Bugun...


Mehmet Zeki Özer

facebook-paylas
Gençlik Karanlığa Terk Edilmemeli!..
Tarih: 19-10-2026 00:04:00 Güncelleme: 19-10-2026 00:04:00


 

Diyarbakır'a bir çağrımız var!

Ey kadim şehrin insanları!

Ey Mezopotamya’nın hafızasını yüreğinde taşıyan Diyarbakırlılar!

Bugüne kadar Diyarbakır’ı terörle, korkuyla ve baskıyla ele geçiremeyenler, bugün pırıl pırıl gençlerimizin geleceğini başka karanlık yollarla kuşatmaya çalışıyor. Uyuşturucu, bahis, kumar ve insanı kendi özünden uzaklaştıran bağımlılıklar, gençlerimizin hayatına sızarak onları karanlık bir geleceğe sürüklüyor.

 Gençliğimizin geleceği tehdit altında! Peki, biz, bu tehlike karşısında sessiz mi kalacağız?

 Evlatlarımızın göz göre göre bu karanlığa sürüklenmesine nasıl göz yumacağız?

Gelin, geleceğimiz olan gençlerimizi hep birlikte bu karanlık bataklıktan kurtaralım!

Diyarbakır, sıradan bir şehir değildir.

Burası Mezopotamya’nın hafızası, medeniyetlerin buluştuğu kadim bir coğrafya, tarihin taşlara nakşedildiği bir medeniyet beşiğidir. Surlarıyla direnişin, kültürüyle zenginliğin, ilmiyle irfanın ve insanıyla kardeşliğin şehridir.

Böylesine köklü bir geçmişe sahip olan Diyarbakır’ın gençleri, uyuşturucunun, bahis oyunlarının ve bağımlılıkların dar sokaklarına mahkûm edilemez.

Diyarbakır gençliğinin yolu uyuşturucuya, kumara ve bağımlılığa değil; tarihe, medeniyete, bilime, kültüre ve ilme çıkmalıdır.

Bu gençler, geçmişin mirasını geleceğe taşıyacak olan nesildir. Onlar, Diyarbakır’ın yarınlarını inşa edecek mimarlar, doktorlar, öğretmenler, bilim insanları, sanatçılar ve düşünürlerdir. Onların ellerinde kuponlar değil kitaplar, zihinlerinde kaybetmenin korkusu değil öğrenmenin heyecanı, yüreklerinde umutsuzluk değil geleceğe dair inanç olmalıdır.

Peki, bu kadar derin bir tarihe ve güçlü bir medeniyet birikimine sahip olan Diyarbakır’da, bugüne kadar türlü zorluklara rağmen ayakta kalmayı başaran gençlerimizin uyuşturucuya, fuhşa, kumara ve yasa dışı bahis ağlarına teslim edilmesine nasıl izin verebiliriz?

Onların geleceğinin karartılmasına nasıl göz yumabiliriz?

Gençlerimizin geleceği tehlike altındadır. Bu tehlikeye karşı hep birlikte mücadele etme zamanıdır!

Bazen bir toplumun geleceğini tehdit eden şey, yalnızca sokaklarda görülen tehlikeler değildir.

Bazen tehlike, bir telefon ekranında başlayan masum bir merakın, küçük bir kazanç hayalinin ve bitmek bilmeyen bir kazanma arzusunun ardına gizlenir.

Bugün gençlerimizin karşısına kimi zaman şu sözlerle çıkılıyor:

“Bir kupon yap, zengin ol!”

“Bir maç bil, paranı katla!”

“Bir kez daha dene, kaybettiğini geri al!”

İlk başta küçük bir heyecan, ardından kazanma umudu, sonra kayıplar… Kayıpların ardından borçlar, gizlenen gerçekler, aileden saklanan acılar ve kaybedileni geri kazanma hırsı…

İnsan bazen para kazanacağını düşünürken huzurunu, ailesinin güvenini ve geleceğini kaybedebilir.

 Birkaç dakikalık heyecan uğruna yıllarını, hayallerini ve sevdikleriyle arasındaki güven bağını tehlikeye atabilir. Kumar ve bahis, insana kolay kazanç vaat ederken onu zamanla daha büyük kayıpların içine çekebilir.

Bir gencimiz uyuşturucunun pençesine düştüğünde bir ailenin yüreği yanar. Bir evladımız kumar ve bahis bağımlılığına sürüklendiğinde yalnızca maddi varlığı değil, huzuru, umutları ve hayatla kurduğu bağ da zarar görebilir. Bir annenin gözyaşı, bir babanın çaresizliği, bir kardeşin sessiz üzüntüsü bazen bir toplumun görmezden geldiği büyük bir yaranın habercisidir.

Bu nedenle mesele yalnızca birkaç gencin yanlış tercihlerinden ibaret değildir. Mesele, bir şehrin geleceği; bir toplumun vicdanı ve yarınlara bırakacağı mirastır.

Bu yüzden sessiz kalamayız!

Anne babalar evlatlarıyla konuşmalı, onları yalnızca yanlışlarından dolayı uyarmakla kalmamalı, dertlerini dinlemelidir. Öğretmenler gençlere yol göstermeli; âlimlerimiz, kanaat önderlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve yerel yöneticilerimiz el ele vererek ortak bir mücadele yürütmelidir.

