Emek, Görevden Alma ve Yatırım Beklentisi
Çoktan beri Diyarbakır’da sağlık alanında olup bitenleri bu sütunlarda sizlerle paylaşmadık.
Bugün, Diyarbakır’ın sağlık gündeminde yaşananları ve çözüm bekleyen meseleleri sizlere aktarmak istiyoruz.
İlk olarak Diyarbakır Diş Hastanesi Başhekimi Dt. Seyithan Bükün ‘nün görevden alınması meselesini ele alacağız.
Dt. Seyithan Bükün: Diyarbakır’a hizmet aşkıyla tutuşan bir hekim.
Dt. Seyithan Bükün, Diyarbakır’a hizmet etme aşkıyla tutuşan, bu şehre gönülden bağlı bir hekim.
Diyarbakır’a âşık olan her insan gibi kendisi de bu şehre hizmet etmek istiyor.
Elbette her insan hata yapabilir; hiç kimse hatadan tamamen masum değildir.
Bildiğimiz kadarıyla Dt. Seyithan Bükün , Sağlık Bakanlığı ve Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü tarafından verilen talimatları uygulayan bir başhekimdi.
Görevden alınma meselesinin geçmişine baktığımızda, geçen yılın ekim ayında, çalışmak istemedikleri belirtilen yaklaşık 70 doktorun önce İl Sağlık Müdürlüğüne, ardından Diyarbakır Valiliğine şikâyette bulunduğu ifade ediliyor.
Bunun üzerine muhakkik görevlendirildi, ifadeler alındı ve bir rapor hazırlandı.
Bu süreçte yalnızca başhekimin değil, İl Sağlık Müdürünün de ifadesine başvurulduğu belirtiliyor.
Hazırlanan raporda ise görevden alma yönünde bir kararın çıktığı aktarılıyor.
Şimdi sormak gerekiyor:
Eğer Dt. Seyithan Bükün ’nun suçu, göreve gelmediği veya işini gerektiği gibi yapmadığı iddia edilen doktorları ve personeli çalıştırmaksa, bu sorumluluk yalnızca başhekime mi aittir?
Sağlık İl Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı da bu sorumluluğun bir parçası değil midir?
"Vatandaş mağdur olmasın." diye gecesini gündüzüne katan, sağlık hizmetlerinin aksamaması için çaba gösteren bir hekimin karşılığının görevden alınmak olması, üzerinde düşünülmesi gereken bir meseledir.
Diyarbakır İl Sağlık Müdürünün de son ana kadar başhekimin arkasında durduğunu biliyoruz.
Bu nedenle yaşananların bütün yönleriyle değerlendirilmesi, emeğin ve hizmet anlayışının göz ardı edilmemesi gerektiğine inanıyoruz.
Diyarbakır Çocuk Hastalıkları
Benim kendi gözlerimle gördüğüm torunum yatıyordu.
Hastanesinde hâlâ koğuş sistemi
Gelelim bir başka önemli konuya:
Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesi
Hastanenin başhekimi ve sağlık çalışanları, bütün zorluklara rağmen adeta mucizeler yaratmaya çalışıyor.
Ancak insanın aklına şu soru geliyor: Yıl 2026 olmuşken Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesinde hâlâ koğuş sistemiyle hizmet verilmesi kabul edilebilir mi?
Odaların her birinde altı hastanın kaldığı, hastaların arasına yalnızca bir perdenin çekildiği bir ortamda sağlık hizmeti sunuluyor.
Bu şartlarda çalışan sağlık personelinin gösterdiği özveri elbette takdire değer.
Fakat mesele yalnızca çalışanların fedakârlığıyla açıklanamaz.
Çocukların, ailelerin ve sağlık çalışanlarının daha uygun koşullarda hizmet alması gerekir.
Bu tablo, sağlık çalışanlarının hangi imkânlar içinde, nasıl bir inançla görev yaptığını gösteriyor.
Ancak Diyarbakır gibi büyük bir şehirde çocuk hastalıkları hastanesinin fiziki şartlarının bu şekilde devam etmesi, iktidar milletvekilleri açısından da üzerinde durulması gereken bir konudur.
Sağlık hizmeti yalnızca hekimlerin fedakârlığıyla yürütülemez; gerekli altyapı ve yatırımlar da zamanında hayata geçirilmelidir.
Diyarbakır sağlık yatırımlarını bekliyor.
Sağlık Bakanlığının Diyarbakır için yeni sağlık yatırımları ve projeler planladığı ifade ediliyor.
Ancak asıl mesele, bu projelerin takip edilmesi ve bir an önce hayata geçirilmesidir.
Ne yazık ki Diyarbakır’ın sağlık yatırımlarını yakından takip edecek, bu konuda güçlü bir irade ortaya koyacak milletvekillerine ihtiyaç duyuluyor.
Şehir Hastanesi bir an önce tamamlanmalı.
Dağkapı’da bulunan Çocuk Hastalıkları Hastanesi ile Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesinin taşınması gündeme alınmalı; bu hastanelerin bulunduğu bölgede 500 yataklı yeni bir hastanenin temeli atılmalı.
Bunun yanında bir Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (ADSM) de yapılmalı.
Bu projelerin Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı nezdinde takip edilmesi, gerekli kaynakların sağlanması ve yatırımların hızlandırılması gerekiyor.
Bunun için yüreği Diyarbakır aşkıyla yanan, şehrine hizmet etmek isteyen ve Ankara’da kapı kapı dolaşarak projelerin peşini bırakmayacak milletvekillerine ihtiyaç var.
İkinci bir şehir hastanesi için de yer bulunduğu ifade ediliyor.
Ancak ortada beklenen hareketlilik yok. Her şeyi Cumhurbaşkanından beklemek doğru değildir.
Cumhurbaşkanının ortaya koyduğu hedefleri takip edecek, şehrin ihtiyaçlarını ilgili makamlara taşıyacak ve hizmet için koşacak olanlar milletvekilleridir.
Diyarbakır’ın sağlık alanında kaybedecek zamanı yok. Şehrin nüfusu, bölgedeki konumu ve sağlık hizmetlerine duyulan ihtiyaç dikkate alındığında, yatırımların daha fazla gecikmeden hayata geçirilmesi gerekiyor.
Diyarbakır’da sağlık denildiğinde konuşulması gereken daha pek çok konu var.
Sağlık sistemi yalnızca İl Sağlık Müdürlüğünden ibaret değil. Dicle Üniversitesi de bu şehrin sağlık alanındaki en önemli kurumlarından biri.
İnşallah önümüzdeki hafta perşembe günü Dicle Üniversitesinde yaşananları ve sağlık alanındaki diğer meseleleri bu sütunlarda ele alacağız.
Şimdiden söyleyelim: Kimse bize randevu vermesin.
Bizim derdimiz randevu almak değil, Diyarbakır’ın sağlık alanında yaşadığı sorunları dile getirmek ve çözüm bekleyen meseleleri kamuoyunun gündemine taşımaktır.
Bugünlük bu kadar.
Çünkü Diyarbakır’ın sağlığı konuşulmayı, sorunları çözülmeyi, insanı ise daha iyi şartlarda sağlık hizmeti almayı hak ediyor.