Bugun...



Engin Yeşil: “Bu süreç bir kesimin değil, 86 milyonun ortak geleceğiyle ilgilidir”

Diyarbakır Ticaret Borsası (DTB) Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Engin Yeşil, yeni çözüm sürecinin hukuki altyapısını oluşturacak çerçeve yasa teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulmasını değerlendirdi. Yeşil, söz konusu gelişmenin Türkiye’nin demokratikleşme süreci, toplumsal barışı ve ekonomik geleceği açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.

facebook-paylas
Tarih: 07-08-2026 10:43

Engin Yeşil: “Bu süreç bir kesimin değil, 86 milyonun ortak geleceğiyle ilgilidir”

 


Mehmet Zeki Özer
Türkiye'nin uzun yıllardır güvenlik, ekonomi ve toplumsal huzur alanlarında ağır bedeller ödediğini ifade eden Yeşil, özellikle Diyarbakır ve bölgenin bu süreçten ekonomik, sosyal ve psikolojik açıdan en fazla etkilenen yerlerin başında geldiğini söyledi. Bu nedenle atılan her olumlu adımın yalnızca güvenlik boyutuyla değil; demokrasi, hukuk, yatırım, üretim ve istihdam açısından da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye’nin temel meselelerinin demokratik siyaset, hukuk devleti ve toplumsal uzlaşı zemininde ele alınmasının ülkenin birlik ve beraberliğini güçlendireceğini ifade eden Yeşil, bunun ekonomik kalkınmayı da hızlandıracağını kaydetti. Demokrasi ile kalkınmanın birbirinden bağımsız olmadığını belirten Yeşil, hukuki güvenin güçlendiği, temel hak ve özgürlüklerin geliştiği bir ortamın yatırım ve üretimin en güçlü güvencesi olduğunu dile getirdi.

Diyarbakır Ticaret Borsası olarak sahada gözlemledikleri en önemli gerçeğin güven ortamı güçlendikçe ekonomik beklentilerin de olumlu yönde değişmesi olduğunu aktaran Yeşil, sürecin ilk günlerinden itibaren iş dünyasında daha güçlü bir umut ikliminin oluştuğunu, yatırım ve ticarette hareketlilik gözlemlediklerini söyledi. Bunun, toplumsal barışın ekonomi üzerindeki doğrudan etkisini ortaya koyduğunu ifade etti.

Ekonominin güven ortamını sevdiğini belirten Yeşil, hukuki öngörülebilirliğin artması, belirsizliklerin azalması ve demokratik kurumların güçlenmesinin yatırım kararlarını, üretimi, ihracatı ve istihdamı doğrudan etkilediğini belirterek, "Kalıcı güven ortamı, kalıcı yatırım demektir." dedi.

“Diyarbakır büyük bir ekonomik potansiyele sahip”

Diyarbakır’ın tarım, hayvancılık, gıda sanayi, lisanslı depoculuk, organize sanayi, lojistik ve dış ticaret alanlarında güçlü bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çeken Yeşil, yıllardır yaşanan belirsizlikler, güvenlik kaygıları ve yatırım ortamındaki kırılganlıklar nedeniyle bu potansiyelin tam anlamıyla ekonomiye yansıtılamadığını söyledi. Bugün en önemli fırsatın bu potansiyeli üretime, istihdama ve ihracata dönüştürmek olduğunu ifade etti.

Bölge için en stratejik alanlardan birinin tarım olduğunu belirten Yeşil, çatışmalı süreçten en fazla etkilenen alanların başında kırsal ekonominin geldiğini kaydetti. Üretim alanlarının daralması, kırsaldan kentlere göç, tarımsal verimlilikte yaşanan kayıplar ve yatırım eksikliğinin tüm bölge ekonomisini olumsuz etkilediğini belirten Yeşil, huzur ortamının güçlenmesiyle birlikte tarımda modernleşme, sulama yatırımları, katma değerli üretim, gıda sanayisi ve lisanslı depoculuk alanlarında önemli bir dönüşüm yaşanabileceğini ifade etti.

“İstihdam ve genç nüfus için önemli fırsatlar doğacak”

Sürecin en önemli ekonomik kazanımlarından birinin istihdam olacağını dile getiren Yeşil, özellikle genç nüfus için yeni iş alanlarının oluşmasının, girişimciliğin güçlenmesinin ve üretime dayalı kalkınmanın hızlanmasının bölgenin geleceği açısından hayati önem taşıdığını belirtti. Gençlerin umudunu güçlendiren her adımın aynı zamanda toplumsal barışı da güçlendireceğini söyledi.

Toplumsal meselelerin demokratik yöntemlerle çözülmesinin, farklılıkların zenginlik olarak görülmesinin ve toplumsal barışın güçlenmesinin şehirlerin sosyal hayatını, kültürel dinamizmini ve ulusal ile uluslararası yatırım algısını olumlu etkileyeceğini belirten Yeşil, huzur ortamının turizmi, ticareti ve şehir ekonomisini canlandıran en önemli unsur olduğunu ifade etti.

“Bölgesel ticaret güçlenebilir”

Bölgenin coğrafi konumunun önemli avantajlar sunduğunu belirten Yeşil, Irak ve Suriye başta olmak üzere komşu pazarlarla ticaretin gelişmesi, lojistik altyapının güçlenmesi ve bölgesel ekonomik entegrasyonun artmasıyla Diyarbakır’ın yalnızca bir üretim merkezi değil, aynı zamanda önemli bir ticaret ve dağıtım merkezi haline gelebileceğini söyledi. Güven ortamının güçlenmesiyle bölgenin dış ticaret kapasitesinin de önemli ölçüde artacağını ifade etti.

İş dünyası olarak bölgenin enerjisinin çatışmaya değil üretime, belirsizliğe değil yatırıma, umutsuzluğa değil kalkınmaya yönelmesini istediklerini belirten Yeşil, Diyarbakır’ın sorununun potansiyel eksikliği değil, mevcut potansiyelin yıllardır istenilen düzeyde değerlendirilememesi olduğunu kaydetti. Önümüzdeki dönemde kamu yatırımlarının, özel sektör yatırımlarının ve finansmana erişim imkanlarının güçlenmesinin büyük önem taşıdığını söyledi.

Açıklamasının sonunda sürecin toplumun tamamını ilgilendirdiğini vurgulayan Yeşil, "Bu süreç bir kesimin değil, 86 milyonun ortak geleceğiyle ilgilidir. Toplumsal huzurun güçlenmesi, yatırım ortamının iyileşmesi, üretimin artması ve istihdamın büyümesi ülkemizin tamamına olumlu yansıyacaktır." ifadelerini kullandı.

Yeşil, temennilerinin sürecin güçlü bir hukuki zemin üzerinde ilerlemesi, demokratikleşmeyi desteklemesi, toplumsal barışı kalıcı hale getirmesi ve ekonomik kalkınmaya güçlü bir ivme kazandırması olduğunu belirterek, Diyarbakır ve bölgenin geleceğinin huzurun, demokrasinin, hukukun, üretimin ve yatırımın birlikte güçlendiği bir anlayışla daha aydınlık olacağını sözlerine ekledi.




Bu haber 304 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER DİYARBAKIR Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI YUKARI