|
Tweet |
Mehmet Zeki Özer
Önergelerde, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle ücretlerin hızla eridiği, tam zamanlı çalışan birçok kişinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı belirtilerek, çalışan yoksulluğunun Türkiye'nin en önemli sosyal ve ekonomik sorunlarından biri haline geldiği vurgulandı.
Haziran 2026 verilerine göre BİSAM'ın dört kişilik bir aile için açlık sınırını 35 bin 759 TL, TÜRK-İŞ'in ise yoksulluk sınırını 114 bin TL'nin üzerinde hesapladığına dikkat çekilen önergelerde, net asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı ifade edildi. Bu durumun, çalışmanın yoksulluktan kurtuluşun güvencesi olmaktan çıktığını ve milyonlarca emekçinin emeğinin karşılığını alamadığını gösterdiği kaydedildi.
Serhat Eren, yazılı soru önergesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına; çalışan yoksulluğunun mevcut boyutu, asgari ücretin açlık sınırının altında kalmasının nedenleri, konuya ilişkin resmi veriler, ara zam yapılmasına yönelik çalışmalar ile Diyarbakır başta olmak üzere yoksulluğun yoğun yaşandığı illere yönelik özel destek programlarına ilişkin sorular yöneltti.
TBMM'ye sunulan araştırma önergesinde ise çalışan yoksulluğunun nedenlerinin kapsamlı biçimde incelenmesi, ücret politikalarının çalışanların yaşam koşullarına etkisinin araştırılması, yüksek enflasyonun ücret gelirleri üzerindeki sonuçlarının değerlendirilmesi, bölgesel eşitsizliklerin emekçiler üzerindeki etkilerinin ortaya konulması ve çalışanların insan onuruna yaraşır yaşam koşullarına ulaşmasını sağlayacak kamu politikalarının belirlenmesi amacıyla bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması talep edildi.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Türkiye'de sorunun yalnızca işsizlik olmadığını, giderek daha fazla insanın çalışmasına rağmen yoksulluktan kurtulamadığını belirtti. Emeğin karşılığının alınamadığı ve asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı bir düzenin sosyal devlet ilkesiyle ve insan onuruna yaraşır yaşam hakkıyla bağdaşmadığını ifade eden Eren, çalışan yoksulluğunu derinleştiren politikaların tüm yönleriyle araştırılması ve emekçilerin insanca yaşayabileceği adil, kalıcı çözümlerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.