|
Tweet |
Diyarbakır'ın 21 bin nüfuslu Eğil ilçesinde halkın günlük ihtiyaçlarını karşılayabilecek küçük sanayi kompleksinin kurulmasını isteyen kent sakinleri, en ufak tamirat veya araç bakım-onarımı için 50-60 kilometre yol gitmek zorunda kaldıklarını belirterek hem yetkililere hem de yatırımcılara seslendi.
İlçede gerek araç bakım ve onarımı gerek küçük çaplı inşaat malzemeleri ve gerekse ev aletleri tamiri yapılabilecek adres yok. İlçe sakinleri en basit tamir veya malzeme alımında ya Dicle ilçesine ya da Diyarbakır merkeze gitmek zorunda kalıyor.
Eğil'de küçük bir sanayi kompleksinin oluşturulması halinde hem halkın ihtiyaçlarını karşılayabileceğini hem de istihdam oluşturacağını belirten ilçe sakinleri, bu taleplerin karşılanması hususunda yetkililerin seslerini duymasını istiyor.
"Her tamirat için Ergani veya Diyarbakır'a gitmek ayrı bir külfet ve maliyet oluşturuyor"
Aziz Polat
İlçe sakinlerinden Aziz Polat "Küçük bir tamirat için bile Diyarbakır’a gidip geliyoruz. Bir lastik patlasa bile burada bir şey yapamıyoruz. Sanayi konusunda hangi ilçeye gidersen git, muhakkak 10 tane dükkân yan yana belediye yapabilir. Kendi bütçesinden yapsın, kiraya versin. Bunun lastikçisi, elektrikçisi, motorcusu hepsi gelir." dedi.
Polat "Yatırımcılar Eğil'e gelmiyor. Mesela Eğil'in her tarafı taşlık iken kireci neden Mardin'den getireyim? Bir fabrika kurulsa orada 50 tane adam da çalışır. Bir organize sanayi bölgesinin yapılması zor bir şey değil. On tane dükkândır ya. Eğil'in her tarafı bomboş. Bu iş-ofis değil ki hepsi hazine malı." ifadelerini kullandı.
Harun Polat
En basit tamir işi için kilometrelerce yol gitmek zorunda kaldıklarını ve bunun ayrıca bir külfet oluşturduğunu ifade eden Harun Polat "Oto sanayi veyahut ağır sanayi demeyelim de küçük çapta bir sanayi kompleksi olması daha faydalı olur. Mesela beyaz eşya tamiratı… Vatandaş bir buzdolabı, klima, çamaşır makinesi veya bulaşık makinesi arıza verdiğinde Diyarbakır ya da Ergani’ye gitmek zorunda kalıyor. Bu da vatandaşa büyük bir külfet ve maliyet oluşturuyor." şeklinde konuştu.
"Küçük çapta bir sanayi kompleksi oluşturulursa istihdam da meydana gelir"
Küçük çapta oluşturulacak bir sanayi kompleksinin yanında inşaat malzemelerinin satıldığı yerlerin de olması gerektiğini söyleyen Polat, konuşmasının devamında şunları söyledi:
"Mesela ilçede bir camcı yok. Şimdi bana bir cam lazım olsa Diyarbakır’a gitmek zorunda kalıyorum. Bir kaynak işi yaptırmam gerekiyor, onu da burada yaptıramıyorum. Mesela bana derz dolgu lazım, 2 kilo derz dolgu bulamıyorum. Beyaz çimento lazım, bulamıyorum. Ne yapacaksın? İki kilo derz dolgu ya da 5 kilo beyaz çimento için Diyarbakır’a gitmek zorunda kalıyorsun. Küçük çapta bir sanayi kompleksi oluşturulursa istihdam da meydana gelir."
Devlet teşvikli bir uygulama ile birçok alanda işyerlerinin açılabileceğini belirten Polat "Sanayi kompleksinin yapılması belki yetkilileri ilgilendiren bir durumdur. Ancak malzeme satışının yapıldığı yerlerin açılması biraz daha yatırımcıları ilgilendiren bir mevzu. Aslında yatırımcıdan ziyade devlet teşvikli bir sistem de olabilir. Mesela 5-10 tane dükkân yapılır. Sen camcısın, kaynakçısın, marangozsun, oto lastikçisisin, oto tamircisisin, beyaz eşya tamircisisin… şeklinde küçük esnaf desteklenebilir." diye belirtti.
"Büyük projelere hiç gerek yok: iş yapacaklara yer tahsis edilecek, imkân sağlanacak"
Polat "Büyük projelere hiç gerek yok. Mahalli idareyle, yerel yönetimle konuşularak yapılabilecek bir şey. Vatandaş bunu talep ediyor. Bir buzdolabınız bozulduğu zaman Diyarbakır’a gitmek zorunda kalıyoruz. Oradaki servisler de randevu veriyor. Buzdolabını, çamaşır makinesini, bulaşık makinesini veya herhangi bir elektronik cihazı anında tamir ettirme imkânımız yok. Bazen ancak bir hafta sonra geliyorlar. Eğil küçük bir yer. Kişiler 'İş yapamam, dükkânı ayakta tutamam' düşüncesiyle yanaşmıyor. İşte bunun için yerel yönetim ile mevcut idare bir araya gelip gençlere destek verecek. Onlara dükkân açabilecekleri bir yer tahsis edecek, imkân sağlayacak." ifadelerine yer verdi.
Bayram Polat
Bayram Polat ise şöyle konuştu:
"Eğil tarihi bir yerdir. Dolayısıyla burada sanatkâr yetişmiştir. Mesela bir kalaycı arkadaşımız vardı, vefat etti. Şimdi bir vatandaşın kazanı bozulduğu zaman bunu Diyarbakır’a götürecek. Diyarbakır’da kazancılar çarşısına gitmek için ayrı bir masraf etmesi gerekiyor. Eğil'in bir sanat merkezi olması lazım. 100 yıl önce burada kuyumcu, demirci vardı. 100 yıl önce Demiri ham madde olarak işleyip ürün elde ediyorlardı. Fakat şimdi bunlar yok. Bizim burada yapacağımız şey; marangozu, kaynakçısı, değirmencisi, kalaycısı gibi meslekleri yaşatmak olmalı. Bunlar memleketimize lazım. Su tesisatçısı var ama kaynakçı yok. Tamirci ise hiç yok. Biz devletten küçük bir sanayi sitesinin yapılmasını istiyoruz."