|
Tweet |
Mehmet Zeki Özer
“Tarihin dönüm noktası: Türkiye Mutabakatı”
AK Parti 6. ve 7. Dönem MKYK Üyesi Alaattin Parlak, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yaşanan gelişmeyi “Tarihin Dönüm Noktası: Türkiye Mutabakatı” olarak nitelendiren Parlak, Türkiye açısından tarihi bir günün kayıtlara geçtiğini ifade etti.
Kırk yılı aşkın süredir milletin kanayan yarası olan terörün kökünden sökülmesi yolunda kritik adımlardan birinin TBMM’de tamamlandığını belirten Parlak, teklifin 468 kabul oyuyla yasalaşmasının yalnızca bir yasal düzenlemenin kabulü olmadığını söyledi.
Parlak, bu sonucun devlet ve milletin ortak iradesini, toplumsal uzlaşıyı ve beka meselesindeki kararlılığı ortaya koyduğunu belirterek, TBMM’de ortaya konulan yüksek iradenin gelecek yüzyılların Türkiye’sini inşa edecek tarihi bir başlangıcın temelini oluşturacağını ifade etti.
“Cumhuriyet tarihinin en köklü sorunlarından biri bitiyor”
Cumhuriyet tarihinin en köklü sorunlarından birinin artık sona erme sürecine girdiğini belirten Parlak, yıllardır milletin bağrında kanayan ve nesiller boyu ağır bedeller ödeten terör sorununun tarih sahnesinden silinme noktasına geldiğini kaydetti.
Parlak, açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi:
“Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana en ağır, en maliyetli ve en derin sorunlarından biri bugün TBMM’de atılan tarihi adımla birlikte kapanış sürecine girmiştir. Silahların susturulması, örgütün tasfiyesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi yönünde atılan bu adım; millî iradenin, devlet aklının ve millet vicdanının ortak zaferidir. Artık Türkiye, kendi enerjisini kendi geleceğine yönlendirebilecek bir döneme adım atmaktadır.”
Düzenlemenin niteliğine dikkat çekti
Parlak, kabul edilen yasanın niteliğinin de sürecin dikkat çekici unsurlarından biri olduğunu belirtti.
Silahların tamamen bırakılması ve örgütün fiili varlığının sona erdiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi şartına bağlı, geçici ve istisnai bir düzenleme olarak tasarlanan teklifin; adaletin korunması ve toplumsal barışın güçlendirilmesini hedeflediğini ifade etti.
Düzenlemenin af niteliği taşımadığını vurgulayan Parlak, net şartlara ve denetim mekanizmalarına bağlı bu çerçevenin devletin bekasını merkeze alan bir anlayışın ürünü olduğunu söyledi.
“TBMM’deki geniş uzlaşı umut verici”
TBMM Genel Kurulu’nda ortaya çıkan geniş uzlaşının sürecin en umut verici yönlerinden biri olduğunu dile getiren Parlak, farklı siyasi geleneklerden gelen partilerin ortak bir zeminde buluşabilmesinin Türkiye demokrasisinin olgunluğunu gösterdiğini ifade etti.
Parlak, “Milli iradenin temsil edildiği bu çatı altında birlik ve beraberlik ruhunun egemen olması, toplumsal uzlaşının mümkün olduğunun en somut kanıtıdır. Devlet ile millet arasındaki bağın güçlenmesi, işte böyle anlarda görünür hale gelir” dedi.
“Kardeşlik bu sürecin anahtar kavramıdır”
Toplumsal bütünleşmenin kalıcı barışın temeli olduğuna dikkat çeken Parlak, Türkiye’nin tüm kesimlerinin ortak gelecek etrafında buluşmasının önemine vurgu yaptı.
Parlak, “Türk’üyle, Kürt’üyle, her kesimiyle 86 milyonun aynı çatı altında, aynı vatan toprağında, aynı geleceğe yürüyebilmesi; terörün yarattığı kutuplaşmayı geride bırakmanın en etkili yoludur” ifadelerini kullandı.
Toplumsal bütünleşmenin yalnızca bir slogan olmadığını belirten Parlak, bunun kalıcı barışın temeli olduğunu, devlet-millet birlikteliğinin de bu zeminde anlam kazandığını söyledi.
“Türkiye’nin zayıf noktası ortadan kalkıyor”
Türkiye’nin terör meselesi nedeniyle uzun yıllar boyunca önemli bir zafiyet alanıyla karşı karşıya kaldığını belirten Parlak, bu meselenin dış mihraklar ve yabancı istihbarat örgütleri tarafından istismar edildiğini savundu.
Bu zafiyet üzerinden Türkiye’ye baskı kurulmaya, iç barışın bozulmaya ve milli birliğin zedelenmeye çalışıldığını ifade eden Parlak, gelinen noktanın bu oyunun sona erdiğini gösterdiğini belirtti.
Parlak, “Silahların tamamen bırakılması ve örgütün fiili varlığının sona erdirilmesiyle birlikte, Türkiye’nin bu zayıf noktası ortadan kalkmaktadır. Artık hiç kimse, hiçbir dış güç, bu meseleyi Türkiye’ye karşı bir koz olarak kullanamayacaktır” dedi.
“Beka anlayışımız yeniden güçleniyor”
Terör sorununun geride bırakılmasının Türkiye’nin beka anlayışını da güçlendireceğini belirten Parlak, bekânın yalnızca bir güvenlik kavramı olmadığını söyledi.
Ülkenin bütünlüğü, milletin huzuru ve gelecek nesillerin güvenli bir ortamda yaşama hakkının da beka çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Parlak, “Terör, yıllarca bu beka anlayışına meydan okumuştur. Bugün ise Türkiye, o tehdidi geride bırakma iradesini hukuki bir çerçeveye oturtmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
“Yasanın kabulü yeni bir başlangıç”
Yasanın kabulünün sürecin sonu değil, yeni bir başlangıç olduğunu belirten Parlak, önümüzde sahadaki tespit ve teyit süreçleri, uygulama mekanizmaları ve toplumsal uyum adımlarının bulunduğunu kaydetti.
TBMM’de ortaya konulan iradenin yolun doğru yönde ilerlediğini gösterdiğini ifade eden Parlak, birlik ve beraberlik ruhuyla atılacak her adımın Türkiye’yi daha güçlü, daha huzurlu ve daha kardeş bir ülke yapacağını söyledi.
Parlak, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Türkiye, terörün her türlü izini geride bırakarak tarihe gömecek, birlik, kardeşlik ve dayanışma içinde daha güçlü yarınlara yürüyecektir. Milletimizin birlik ve dirliği, devletimizin bekası, şehitlerimizin emanet ettiği bu vatanın huzuru için atılan bu tarihi adımın hayırlı olmasını diliyorum. Türk’üyle, Kürt’üyle, hep birlikte Türkiye’yiz.
Türkiye Yüzyılı, terörsüz bir Türkiye, terörsüz bir bölge, daha güçlü ekonomi ve daha fazla demokrasi ile taçlanacaktır.”