Bugun...



Ergin’den Çerçeve Yasa Mesajı: “Artık Çocuklarımızın Geleceğini Geçmişin Acılarına Mahkûm Etmemeliyiz”

Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Abdurrahman Ergin, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”a ilişkin yazılı açıklama yaptı. Ergin, yasanın kabulünü “barış ve kardeşlik yolunda önemli bir eşik” olarak nitelendirirken, sürecin daha geniş bir toplumsal mutabakata dönüştürülmesi çağrısında bulundu.

facebook-paylas
Tarih: 12-08-2026 12:31

Ergin’den Çerçeve Yasa Mesajı: “Artık Çocuklarımızın Geleceğini Geçmişin Acılarına Mahkûm Etmemeliyiz”

 

Mehmet Zeki Özer
Türkiye’de yaklaşık yarım asırdır yaşanan şiddet, çatışma, acı ve gözyaşının ardından önemli bir eşiğin aşıldığını belirten Ergin, TBMM Genel Kurulu’nda 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oyla yasalaşan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”un ülke ve millet için hayırlı olmasını diledi.

Ergin, açıklamasında Saadet Partisi milletvekillerine ve Genel Başkan Mahmut Arıkan’a teşekkür ederken, farklı siyasi partilerden “kabul” oyu veren milletvekilleri ile sürecin olumlu sonuçlanması için gayret gösteren siyasi parti genel başkanlarına da teşekkür etti.

Farklı siyasi görüşlerin demokrasinin gereği olduğunu ifade eden Ergin, insan hayatı, toplumsal huzur, kardeşlik ve Türkiye’nin geleceği söz konusu olduğunda ortak zeminde buluşabilmenin siyasetin en büyük sorumluluklarından biri olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin kendi meselelerini kendi Meclisi’nde, kendi hukukuyla ve millet iradesiyle çözebilecek kudrete sahip olduğunu belirten Ergin, kalıcı barışın yalnızca güvenlik meselesi olarak görülmemesi gerektiğini; adalet, hukuk, demokrasi, ekonomik kalkınma, istihdam, eğitim ve sosyal dayanışmanın da sürecin ayrılmaz parçaları olduğunu kaydetti.

Diyarbakır’dan özellikle çağrıda bulunan Ergin, çocukların geçmişin acılarına mahkûm edilmemesi gerektiğini belirterek, gençlerin silahların değil eğitimin ve üretimin peşinden gitmesi için mevcut imkânın değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Ergin’in açıklamasının tamamı şöyle:

Türkiye’de yaklaşık yarım asırdır yaşanan şiddet, çatışma, acı ve gözyaşının ardından bugün önemli bir eşik aşılmıştır.

“Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”un, TBMM Genel Kurulu’nda 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oyla yasalaşmasını memnuniyetle karşılıyor, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyoruz.

Öncelikle bu kanunun kabulü yönünde irade ortaya koyan Saadet Partisi milletvekillerimize ve süreç boyunca Türkiye’nin huzuru ve toplumsal barış için sorumluluk üstlenen Genel Başkanımız Sayın Mahmut Arıkan’a teşekkür ediyoruz.

Aynı şekilde, farklı siyasi partilerden “kabul” oyu vererek bu sürecin Meclis zemininde ilerlemesine katkı sunan milletvekillerine ve sürecin olumlu sonuçlanması için gayret gösteren siyasi parti genel başkanlarına da teşekkürlerimizi iletiyoruz.

Farklı siyasi görüşlere sahip insanların aynı mesele üzerinde farklı düşünmesi demokrasinin gereğidir. Ancak mesele; insan hayatı, toplumsal huzur, kardeşlik ve Türkiye’nin geleceği olduğunda ortak bir zeminde buluşabilmek, siyasetin en büyük sorumluluklarından biridir.

Genel Başkanımız Sayın Mahmut Arıkan’ın TBMM Genel Kurulu’nda ifade ettiği gibi, Türkiye kendi meselelerini kendi Meclisi’nde, kendi hukukuyla ve millet iradesiyle çözebilecek kudrete sahiptir.

Türkiye’nin geleceğini; çatışmanın, şiddetin, kutuplaşmanın veya dışarıdan dayatmaların değil, Meclis’in, hukukun, adaletin, istişarenin ve millet iradesinin belirlemesi gerektiğine inanıyoruz.

