanmadan şirketlerin iş makineleriyle alana girmesini eleştiren Bucak, çalışmalara kolluk kuvvetlerinin eşlik ettiğini belirtti.
Bölgede yaşayan yurttaşların aylardır projeye karşı mücadele ettiğini söyleyen Bucak, bilirkişi raporlarında henüz tam olarak ölçülmediği belirtilen hususlar bulunduğunu aktardı. GES kurulmak istenen alanın yerleşim yerlerine yakın olduğunu ve köylülerin hayvanlarını otlattığı mera alanlarını kapsadığını ifade eden Bucak, bölge halkının geçim kaynaklarının tehlikeye girdiğini söyledi.
İdari yargı süreci devam ederken şirketlerin alana girmeye çalışmasına tepki gösteren Bucak, “Burası herkesin toprağı, suyu ve ortak malıdır” ifadelerini kullandı.
“Bölgede ikinci bir göç yaşanabilir”
Bucak, 1990’lı yıllardan bu yana bölgede yaşanan göçlere değinerek GES projesinin bölge halkını yeniden yerinden edilme riskiyle karşı karşıya bırakabileceğini belirtti. Köylerini terk etmek zorunda kalan insanların bu kez ekolojik tahribat nedeniyle geçim kaynaklarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Bucak, ÇED raporlarının bölgenin gerçeklerini dikkate alması gerektiğini söyledi.
Bölgede şirketlerin benzer raporlarla projelerini hayata geçirmeye çalıştığını savunan Bucak, yerel yönetimler ve kent dinamikleri olarak bilime ve doğaya aykırı olduğunu düşündükleri projelere karşı duracaklarını kaydetti.
Arkeolojik sit alanı için inceleme çağrısı
Projenin tarihi miras üzerindeki olası etkilerine de dikkat çeken Bucak, bilirkişi raporlarında GES kurulmak istenen tepenin arkasında arkeolojik sit alanı bulunduğuna ilişkin uyarılar yer aldığını belirtti.
Bölgede kapsamlı bir inceleme yapılması gerektiğini vurgulayan Bucak, arkeologların, üniversitelerin bilim kurullarının ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurullarının alanda inceleme yapması çağrısında bulundu. Bucak, halkın tarihi ve kültürel mirasının korunmasının önemine işaret ederek projeye karşı direniş ve dayanışmayı sürdüreceklerini ifade etti.
Yurttaşlardan yetkililere çağrı
Proje alanında incelemelerde bulunan yurttaşlar ise şirketin iş makineleriyle kazı çalışmaları yürüttüğünü ve bölgedeki tarihi dokunun zarar gördüğünü ileri sürdü. İlgili bakanlıklara çağrıda bulunan yurttaşlar, tarihi alanın korunması ve olası tahribatın önlenmesi için acil adım atılmasını istedi.