Dicle Üniversitesi, hangi umutlarla kuruldu, bugün hangi noktaya geldi?
Bilimin ve irfanın yuvası olması gereken bir üniversitede neler konuşuluyor, neler yaşanıyor?
Her gelen rektör, giden rektörü aratır hâle geldiyse burada durup düşünmek gerekmez mi?
Dicle Üniversitesi’nin Sayın Rektörüne birkaç sorum var.
Sorularımıza cevap gelirse bu köşe kendisine sonuna kadar açıktır.
Aylardır kendisiyle görüşemiyoruz; telefonuna ulaşamıyor, aramalarımıza cevap alamıyoruz.
Arkasında AK Parti’den milletvekilliği yapmış bir ablasının olması, kamuoyunun sorularına cevap vermeme hakkını, sorumluluğunu ortadan kaldırır mı?
Herkesten hesap soran bir yaklaşım sergilenirken, kardeşi hakkındaki eleştirilere neden bu kadar tepki gösteriliyor?
Sözü fazla uzatmadan sorularımıza geçelim:
1. Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özkan Adıgüzel hakkında ortada konuşulanlar ne oluyor?
Kendisinden istifasının mı istendiği, yoksa görevden alınmasının mı gündemde olduğu konuşuluyor.
Bize ulaşan bilgilere göre, hakkında bir kız öğrencinin şikâyet dilekçesi söz konusu.
Bu iddiaların aslı nedir?
Üniversite yönetimi konuyla ilgili herhangi bir inceleme veya soruşturma başlattı mı?
2. Üniversite hastanesinde hastalardan alınan ücretlerle ilgili bir soruşturma yapıldı mı?
3. Dicle Üniversitesi Hastanesi’nde görev yapan bir profesörün, hastalarını hastane dışında değil, hastanede muayene ettiği; ödemenin hastane veznesine yatırılması gerekirken kendisine ait olduğu veya kiralandığı ileri sürülen bir IBAN hesabına para yatırıldığı yönünde iddialar tarafımıza ulaştı.
Bu iddialarla ilgili herhangi bir inceleme veya soruşturma yapıldı mı?
Üniversite yönetiminin bu konuda kamuoyuna açıklayacağı bir bilgi var mı?
4. Rektörlük basın grubundan üç gazeteci neden çıkarıldı?
Dicle Üniversitesi Rektörlüğü Basın Grubu'nda yer alan üç gazetecinin gruptan çıkarılmasının gerekçesi nedir?
Bu karar sizin talimatınızla mı alındı, yoksa yardımcılarınızın tasarrufu muydu?
Eleştiriye tahammülünüz olsaydı böyle bir karar alınır mıydı?
Bu davranış, geçmişte 28 Şubat döneminde yaşanan baskıcı uygulamaları hatırlatıyor mu?
Yöntemler farklı olsa da ortaya çıkan tablo bakımından arada bir fark var mı?
5. Diyarbakır’da kurucu üyesi olduğunuz bir dernek var mı?
Diyarbakır’da faaliyet gösteren herhangi bir derneğin kurucu üyeliğini yaptınız mı?
Yaptıysanız bu derneğin adı nedir?
6. Akademisyenlik döneminizde başörtülü öğrenciler üzerinde baskı uygulandı mı?
Hocalık yaptığınız dönemde başörtülü öğrencilerimizin başlarını açmaları için baskı söz konusu muydu?
Herhangi bir öğrenciyi başını açmaya ikna etmek amacıyla, kamuoyunda İkna Odaları” olarak bilinen uygulamalara benzer bir sürecin içinde bulundunuz mu?..
Bu soruların her biri, kamuoyunun cevap beklediği konulara ilişkindir.
İddiaların doğruluğu, yapılacak açıklamalar ve varsa resmî soruşturmaların sonuçlarıyla ortaya konulmalı.
Bizim amacımız kimseye peşin hükümle suç isnat etmek değil; Dicle Üniversitesi’nin itibarını, akademik özgürlüğü, şeffaflığı ve kamuoyunun haber alma hakkını savunmaktır.
Sayın Rektöre sorularımız açık.
Bu köşe, vereceğiniz cevaplara ve açıklamalara daim açıktır.
Kamuoyunun merak ettiği bu soruların cevapsız kalmamasını diliyoruz.
Biz, toplum adına ulvî bir görev yapıyoruz.
Umuyoruz ki belirtilenler sizinle ilgili değil, rektörü bulunduğunuz üniversitede bahsedilen durumlar doğruluk payından uzaktır.