Bu nedenle bugün kabul edilen yasayı bir son değil, daha büyük bir sorumluluğun başlangıcı olarak görüyoruz. Bizim ölçümüz bellidir: Hayra motor, şerre fren olmak.

Bu süreç konusunda endişe taşıyan vatandaşlarımızın kaygılarını da önemsiyoruz. Hiç kimse soru işaretleri veya itirazları nedeniyle suçlanmamalıdır. Ancak böylesi önemli bir meselede kararımızı söylentiler, korkular veya siyasi yorumlar üzerinden değil; kanunun gerçek hükümleri ve Türkiye’nin güvenliği açısından ortaya koyduğu imkânlar ve riskler üzerinden vermek gerekir.

Bölgemizde ve dünyada yaşanan gelişmeler de Türkiye’nin iç huzurunu ve toplumsal dayanışmasını her zamankinden daha önemli hâle getirmiştir.

Farklılıklarımız üzerinden kırılganlaşan değil, farklılıklarını kardeşlik içinde taşıyabilen güçlü bir Türkiye’nin; dış müdahalelere ve bölgesel hesaplara karşı daha dirençli olacağı açıktır.

Bu nedenle kalıcı barışı yalnızca güvenlik meselesi olarak görmüyoruz. Adalet, hukuk, demokrasi, ekonomik kalkınma, istihdam, eğitim ve sosyal dayanışma da bu sürecin ayrılmaz parçalarıdır.

Hiçbir vatandaşımız kendisini bu sürecin kaybedeni olarak görmemelidir. Bizim için barış; bir tarafın diğer tarafa üstün gelmesi değil, kardeşliğimizin yeniden güçlenmesi ve Türkiye’nin tamamının kazanmasıdır.

Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Laz’ıyla, Çerkes’iyle; doğusuyla, batısıyla bütün vatandaşlarımızın kendisini bu ülkenin eşit ve onurlu bir parçası olarak gördüğü bir Türkiye istiyoruz.

Diyarbakır’dan özellikle ifade etmek isterim: Artık çocuklarımızın geleceğini, geçmişin acılarına mahkûm etmemeliyiz.

Bir evladımızın daha toprağa düşmemesi, annelerin bir daha evlat acısı yaşamaması, gençlerimizin silahların değil eğitimin ve üretimin peşinden gitmesi için önümüzdeki bu imkânı değerlendirmek zorundayız. Bunun yolu da birbirimizi düşmanlaştırmaktan değil, istişareden, sağduyudan, samimi diyalogdan ve ortak akıldan geçmektedir.

Bugün Meclis’te ortaya çıkan iradeyi daha geniş bir toplumsal mutabakata dönüştürmek hepimizin sorumluluğudur. Bunun için “ben” ve “sen” üzerinden değil, “biz” duygusu üzerinden siyaset yapmayı başarmalıyız.

Türkiye’nin artık yeni bir dili büyütmeye ihtiyacı vardır: Öfke yerine sükûnet, çatışma yerine diyalog, intikam yerine adalet, ayrışma yerine kardeşlik, korku yerine güven, kutuplaşma yerine istişare; Saadet Partisi olarak biz, bu anlayışın takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Bizim meselemiz herhangi bir siyasi partinin başarısı değil, Türkiye’nin başarısıdır. İktidarın da muhalefetin de üzerinde milletimizin hakkını ve Türkiye’nin geleceğini gözetmeye; doğru gördüğümüzü desteklemeye, yanlış gördüğümüzü ise açıkça ifade etmeye devam edeceğiz.

Türkiye’nin çözülmesi gereken daha pek çok meselesi vardır. Ekonomiden adalete, eğitimden tarıma, genç işsizliğinden yoksulluğa kadar her alanda sorumluluk almaya ve çözüm önerilerimizi ortaya koymaya devam edeceğiz.

Çerçeve Yasa’nın ülkemize, milletimize ve bütün halklarımıza hayırlı olmasını diliyor; bu süreçte sorumluluk üstlenen tüm siyasi aktörlere bir kez daha teşekkür ediyorum. Barışın, adaletin ve kardeşliğin yolu açık olsun.




Bu haber 339 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI YUKARI