|
Tweet |
Mehmet Zeki Özer
Âlimler ve Medreseler Birliği (İTTİHADUL ULEMA) tarafından geleneksel olarak düzenlenen Âlimler Buluşması’nın bu yıl 11’incisi gerçekleştiriliyor.
Diyarbakır’ın merkez Yenişehir ilçesinde bulunan Selahaddin Eyyubi Camii Konferans Salonu’nda başlayan ve iki gün sürecek programda, davet çalışmaları, İslam ümmetinin birliği ve davette yeni yöntem ve arayışlar üzerinde duruluyor.
Programın açılışında Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Irak Kürdistanı’ndan Karî Sufyan Abdulkadir El Kurdî’nin okuduğu Kur’an-ı Kerim, dinleyenleri mest etti. Ardından İTTİHADUL ULEMA Genel Başkanı Molla Enver Kılıçaslan açılış konuşmasını yaptı.
Programın açılış ve selamlama konuşmalarında İTTİHADUL ULEMA Genel Başkan Yardımcısı Molla Abdulkuddüs Yalçın, Doç. Dr. Burhan İşliyen, HAMAS yetkililerinden Münir Said ve farklı coğrafyalardan gelen çok sayıda isim söz aldı.
Molla Abdulkuddüs Yalçın: İslam âlemi ağır bir imtihandan geçiyor
İTTİHADUL ULEMA Genel Başkan Yardımcısı Molla Abdulkuddüs Yalçın, konuşmasında İslam âleminin çok ağır ve büyük bir imtihanın içerisinde olduğunu belirtti.
İslam dünyasının bugün her yönden kuşatılmış, çaresiz, zayıf ve aciz bir durumda olduğunu ifade eden Yalçın, Müslümanların çeşitli saldırılara maruz kaldığını söyledi.
Yalçın, “Her yönden saldırı altında, hem hava saldırılarına hem nefislerine hem de dünya esaretine tutsak olmuş durumdadır! Kadınlar, ihtiyarlar, hastalar, zor durumdaki dullar ve yetimler, küçük masum çocuklar, bebekler, hatta anne karnındaki ceninler bile vahşice öldürülüyor, incecik bedenleri paramparça ediliyor. Namusları ayaklar altına alınıyor. Kutsal değerlere, insanlığın onur ve şerefine saldırılıyor ve ayaklar altına alınıyor.” dedi.
Yaşanan zulümlere rağmen İslam âleminin sessiz kaldığını dile getiren Yalçın, en büyük sorunların Allah’ın dininden uzaklaşmak, cehalet, dünyaya bağlılık ve yeni nesillerin dinî değerlerden uzaklaşması olduğunu belirtti.
Yalçın, “Bu musibetlerin en büyüğü ve en acısı ise şunlardır: Allah'tan ve Allah'ın dininden habersiz ve uzak olmak, cehalet ve dünyaya tapmak, yeni neslin Allah'ı tanımaması, dinden ve dinin hükümlerinden uzak olması, aldırmazlık, sadece kendi çıkar ve menfaatlerini düşünüp dünya ve maişet kaygısına düşmek.” ifadelerini kullandı.
İslam âleminin içinde bulunduğu sorunların çözümü için âlimlerin istişare etmesi gerektiğini belirten Yalçın, Müslümanların birlik, fedakârlık ve kardeşlik içerisinde hareket etmesinin önemine dikkat çekti.
Yalçın, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Çare; İslam âleminin âlimlerinin uyanık olmasıdır! Çare; Müslümanların birlik olması, fedakârlık yapması, birbirini sevmesi, düşmanını düşman bilmesi ve tanımasıdır.
Çare; Müslümanların Allah yolunda, Kelime-i Tevhid'i ilan ederek cihat ve gayret göstermesidir. ‘Ey iman edenler! Eğer siz Allah'a yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar.’ (Muhammed, 7)
Bugün gelin, İslam'ın nuruna bakın, başınızı kaldırın. Batı'nın ahlaksızlık tuzaklarından, tozundan ve pisliğinden uzak durun, uyanık olun. Gelin, birbirinize, kardeşlerinize, çocuklarınıza ve gençlerinize sımsıkı sarılın. Kendi çabanızla İslam ahlakını, İslam davasını ihya edin, okullarınızı ve camilerinizi ibadet ve İslam ilimleriyle doldurun ki, bugün kendi halimizi düzeltebilelim.”
