|
Tweet |
Mehmet Zeki Özer
Önergede, son yıllarda kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine ilişkin soruşturmaların etkinlik, şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından kamuoyunda yoğun tartışmalara neden olduğu belirtildi. Özellikle Rojin Kabaiş, Gülistan Doku, Pınar Gültekin, Nadira Kadirova ve Aleyna Çakır dosyalarında delillerin zamanında ve eksiksiz toplanmadığı, bazı soruşturma işlemlerinin yeterince açık yürütülmediği yönündeki iddialara dikkat çekildi.
Araştırma talebinin gerekçesinde, soruşturma aşamasında verilen gizlilik (kısıtlılık) kararlarının mağdur yakınları ve avukatların dosyalara erişimini sınırlandırdığı, bunun da adalete erişim hakkı ve kamuoyunun bilgi edinme hakkı açısından eleştirildiği ifade edildi. Gizlilik kararlarının kamu vicdanını zedelediği ve yargıya duyulan güveni olumsuz etkilediği vurgulandı.
Önergede ayrıca bazı vakalarda kamu kurumları ve kamu görevlilerinin olası sorumluluklarının yeterince araştırılmadığı yönündeki iddialara yer verildi. Özellikle Gülistan Doku dosyasında olayın üzerinden altı yıl geçtikten sonra bazı kamu görevlilerinin tutuklanmasının, soruşturma süreçlerine ilişkin soru işaretlerini artırdığı belirtildi.
Kadınların yaşam hakkının korunması, şiddetin önlenmesi, soruşturma ve yargılama süreçlerinin etkinleştirilmesi ile ilgili kurumların uygulamalarının incelenmesi gerektiğine işaret edilen önergede, kadına yönelik şiddetle mücadele politikalarının güçlendirilmesi ve ulusal mevzuat ile uluslararası yükümlülüklerin etkin uygulanmasını sağlayacak mekanizmaların oluşturulması çağrısında bulunuldu.
Varli, Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca, kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine ilişkin soruşturmalarda yaşanan sorunların tüm yönleriyle incelenmesi ve gerekli yasal-idari tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasını talep etti.