|
Tweet |
Mehmet Zeki Özer
Saadet Partisi Mardin İl Sorumlusu Fesih Bozan, son günlerde farklı illerden gelen mevsimlik işçilerin maruz kaldığı ileri sürülen saldırılara ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı.
Şırnak’ın Silopi ilçesinden Zonguldak’a çalışmak amacıyla giden mevsimlik tarım işçilerinin bölgeden ayrıldıkları sırada bir grubun saldırısına uğradığına ilişkin görüntülere dikkat çeken Bozan, olayın kamuoyunda endişe yarattığını belirtti.
Bozan, benzer şekilde Düzce’nin Cumayeri ve Gümüşova ilçelerinde çalışmak üzere Mardin’den bölgeye giden Kürt işçilerin de bir grubun ırkçı saldırısına uğradığına ilişkin haberlerin kamuoyuna yansıdığını ifade etti.
“Bu tür iddialar toplumda ırkçı ve ayrımcı zihniyetin ne denli tehlikeli sonuçlara yol açabileceğini göstermektedir” diyen Bozan, olayların münferit kabul edilmesi durumunda dahi provokasyonlara karşı toplumsal hassasiyet gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
“Hiçbir vatandaş kendisini yabancı hissetmemeli”
Türkiye’nin bütün vatandaşların ortak vatanı olduğunu belirten Bozan, insanların memleketi, kimliği, dili veya kökeni nedeniyle ayrımcılığa uğramasının kabul edilemeyeceğini söyledi.
Bozan açıklamasında, “Bu vatanın hiçbir evladı; memleketi, kimliği, dili veya kökeni nedeniyle vatanın hiçbir noktasında kendisini yabancı hissetmemelidir” ifadelerini kullandı.
Farklı illerden geçimini sağlamak amacıyla yola çıkan insanların etnik kimlikleri, kökenleri, dilleri veya yaptıkları iş üzerinden hedef alınmasını kabul etmediklerini belirten Bozan, saldırıların kimlik veya köken temelli olmamasını temenni ettiklerini ancak bu yöndeki iddiaların tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini kaydetti.
“Nefret dilinin normalleştirilmesine izin verilmemeli”
Siyasetçilerin yazılı, görsel ve sosyal medya üzerinden kin, nefret, ötekileştirme ve hedef göstermeye dayalı söylemlerden kaçınması gerektiğini ifade eden Bozan, nefret dilinin toplum içerisinde normalleştirilmemesi çağrısında bulundu.
Bozan, “Hiç kimse Kürtleri potansiyel suçlu ve kendisini bu ülkenin sahibi, Kürtleri ise üvey evlat veya maraba olarak göremez” dedi.
Türkiye’nin farklı kimlik ve inançların ortak vatanı olduğunu belirten Bozan, Türk, Kürt, Arap, Laz, Çerkes, Alevi ve Sünni bütün vatandaşların eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşaması gerektiğini ifade etti.
“Ekonomik imkânlar bölgelere adil şekilde yayılmalı”
Açıklamasında mevsimlik işçiliğin ekonomik boyutuna da değinen Bozan, vatandaşların doğdukları topraklarda insanca yaşayabilecekleri ve ailelerinin geçimini sağlayabilecekleri ekonomik koşullara sahip olması gerektiğini söyledi.
Devletin temel görevlerinden birinin ekonomik imkânların ülkenin bütün bölgelerine adil ve dengeli biçimde yayılmasını sağlamak olduğunu belirten Bozan, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde üretim, tarım, hayvancılık, sanayi ve istihdama yönelik kalıcı kamu yatırımlarının artırılması gerektiğini vurguladı.
Bozan, merhum Saadet Partisi lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın “Herkesin memleketinde karnı doysun” anlayışına atıfta bulunarak, bölgede üretim ve istihdam odaklı yatırımların artırılması çağrısı yaptı.
“Failler kimliğine bakılmaksızın hesap vermeli”
Mevsimlik işçilerin güvenliğinin devlet tarafından güvence altına alınması gerektiğini belirten Bozan, yaşanan saldırı iddialarının şeffaf, etkin ve tarafsız şekilde soruşturulmasını istedi.
Saldırıları gerçekleştirenlerin hangi bölgeden veya hangi kimlikten olduğuna bakılmaksızın hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini vurgulayan Bozan, Doğu ve Güneydoğu illerine çalışmak amacıyla gelen vatandaşlara yönelik olası saldırılarda da aynı hassasiyetin gösterilmesi gerektiğini söyledi.
“Bizim için ölçü, kişinin kimliği veya geldiği bölge değil, insan hakkı ve hukuk olmalıdır” diyen Bozan, mevsimlik tarım işçilerinin can güvenliğinin sağlanması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve benzer olayların tekrarının önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınmasını istedi.
Bozan, açıklamasının sonunda, “Kimden gelirse gelsin, kime karşı yapılırsa yapılsın, birlik ve beraberliğimize zarar veren her türlü ırkçı ve ayrımcı saldırının karşısındayız” ifadelerini kullanarak devleti, güvenlik güçlerini ve ilgili kurumları saldırı iddialarını aydınlatmaya ve sorumluları hukuk önünde hesap vermeye çağırdı.