Doç. Dr. Burhan İşliyen: İnsanlara ulaşmak için çalışmalıyız
Programda konuşan Doç. Dr. Burhan İşliyen ise bütün bahaneleri bir tarafa bırakarak insanların kalbine giden bir yol bulmak gerektiğini söyledi.
İnsanlara ulaşma yolunda gece gündüz demeden çalışılması gerektiğini vurgulayan İşliyen, bu çabanın insanların uykularını kaçıracak kadar önemsenmesi gerektiğine dikkat çekti.
Münir Said: Gazze her türlü şeyden mahrum bırakılıyor
HAMAS yetkililerinden Münir Said, konuşmasında Aksa Tufanı sürecine, Gazze’de yaşananlara ve Kudüs’ün önemine değindi.
Aksa Tufanı’nın üzerinden yaklaşık üç yıl geçtiğini belirten Said, bu süreçte büyük olayların yaşandığını ifade ederek saldırıların giderek arttığını söyledi.
Gazze’deki insani duruma dikkat çeken Said, “Şu an düşmanımız bütün çirkin soykırımlara ve yollara başvurmaktadır. Şu an görüyorsunuz Gazze, her türlü şeyden mahrum bırakılmaktadır. Havadan, sudan, gıdadan, ilaçtan ve hayati bütün fonksiyonlardan mahrum bırakılmaktadır. Ve şu an Siyonistler, Gazze'lileri ehlimizi tehcir etme yolunda ilerliyorlar.” dedi.
Kudüs’ün Müslümanlar açısından önemine değinen Said, Mescid-i Aksa’nın sahipsiz bırakılmaması ve ziyaret edilmesi gerektiğini belirtti.
Said, “Peygamber Efendimiz Kudüs'e ziyaretin yapılması gerektiğini dile getiriyor. Dolayısıyla nasıl ki annelerimiz, babalarımız buradan oranın kandilleri için yakıt gönderdiler, bizim de orayı ziyaret etmemiz, orayı sahipsiz bırakmamamız gerekiyor. Buradan yapılacak her bir yolculuk, oradaki insanlar için büyük bir moraldir.” ifadelerini kullandı.
Âlimlerin toplum üzerindeki etkisine dikkat çeken Said, halkın bilinçlendirilmesi konusunda âlimlere önemli görevler düştüğünü söyledi.
Said, “Zira yöneticileri de halkı da yönlendiren sizlersiniz. Dolayısıyla halkı da bu konuda ikaz edecek olanlar sizlersiniz. Bu konuda cesaretinizi toplayın. Bu konuda imkânlarınızı kullanın.” dedi.
“Şu an Selahaddinlere ihtiyacımız var”
Mescid-i Aksa, Kudüs, Gazze ve Filistin konusunda toplumun bilinçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Said, Hazreti Ömer ve Selahaddin Eyyubi dönemlerini hatırlattı.
Said, “İnsanları bilinçlendirme noktasında vazife sizin üzerinize düşüyor. İnsanlara Mescid-i Aksa'yı, Kudüs'ü, Gazze'yi, Filistin'i anlatmamız gerekiyor.” diye konuştu.
Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs’ü fethettiği döneme atıfta bulunan Said, günümüzde de benzer bir sorumluluk döneminden geçildiğini belirterek şunları söyledi:
“Şu an Selahaddin Eyyubi'nin dönemidir. Şu an Selahaddinlerin çıkmasının dönemidir. Dolayısıyla onun yolunu izlememiz gerekiyor.
