seks hikayesi seks hikayesi escort beylikdüzü beylikdüzü escort esenyurt escort avcılar escort esenyurt escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü travesti beylikdüzü escort şirinevler escort beylikdüzü escort
Bugun...


Nurullah Yiğit

facebook-paylas
İki Devlet Anlayışının Sessiz Savaşı
Tarih: 21-10-2026 00:03:00 Güncelleme: 21-10-2026 00:03:00


 

Türkiye’de yaşanan kavganın yalnızca bir iktidar-muhalefet meselesi olduğunu düşünmüyorum. Mesele bundan daha derin. Bu, tarih, kimlik, devlet anlayışı ve medeniyet tasavvuru üzerinden yürüyen uzun bir hesaplaşmadır.

Altı asırlık Osmanlı yalnızca toprak bırakmadı. Bir devlet aklı, bir toplum hafızası, bir inanç ve medeniyet dünyası bıraktı. Cumhuriyet ise kendi kurumlarını, kendi insan tipini ve özellikle laiklik ekseninde yeni bir devlet anlayışını inşa etti. Bu iki güçlü tarihî damar, er ya da geç karşı karşıya gelecekti.

Bugün yaşananlara biraz da buradan bakmak gerekiyor. Bir tarafta geçmişiyle bağını koparmak istemeyen, Osmanlı’dan devraldığı medeniyet hafızasını diri tutmaya çalışan bir toplum damarı; diğer tarafta Cumhuriyet’in Kemalist ve laik devlet anlayışını vazgeçilmez gören güçlü bir gelenek var.

Bana göre bugünkü gerilim yalnızca partilerin, liderlerin ya da seçimlerin kavgası değildir. Daha derinde, “Bu ülkenin ruhu hangi istikamette yürüyecek?” sorusunun kavgasıdır.

Fakat burada çok önemli bir ayrım yapmak gerekir: Hükümet başka, devlet başkadır. Hükümetler gelir, gider; seçim kazanır, seçim kaybeder. Devlet ise milletin asırlara yayılan hafızasıdır. Bir siyasi kadronun kendisini devletin yerine koyması da, başka bir kesimin devleti yalnızca kendi ideolojisinin mülkü sayması da doğru değildir.

Bugün yaşananları, Osmanlı ile Cumhuriyet’in basit bir kavgası olarak değil; Türkiye’nin “Ben kimim, hangi medeniyete aidim ve geleceğimi hangi değerler üzerine kuracağım?” sorusuna verdiği sancılı cevap olarak okuyorum.

Ve sonunda şuna inanıyorum:

Devlet hükümeti yenecektir.

Çünkü hükümetlerin ömrü sandık kadardır; devletin ömrü ise milletin hafızası kadar.

Ne Osmanlı’nın mirası yok sayılarak Türkiye anlaşılır, ne Cumhuriyet’in yüz yıllık birikimi silinerek gelecek kurulabilir.

Milletin devlet aklı galip gelmek zorundadır.

Benim gönlümün hangi tarafta olduğu sorulursa da cevabı uzun değil:

Devlet-i Aliyye tarafındayım; biraz tarih, biraz vefa meselesi.



Bu yazı 68 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI