|
Tweet |
İshak Özer
Hevsel Bahçeleri'ndeki doğal yaşamı uzun yıllardır görüntüleyen fotoğraf sanatçısı Veysi Arcagök, Üniversite Köprüsü yakınlarında Dicle Nehri'nde dikkat çekici bir hareketlilik fark ettiğini belirterek yaşananları şöyle anlattı:
"Bir gece balıkçılı halsiz ve ağır yaralıydı, ölmek üzereydi. Büyükçe bir Fırat kaplumbağası da onun etrafında dönüp duruyordu. Bir fırsatını bularak balıkçılı yakalayan kaplumbağa, avını kaptığı gibi suyun dibine doğru çekerek gözden kayboldu. Kaplumbağanın sudan boynunu uzatarak avını yakalamasıyla ortadan kaybolması bir anda oldu. Bu an o kadar kısa sürdü ki sadece iki kare fotoğraf çekebildim."
Arcagök, birçok kişinin Fırat kaplumbağasının etçil (karnivor) bir tür olduğunu bilmediğini ifade ederek, kara kaplumbağalarının otçul yapısının aksine Fırat kaplumbağalarının ağırlıklı olarak avladıkları ya da ölü buldukları hayvanların etleriyle beslendiğini söyledi.
Sadece Dicle ve Fırat nehirlerinde yaşayan bu türün besin kaynakları arasında balıklar, kurbağalar, tatlı su kabukluları, çeşitli su böcekleri, böcek larvaları ve suda bulunan hayvan leşleri yer alıyor. Besin bulmakta zorlandıkları dönemlerde ise su bitkileriyle de beslendikleri belirtiliyor.
Türkiye'de özellikle Fırat ve Dicle nehir havzalarında bulunan Diyarbakır, Şanlıurfa ve Batman'da görülen Fırat kaplumbağaları, çamurlu ve kumlu sularda gizlenerek avlanıyor. Çok hızlı hareket edebilen bu canlılar, boyunlarını aniden uzatarak avlarını yakalayabilen etkili avcılar arasında yer alıyor.
Yetkililer, koruma altında bulunan nadir ve endemik bir tür olan Fırat kaplumbağasının doğal yaşam döngüsüne müdahale edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Uzmanlar, bu türün doğal ortamındaki beslenme davranışlarının ekosistem dengesinin korunması açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.