Hazreti Ömer'in, Kudüs'ü fethetmesinin farklı yönleri vardı. Selahaddin Eyyubi'nin dönemiyle aynı değildi. Farklı yollar vardı. Ama şu an çok daha farklı yollar gerekiyor. Selahaddin Eyyubi'nin dönemine benzer bir dönemde yaşıyoruz. Şu an Selahaddinlere ihtiyacımız var. Değerli kardeşlerim hepimiz bir Selahaddin olacağız. Sadece Kürtler içinde bunu söylemiyorum. Araplardan da Selahaddinler çıkması lazım.”
Faysal Celali: İslam davetinde teknoloji kullanılmalı
Âlimler Buluşması’ndaki selamlama konuşmalarında Afganistan İslam Emirliği Büyükelçiliği temsilcisi Faysal Celali Hoca da yer aldı.
Programa katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Celali, günümüz İslam davetinde teknolojinin etkin biçimde kullanılması gerektiğini belirtti.
Teknolojinin yaşamı kolaylaştırırken fikrî ve kültürel yozlaşmaya da yol açabileceğini ifade eden Celali, özellikle çocukların çizgi filmler ve oyunlar aracılığıyla farklı kültürel ve düşünsel etkiler altında kaldığını söyledi.
Celali, İslam davetinin bu imkânlardan hikmetle yararlanması gerektiğini belirterek, “İslami değerleri yayma amaçlı ve ahlakı ve İslam adaletini yayma amacıyla bu araçları kullanmamız gerekmektedir.” dedi.
İslam davetinin yalnızca minberlerde ve mescitlerde anlatılmakla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Celali, kişisel ahlak ve doğruluğun da davetin önemli bir parçası olduğunu dile getirdi.
Celali, “Bazen güzel ahlak, güzel bir davranış, sadık bir amel insanın sözlerine ulaşamayacağı bir yer kaplamaktadır.” ifadelerini kullandı.
Afganistan Müslümanlarının 2001-2021 yılları arasında Avrupa ülkeleri ve Amerika’nın büyük ordularına karşı yürüttüğü mücadeleye de değinen Celali, bu süreci takva ve imanın gücünü gösteren bir örnek olarak değerlendirdi.
Şeyh Muhammed es-Sağir: Mescid-i Aksa için sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz
Uluslararası İslam Peygamberini Destekleme Heyeti Başkanı Şeyh Muhammed es-Sağir de konuşmasında Mescid-i Aksa’nın ve Filistinli Müslümanların içinde bulunduğu duruma dikkat çekti.
Mescid-i Aksa’nın İslam dünyası açısından önemini vurgulayan es-Sağir, “Mescid-i Aksa ilk kıblemiz, ikinci mescidimiz, üçüncü harami şerifimizdir… Maalesef bugün Mescidi Aksa'mız kötü niyetli insanların elindedir ve bugün her gün Aksa'mız kirletiliyor. Bugün 2 milyardan fazla İslam ümmeti 20 yıldır oraya maalesef bir damla su ulaştıramıyor.” dedi.
Gazze’de yaşananları hatırlatan es-Sağir, Müslümanların sorumluluklarını yerine getirip getirmediğini sorguladı.
Es-Sağir, “Allah-u Teala, Müslümanları gücü ve takatince mes'ul kılmıştır. Bizim de Mescid-i Aksa için imkânlarımızı sunmamız lazım. Yoksa mazur sayılmamalıyız. Biz maalesef bu sorumluluğumuzu yerine getiremedik ve bu sorumluluğu yerine getirenler Gazze'deki mücahitlerdir, murabitlerdir.” ifadelerini kullandı.
Ömer Garibu: Suriye’de ciddi şekilde emeğe ihtiyacımız var
Selamlama konuşmalarında Suriye Parlamenterlerinden Ömer Garibu da yer aldı.
Suriye’nin yeni bir dönemden geçtiğini belirten Garibu, Baas rejiminin ardından toplumda önemli değişimlerin yaşandığını ifade etti.