Uyuşturucu satıcılarına devlet elli ile oynan kumar ve yasa dışı kumar ağlarına karşı kararlı, etkili ve hukuka uygun bir mücadele yürütülmelidir.

 Gençlerimize sporun, eğitimin, kültürün, sanatın ve meslek edinmenin kapıları açılmalıdır. Onlara yalnızca ne yapmamaları gerektiği anlatılmamalı; neler başarabilecekleri de gösterilmelidir.

Bir genci karanlıktan uzaklaştırmanın yolu, önüne yalnızca engeller koymak değil, ona aydınlık bir yol göstermektir.

Bir gerçeği  asla unutmamalıyız: Bağımlılıkla mücadele eden gençlerimizi aşağılamak, dışlamak ve damgalamak çözüm değildir.

Onlar bizim evlatlarımızdır. Onları karanlığa iten sebepleri anlamak, ihtiyaç duyduklarında profesyonel desteğe ulaşmalarını sağlamak ve yeniden ayağa kalkabileceklerine inanmalarını desteklemek zorundayız.

Bir gencin hatası, onun bütün hayatının sonu olmamalıdır.

Bir kez düşen bir insanın bir daha ayağa kalkamayacağını düşünmek, umudu daha baştan yok etmektir.

Asıl mesele, düşeni kaldırmak, kaybolana yol göstermek ve hiçbir gencin kendisini yalnız hissetmediği bir toplum inşa etmektir.

Gençlerimizi kaybetmek istemiyorsak onlara yalnızca nasihat değil umut, yalnızca eleştiri değil destek, yalnızca yasak değil gelecek sunmalıyız.

Bu şehir, nice zorluğun içinden geçmiş; nice acıya, nice sınanmaya tanıklık etmiştir. Tarihi boyunca kültürüyle, ilmiyle, irfanıyla ve insanıyla var olmuştur.

Önümüzde duran sorumluluk, bu mirası yalnızca geçmişten gelen bir hatıra olarak yaşatmak değil, onu gençlerimizin hayatında yeniden yeşertmektir.

Çocuklarımızı tarihimizi öğrenmeye, kültürümüzü tanımaya, bilime yönelmeye, okumaya, düşünmeye ve üretmeye teşvik etmeliyiz.

Onlara bu kadim şehrin yalnızca geçmişte büyük bir medeniyetin parçası olmadığını, gelecekte de insanlığa değer katabilecek bir potansiyele sahip olduğunu anlatmalıyız.

Diyarbakır’ın asıl zenginliği yalnızca taş surları, tarihi yapıları, kadim sokakları ve geçmişten kalan eserleri değildir.

Bu şehrin asıl zenginliği; düşünen, sorgulayan, üreten, öğrenen ve insanlığa fayda sağlayan gençleridir.

Bir şehir, yalnızca binalarının yüksekliğiyle, yollarının genişliğiyle veya ekonomik büyüklüğüyle ölçülmez. Bir şehrin gerçek büyüklüğü, yetiştirdiği neslin niteliğinde, gençlerinin bilime ne kadar yöneldiğinde, kültürüne ne kadar sahip çıktığında, tarihini ne kadar tanıdığında ve insanlığa ne kadar katkı sunduğunda saklıdır.

Diyarbakır’ın büyüklüğü, içinde yetişen gençlerin ne kadarının bilime, kültürüne, tarihine ve medeniyetine sahip çıktığıyla ölçülür.

İşte bu yüzden bugün hepimize büyük bir sorumluluk düşüyor.

 Gençlerimizin geleceğini uyuşturucuya, kumara, yasa dışı bahse ve bağımlılığa teslim etmemek için el birliğiyle hareket etmeliyiz. Onların hayallerini korumalı, yeteneklerini keşfetmelerine yardımcı olmalı ve önlerine umut dolu bir gelecek koymalıyız.

Gelin, Diyarbakır’ın tarihine yakışır bir dayanışma sergileyelim. Gelin, gençlerimizin elinden tutalım.

 

 Gelin, evlatlarımızı karanlığın insafına bırakmayalım. Her bir gencimizin hayatının değerli olduğunu, her birinin yeniden başlayabileceğini ve her birinin bu şehrin geleceğinde önemli bir yere sahip olduğunu gösterelim.

Unutmayalım ki bugün koruyamadığımız bir gençlik, yarın onarmakta zorlanacağımız yaralara dönüşebilir.

Bugün eğitimle, sevgiyle, dayanışmayla ve doğru destekle güçlendirdiğimiz gençler, yarın Diyarbakır’ın en büyük gururu olacaktır.

Ey Diyarbakır sevdalıları!

Geleceğimizi korumak için bugün harekete geçelim.

Gençlerimizi karanlığa değil aydınlığa, bağımlılığa değil özgürlüğe, umutsuzluğa değil başarıya yönlendirelim.

 Diyarbakır’ın yarınları, bugün gençlerimizin ellerinde şekilleniyor.

Gençliğini koruyamayan bir şehir, geleceğini de koruyamaz. Gençliğine sahip çıkan bir şehir ise tarihini geleceğe taşır.

Diyarbakır’ın tarihine, medeniyetine ve insanlık mirasına yakışan da budur.

Gençlerimizi yaşatalım, umutlarını büyütelim ve geleceğimizi hep birlikte koruyalım!

Diyarbakır’ın gençliği bizim geleceğimizdir; geleceğimize sahip çıkmak ise hepimizin sorumluluğudur.



Bu yazı 133 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI