|
Tweet |
Mehmet Zeki Özer
Parti içerisinde alınan kararlar doğrultusunda ilk olarak Şanlıurfa'nın Bozova ilçesindeki eş başkanın görevden alınmasının ardından, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Doğan Hatun'un da görevden alınması dikkat çekti.
Görev değişiklikleriyle birlikte parti tabanında ve kamuoyunda farklı değerlendirmeler yapılırken, bazı kesimler Doğan Hatun'un görev süresi boyunca yeterli bir yönetim sergileyemediğini savunuyor.
Eleştirilerde, özellikle kar yağışıyla mücadele, ilaçlama çalışmaları, asfalt hizmetleri ve belediyedeki personel alımlarına ilişkin uygulamalar öne çıkarılıyor.
Ayrıca Van'da yaşanan olaylar sırasında Doğan Hatun'un gözaltına alınış şekli de eleştirilere konu oluyor.
Öte yandan, parti içinde daha kapsamlı bir özeleştiri sürecinin başlaması gerektiğini savunan görüşler de dile getiriliyor.
Bu değerlendirmelerde, uzun yıllar cezaevinde kalan kişilerin yeniden siyasal süreçlerde etkin rol almaya başlamasının gelecekte nasıl sonuçlar doğuracağının zamanla görüleceği ifade ediliyor.
Aynı değerlendirmelerde, geçmişte dağlarda yaşamını yitiren gençler, sürgünde yaşayanlar, yakınlarından uzak kalanlar ve uzun yıllar cezaevlerinde kalan kişilerin yaşadığı zorluklara dikkat çekiliyor.
Bu fedakârlıkların ardından bugün görev yapan bazı belediye yöneticileri ve milletvekillerinin halktan uzak, ayrıcalıklı bir yaşam sürdürdüğü yönündeki eleştiriler de dile getiriliyor. Eleştirilerde, geçmişte ağır bedeller ödeyen insanların mücadelesi üzerinden siyaset yapılmaması gerektiği vurgulanırken, kamu görevinde bulunan herkesin hesap verebilir olması gerektiği belirtiliyor.
Siyasi partilerde daha güçlü bir denetim ve özeleştiri mekanizmasının işletilmesi gerektiğini savunan görüşlerde, makam sahiplerinin güç ve ayrıcalık duygusuna kapılmaması gerektiği ifade ediliyor.
Yazıda ayrıca bu yaklaşımın yalnızca DEM Parti ile sınırlı olmadığı belirtilerek, diğer siyasi partiler için de benzer eleştiriler dile getiriliyor.
Özellikle geçmişte çeşitli partilerde görev yapan bazı il ve ilçe başkanları hakkında kamuoyuna yansıyan adli soruşturmalar ve yolsuzluk iddiaları hatırlatılarak, tüm siyasi partilerde şeffaflık, hesap verebilirlik ve halk iradesine dayalı bir yönetim anlayışının güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Siyasi gözlemciler ise yerel yönetimlerde yaşanan bu gelişmelerin önümüzdeki dönemde parti içi tartışmaları ve yerel siyaset üzerindeki etkilerini daha görünür hale getirebileceğini değerlendiriyor.