Garibu, “60 yıl aradan sonra Baas rejiminden sonra yeni bir döneme giriş yapmış olmaktayız. Dolayısıyla yeni bir toplumla karşı karşıyayız. Öyle bir toplum ki bıraktığımız gibi değil. Gerçekten de toplum çok değişti. Dolayısıyla âlimlerimizin üzerine çok yük binmiş ve bize destek olmaları gerekiyor.” dedi.
Suriye’de yeniden izzetin tesis edilmesi ve Mescid-i Aksa’ya destek olunması için âlimlerin katkısına ihtiyaç duyduklarını belirten Garibu, katılımcılardan destek istedi.
Musacan Er: Çin, Doğu Türkistan’da 1001 çeşit zulüm ve işkence yapıyor
Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı ve Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar Birliği Başkan Yardımcısı Musacan Er de konuşmasında Doğu Türkistan’daki Müslümanların yaşadığı sorunları gündeme getirdi.
Doğu Türkistan’daki âlimler ve kanaat önderleriyle iletişim kuramadıklarını belirten Er, bölgedeki bazı isimlerin hapishanelerde bulunduğunu söyledi.
Er, “Ama onlar her zaman sizler için dua ediyor ve dua bekliyor.” dedi.
Çin’in 1949’da Doğu Türkistan’ı işgal etmesinden bu yana bölgedeki Müslümanlara yönelik baskıların sürdüğünü savunan Er, milyonlarca Müslümanın hapishanelerde işkence gördüğünü ileri sürdü.
Er, Çin yönetiminin Müslümanları dinlerinden uzaklaştırmayı amaçladığını belirterek, namaz kılmanın ve oruç tutmanın yasaklandığını ifade etti.
Doğu Türkistan halkının can ve mal güvenliğinin bulunmadığını dile getiren Er, bölgenin yer altı ve yer üstü kaynaklarının ele geçirilmesi amacıyla baskı uygulandığını savundu.
Er, “1949'dan bu yana bölge halkı, Müslümanlar, Rabbim Allah, dinim İslam dediği için yok edilmeye mahkûm olmaktadır. Ama hiçbir zaman vazgeçmedi, işgale boyun eğmedi ve bundan sonra boyun eğmeyecek. Filistin nasıl mücadelesine devam ettiyse Doğu Türkistan halkı da mücadelesine devam edecek ve bir gün oradan yine de bağımsız olacağına inandığımız için elimizden gelince mücadelemizde devam ettiriyoruz ve hepimizden destek bekliyoruz, dua bekliyoruz.” diye konuştu.
Afrin Müftüsü Selahaddin Karo: Afrin tekrardan eskisi gibi İslam’a dönecektir
Programda selamlama konuşması yapan Afrin Müftüsü Selahaddin Karo ise Araplar, Kürtler ve Türkler arasında fitne çıkarmak isteyenlere dikkat çekti.
Söz konusu halkların birbirlerine düşman olduğu yönündeki iddialara karşı birlik ve kardeşlik mesajı veren Karo, ortak mirasın İslam olduğunu vurguladı.
Karo, “Bizler Selahaddin Eyyubi'nin torunlarıyız. Bizler omuz omuza, beraber kardeşlerimizle topraklarımızı yenilemek istiyoruz. Bizim mirasımız İslam'dır. Afrin, tekrardan eskisi gibi İslam'a dönecektir. Her ne kadar İslami kimlik yok edilmek istense de biz onun aksini ispatlayacağız. Acılarımız bir, acılarımız derindir. Fakat bizler el ele vereceğiz.” ifadelerini kullandı.
Âlimler Buluşması iki gün sürecek
Türkiye’den ve dünyanın farklı coğrafyalarından âlim ve akademisyenleri bir araya getiren 11’inci Âlimler Buluşması, “Davette Yöntem ve Yeni Arayışlar” temasıyla Diyarbakır’da devam ediyor.
Programda İslam ümmetinin birliği, dinî davetin günümüz şartlarında nasıl yürütülebileceği, teknolojinin davet çalışmalarında kullanılması ve farklı coğrafyalardaki Müslümanların yaşadığı sorunlar üzerine değerlendirmelerde bulunuluyor.