|
Tweet |
Mehmet Zeki Özer
Kayapınar Talaytepe Mahallesi Necmettin Erbakan Bulvarı üzerinde bulunan çok katlı bir iş merkezinde 23 Ağustos gecesi saat 23.06’da çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin yaklaşık 6 saat süren müdahalesi sonucu kontrol altına alındı.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda, Kayapınar İtfaiye Şubesi’ne bağlı ekiplerin yangın ihbarının ardından saat 23.07’de 6 araç ve 18 personelle istasyondan çıkış yaptığı, ekiplerin saat 23.15’te olay yerine ulaştığı belirtildi.
Yangının büyüklüğü nedeniyle Bağlar ve Yenişehir itfaiye şubelerinden de destek ekipleri bölgeye sevk edildi. Müdahaleye toplam 12 araç ve 34 personel katılırken, söndürme çalışmalarında yaklaşık 100 ton su kullanıldığı bildirildi.
Yangın, 24 Ağustos saat 05.20’de tamamen söndürüldü.
15 KİŞİ SAĞLIK EKİPLERİNE BAŞVURDU
Yangın sırasında 6 yurttaş ile müdahale esnasında dumandan etkilenen ve yaralanan 9 itfaiye personeli sağlık ekiplerince tedavi altına alındı.
İtfaiye ekiplerinin müdahalesi sırasında binada mahsur kalan 2 hayvanın da kurtarıldığı belirtildi.
YANGININ ÇIKIŞ NOKTASI BELİRLENDİ
Belediyenin yayımladığı raporda, ilk incelemelere göre yangının plazanın B Blok 3’üncü katında bulunan bir iş yerinin mutfak balkonunda başladığı ifade edildi.
Güvenlik kamera görüntüleri ve olay yerinde yapılan incelemeler sonucunda, teras bölümünde istiflenen kartonların üzerine köz, kül, sigara izmariti, kâğıt veya benzeri yanıcı maddelerin düşmüş olabileceği ihtimali üzerinde durulduğu kaydedildi.
Ancak raporda, yangının kesin çıkış nedeninin henüz belirlenmediği ve incelemelerin devam ettiği vurgulandı.
RAPORUN PAYLAŞILMA BİÇİMİ TARTIŞMA YARATTI
Yangınla ilgili resmi raporun kamuoyuna açıklanması bilgi edinme ve şeffaflık açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirilirken, raporun basın kuruluşlarıyla paylaşılma biçimi de tartışma konusu oldu.
Yangının ardından Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı Mehmet Candar’ın bazı basın yayın organlarına olayla ilgili açıklamalarda bulunduğu, yangının çıkışına ilişkin değerlendirmelerini basın mensuplarıyla paylaştığı belirtildi.
Basın kuruluşları da söz konusu açıklamaları haberleştirerek kamuoyuna duyurdu.
Ancak yangının ardından hazırlanan resmi raporun belediyenin kendi yayın kanalları üzerinden kamuoyuna açıklanması, basın kuruluşlarının bilgiye erişimi konusunda soru işaretlerine neden oldu.
“BASIN SADECE DEMEÇ İÇİN Mİ MUHATAP ALINIYOR?”
Ortaya çıkan tablo, kamu kurumlarının basınla iletişim politikasına ilişkin yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi.
Kamu kurumlarının özellikle kamuoyunu yakından ilgilendiren olaylarda bilgi paylaşımında basın kuruluşlarına eşit ve düzenli erişim sağlaması gerektiği ifade edilirken, “Kurum yöneticileri açıklama yaparken basın muhatap alınıyor ancak resmi rapor yayınlandığında neden aynı şekilde bilgilendirme yapılmıyor?” sorusu gündeme geldi.
Yangında yurttaşların ve itfaiye personelinin yaralanması, çok sayıda aracın ve personelin müdahalede bulunması nedeniyle olayın kamuoyu açısından önem taşıdığına dikkat çekiliyor.
Bu nedenle eleştiriler, basının yalnızca yöneticilerin demeçlerini aktaran bir mecra olarak görülmemesi, resmi bilgi ve belgelerin paylaşımında da basın kuruluşlarının sürece dahil edilmesi gerektiği yönünde yoğunlaşıyor.
ŞEFFAFLIK TARTIŞMASI
Belediyenin yangınla ilgili raporu kamuoyuyla paylaşması olumlu bir adım olarak değerlendirilirken, şeffaflığın yalnızca kurumun internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden yapılan açıklamalarla sınırlı kalmaması gerektiği belirtiliyor.
Kamuoyunun bilgiye ulaşmasında önemli bir rol üstlenen basın kuruluşlarının, resmi raporlar ve yeni gelişmeler konusunda zamanında ve eşit şekilde bilgilendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Yangının kesin çıkış nedenine ilişkin incelemeler sürerken, tartışmanın bundan sonraki aşamasında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin yangınla ilgili bilgi ve belgeleri basın kuruluşlarıyla hangi yöntemle paylaşacağı merak konusu oldu.
Kamuoyunun ve basın kuruluşlarının beklediği yanıt ise şu:
Yangınla ilgili hazırlanan tüm resmi bilgi ve belgeler basın kuruluşlarıyla eşit ve şeffaf biçimde paylaşılacak mı?