|
Tweet |
Mehmet Zeki Özer
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Diyarbakır'ın Dicle ve Lice ilçelerini ilgilendiren çevre ve kültürel miras konularında peş peşe girişimlerde bulundu. Eren, Dicle ilçesinde İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. tarafından yapılması planlanan Güneş Enerji Santrali (GES) projesi ile Lice ilçesindeki Bırkleyn Mağaraları'nı tehdit ettiği belirtilen madencilik faaliyetlerini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.
Dicle ilçesinde yaklaşık 4,5 milyar TL yatırım bedeline sahip, 171,012 MWm / 140 MWe kurulu gücündeki GES projesine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına yazılı soru önergeleri sunan Eren, proje alanının Dicle ilçe merkezi ile Yeşilsırt, Bağlarbaşı, Taşağıl ve Biçer mahallelerine yakın konumda bulunduğunu hatırlattı.
ÇED raporunda proje sahasının orman alanları, tarım arazileri, çayır-mera alanları ile içme ve kullanma suyu koruma alanlarıyla ilişkili olduğuna dikkat çeken Eren, yer seçimi, alternatif alanların değerlendirilip değerlendirilmediği, orman ve mera alanlarına etkiler, biyolojik çeşitliliğin korunması, kümülatif çevresel etkiler, iklim değişikliğine bağlı riskler, halkın katılımı, enerji planlaması ve kamu yararı gibi başlıklarda açıklama talep etti.
Konuya ilişkin değerlendirmesinde yenilenebilir enerji yatırımlarına karşı olmadıklarını vurgulayan Eren, "Dicle halkının itirazı güneş enerjisine değil, projenin seçilen konumunadır. Enerji yatırımları kamu yararı gözetilerek, doğayla uyumlu ve halkın katılımını esas alan bir planlamayla hayata geçirilmelidir." ifadelerini kullandı.
Öte yandan Serhat Eren, Lice ilçesinde bulunan Bırkleyn Mağaraları'nı tehdit ettiği belirtilen madencilik faaliyetleriyle ilgili de TBMM Başkanlığına Meclis Araştırması Önergesi sundu. Ayrıca Kültür ve Turizm Bakanı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı tarafından yanıtlanması istemiyle iki ayrı yazılı soru önergesi verdi.
Neolitik Çağ'dan günümüze uzanan yerleşim izleri ile Asur dönemine ait kaya kabartmaları ve kitabeleriyle insanlığın ortak kültürel mirasının önemli parçalarından biri olarak gösterilen Bırkleyn Mağaraları'nın, aynı zamanda karstik yapısı, su kaynakları ve doğal yaşamıyla korunması gereken çok katmanlı bir alan olduğuna dikkat çekildi.
Eren, mahkeme kararı ve bilirkişi raporlarında bölgedeki madencilik faaliyetlerinin doğal ve kültürel miras açısından ciddi riskler taşıdığının ortaya konulduğunu belirterek, buna rağmen ruhsatlandırma ve izin süreçlerinin nasıl yürütüldüğünün kamuoyu tarafından bilinmesi gerektiğini ifade etti.
Meclis Araştırması önergesinde Bırkleyn Mağaraları'nın doğal, arkeolojik ve jeolojik değerlerinin bilimsel yöntemlerle kapsamlı şekilde araştırılması, koruma statüsünün güçlendirilmesi, idari süreçlerin incelenmesi ve alanın UNESCO Dünya Miras Listesi adaylığı için gerekli çalışmaların değerlendirilmesi talep edildi.
Yazılı soru önergelerinde ise koruma statüsüne sahip bir alanda maden ruhsatının hangi gerekçelerle verildiği, ilgili kurumların süreçteki sorumlulukları, yürütülen bilimsel araştırmaların kapsamı ve mağaraların korunmasına yönelik planlanan çalışmalar hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesi istendi.
Serhat Eren, doğal ve kültürel mirasın telafisi mümkün olmayan zararlar ortaya çıktıktan sonra değil, bilimsel veriler doğrultusunda ve koruyucu bir anlayışla güvence altına alınması gerektiğini belirterek, Bırkleyn Mağaraları'nın gelecek kuşaklara aktarılmasının ortak sorumluluk olduğunu vurguladı.