|
Tweet |
Vedat Kardaş
Abakay, cami yapısında geçmişte var olduğu düşünülen ancak bugün izine ulaşılamayan iki kitabenin akıbetinin belirsiz olduğunu belirtti.
Yıllardır süren araştırma: Hiçbir İzine rastlayamadık
Şehir Araştırmaları Merkezi Kurucusu Mehmet Ali Abakay, uzun yıllara yayılan saha ve arşiv çalışmalarına rağmen söz konusu iki kitabe hakkında doğrudan bir kaynağa ulaşamadıklarını ifade etti.
Mehmet Ali Abakay, mevcut literatürde cami içerisinde ve dış cephelerinde birçok kitâbeye dair bilgi bulunduğunu ancak bu iki örneğin boşlukta kaldığını vurguladı.
Araştırmacıya göre, hem yerel kaynaklar hem de seyyah notları incelenmesine rağmen bu kitâbelerin içeriğine ya da akıbetine dair net bir bilgiye ulaşılamadığına dikkat çekti.

Tarihî İhtimaller Gündemde
Şehir Araştırmacısı Mehmet Ali Abakay ve Merkez Ekibi, kesin bir sonuca varılmadığını özellikle belirtmekle birlikte bazı tarihî ihtimalleri değerlendiriyor.
Bu kapsamda öne çıkan varsayımlar şu şekilde sıralanıyor:
1-Kitâbelerin, bölgenin Osmanlı hâkimiyetine geçiş sürecinde değişime uğramış olabileceği,
2-Önceki dönem siyasî güçlerine ait övgü ifadeleri içerdiği için sonradan kaldırılmış olma ihtimali,
3-Safevî–Osmanlı çatışmaları sonrası yaşanan tahribat süreçlerinde zarar görmüş olma durumu,
4-19. ve 20. Yüzyılda bölgeyi ziyaret eden bazı yabancı araştırmacılar tarafından kitâbelerin yerinden sökülerek çalınması.

Şehir Araştırmaları Merkezi Kurucusu, Şehir Araştırmacısı Mehmet Ali Abakay, geçmiş dönemlere ait arşiv fotoğraflarının da tek tek incelendiğini belirtiyor.
Tarihî Husus: Diyarbakır’ın Çok Katmanlı Geçmişi
Tarih boyunca medeniyetin merkezine ev sahipliği yapan Diyarbakır, çok sayıda devlet ve beylik tarafından yönetildi.
Bölge, özellikle 16. yüzyılda Osmanlı hâkimiyetine girdikten sonra önemli bir idarî ve kültürel merkez hâline geldi.
Bu süreçte birçok tarihî yapıda onarım, ekleme ve değişiklikler yapıldığı biliniyor.
Uzmanlara göre bu tür yapılar, farklı dönemlere ait kitabeleri barındırdığı için zaman içinde müdahalelere de açık olabiliyor.
Uzmanlara Çağrı: Arşivler yeniden incelenmeli!..
Abakay, konunun netleşmesi için akademisyenlere, yerel araştırmacılara ve arşiv kurumlarına çağrıda bulunarak, elinde bilgi veya görsel belge bulunanların paylaşım yapmasını istedi:
-Kesin hüküm vermiyoruz ancak ciddî bir boşluk var. Bu boşluğun doldurulması için kolektif bir çalışmaya ihtiyaç duyuluyor.
Cevap Bekleyen Tarihî Soru
Diyarbakır Ulu Cami’de olduğu iddia edilen iki kitabeye dair belirsizlik, şehrin çok katmanlı tarihine dair yeni soruları da beraberinde getiriyor.
Araştırmalar devam ederken, gözler hem arşiv belgelerine hem de olası yeni saha bulgularına çevrilmiş durumda.
Yetkililerle araştırmacılardan istenen destek, belirsiz gizemli boşluğun, yapılacak yeni çalışmalarla aydınlatılabileceği noktasında yardım bekleniyor.
İlk kez gündeme taşınan konu, oldukça gündem oluşturacak, tarihle inançla ilgili özellikler açısından önemli görülüyor.