|
Tweet |
Vedat Kardaş
İrade Hareketi Genel Başkanı Mimar Dr. M. Cüneyt Kubat, Türkiye’nin terörün sona erdirilmesi ve kalıcı huzurun sağlanması amacıyla yürüttüğü “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kubat, süreç kapsamında örgütlerle gerçekleştirilen temasların “acziyet” olarak değerlendirilmesinin, Türkiye’nin bugün ulaştığı siyasi ve stratejik gücün doğru okunamadığını savundu.
Türkiye’nin bölgesel ve küresel ölçekte diplomatik ağırlığının ve hareket kabiliyetinin arttığını belirten Kubat, “Türkiye’nin örgütlerle masada oturmasını acziyet olarak göstermeye çalışanların ya Türkiye’nin gücünden haberi yok ya da bilerek kaşınıyorlar.” ifadelerini kullandı.
“Masada konuşabilmek zayıflık değil”
Türkiye’nin masaya zayıfladığı için değil, süreci yönetebilecek devlet kapasitesi ve siyasi iradeye sahip olduğu için oturduğunu ifade eden Kubat, temas ve müzakere kavramlarının taviz veya teslimiyet şeklinde yorumlanmasının yanlış olduğunu söyledi.
Kubat, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye masaya güçsüz olduğu için değil, kendi iradesi ve belirlediği şartlar doğrultusunda süreci yönetebilecek güce sahip olduğu için oturmaktadır. Devlet aklı, gerektiğinde sahada mücadele eder; gerektiğinde masada konuşur. Masada konuşabilmek zayıflık değil, sahip olunan gücü siyasi ve diplomatik sonuçlara dönüştürebilme kabiliyetidir.”
“Süreç milli güvenlik ve hukuk çerçevesinde yürütülmeli”
Türkiye’nin terörle mücadelede elde ettiği kazanımların ve devletin sahadaki etkinliğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Kubat, yürütülen sürecin Türkiye’nin egemenliği, milli güvenliği ve hukuk düzeni içerisinde ilerlemesinin esas olduğunu vurguladı.
Kamuoyunda özellikle olası yasal düzenlemelerden kimlerin yararlanabileceğine ilişkin çeşitli değerlendirmeler yapıldığına dikkat çeken Kubat, mevcut şartlarda örgütün üst düzey yöneticilerinin yasadan yararlanmasının mümkün olmadığını savundu.
Kubat, “İmralı dahil olmak üzere örgütün hiçbir üst düzey yetkilisinin, mevcut şartlar altında yasadan yararlanması mümkün değildir. Dolayısıyla Türkiye’nin attığı her adımı peşinen bir taviz, geri adım veya geri çekilme olarak sunmak, kamuoyunu yanlış yönlendirmekten başka bir anlam taşımaz.” dedi.
“Hedef terörün tamamen ortadan kaldırılması”
“Terörsüz Türkiye” sürecinin temel hedefinin terörün tamamen ortadan kaldırılması, silah ve şiddetin siyaset üzerindeki etkisinin sona erdirilmesi ve Türkiye’nin geleceğe daha güçlü şekilde ilerlemesi olduğunu ifade eden Kubat, devletin herhangi bir örgütün şartlarıyla hareket etmediğinin altını çizdi.
Kubat açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Türkiye’nin gücünü küçümseyerek yürütülen her siyasi okuma yanlış sonuç verir. Bugün Türkiye, dünün Türkiye’si değildir. Masaya oturmak teslim olmak değildir; şartları belirleyebilmek güçtür. Türkiye kendi iradesiyle hareket etmekte, kendi güvenliğini ve geleceğini merkeze almakta ve terör meselesini Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin belirlediği çerçevede sonuçlandırmaktadır.”dedi