|
Tweet |
Bilal Daş
İtalya’nın Torino kentinde, Torino Belediyesi, İnsan Hakları Bölgesel Komitesi ve Piemonte Bölgesel Yönetimi ortaklığında düzenlenen “Ortadoğu’da Barış İçin Bir Perspektif” konferansına Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, DEM Parti milletvekilleri Berdan Öztürk ve Dilan Kunt Ayan ile sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı.
Konferansın açılış oturumunda Torino Büyükşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Michela Favaro, CRT Vakfı üyesi ve Piemonte Dinlerarası Koordinasyon Sözcüsü Giampiero Leo ile Serra Bucak yer aldı.
Bucak’tan kayyım uygulamalarına tepki
Konferansta Kürtçe bir sunum yapan Bucak, yerel yönetimlerin demokratik toplumun inşasındaki rolünü, eşbaşkanlık sistemini, yerel özerkliği ve demokratik katılımı değerlendirdi. Türkiye’de belediyelere yönelik kayyım atamalarına değinen Bucak, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve DEM Partili belediyelerin önceki dönemlerde defalarca kayyım uygulamasıyla karşı karşıya kaldığını belirtti.
Merkezî yönetim ile yerel yönetimler arasındaki yetki ve güç ilişkilerine dikkat çeken Bucak, demokrasinin yalnızca merkezî kurumlar üzerinden kurulamayacağını ifade etti. Demokratik toplumun mahallelerde, köylerde, halk meclislerinde, kadın meclislerinde ve gençlik meclislerinde şekillendiğini vurgulayan Bucak, belediyelerin halkın kendi yaşamını yönetebildiği ve sorunlarına çözüm üretebildiği temel alanlardan biri olduğunu söyledi.
“Belediyecilik, yol ve su hizmetlerinden ibaret değil”
Kürt siyasi hareketinin belediyecilik deneyiminin 1999’da HADEP ile başladığını hatırlatan Bucak, belediyecilik anlayışının zaman içinde altyapı hizmetlerinin ötesine geçtiğini belirtti.
Bucak, kent konseyleri, mahalle meclisleri, kadın merkezleri, kooperatifler, çok dilli hizmetler ve kültür kurumlarının bu dönüşümün önemli bileşenleri olduğunu ifade etti. Halkın karar alma süreçlerine katılımının artırılmasının demokratik siyasetin gelişmesine katkı sunduğunu belirten Bucak, bu yaklaşımın merkezî iktidarla yaşanan gerilimlerin de başlıca nedenlerinden biri olduğunu dile getirdi.
Eşbaşkanlık sistemine vurgu
Sunumunda eşbaşkanlık sistemi ve kadın özgürlüğüne geniş yer ayıran Bucak, 2014’ten bu yana Kürt siyasi hareketinin kazandığı belediyelerde kadın ve erkek eşbaşkanların birlikte yönetim anlayışını benimsediğini söyledi.
Eşbaşkanlık sisteminin yalnızca bir kota uygulaması olmadığını vurgulayan Bucak, bu modelin karar alma ve yönetim süreçlerindeki erkek egemen yapıyı dönüştürmeyi amaçladığını belirtti. Kadın sığınakları, kadın merkezleri, kooperatifler ve kadınların karar mekanizmalarındaki temsiline ilişkin çalışmalara değinen Bucak, yerel yönetimlerin kadınların toplumsal yaşama katılımını güçlendirmede önemli bir rol üstlendiğini kaydetti.
Yerel özerklik ve katılımcı bütçe
Merkezî yönetim ile yerel yönetimler arasındaki bütçe ve yetki paylaşımındaki sorunların toprak, su, enerji, iklim ve hayvan hakları gibi alanlarda yanlış planlamalara yol açabildiğini belirten Bucak, yerel ihtiyaçları esas alan, aşağıdan yukarıya doğru gelişen bir yönetim modelini savunduklarını ifade etti.
Kentlerde farklı halkların ve inanç gruplarının birlikte yaşamasının önemine dikkat çeken Bucak, Kürtlerin, Türklerin, Arapların, Süryanilerin ve Ermenilerin ortak karar alma süreçlerine katılabildiği demokratik bir yerel yönetim anlayışının gerekliliğini vurguladı.
Dünyadaki farklı yönetim deneyimlerinden de yararlandıklarını belirten Bucak, Brezilya’nın Porto Alegre kentinde 1989’da başlayan katılımcı bütçe uygulamasını örnek gösterdi. Bucak, toplumsal katılımın yalnızca siyasi iktidarların tercihine bağlı kalmaması, toplum içinde kökleşmesi ve yasal güvencelere kavuşturulması gerektiğini söyledi. Rojava’daki komünleri, eşbaşkanlık uygulamalarını ve kadın meclislerini de demokratik yönetim deneyimleri kapsamında değerlendirdi.
“Barış süreci yerel demokrasinin sınavı olacak”
27 Şubat’ta yapılan “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın yeni bir dönemin kapısını araladığını belirten Bucak, barış sürecinin ilerleyebilmesi için devletin de somut adımlar atması gerektiğini ifade etti.
Kayyım uygulamaları devam ederken ve görevden alınan seçilmiş yönetimlerin yetkileri iade edilmezken barış sürecine duyulan güvenin güçlenemeyeceğini dile getiren Bucak, yerel demokrasinin sürecin en önemli sınavlarından biri olacağını söyledi.
Bucak, Türkiye’nin Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na koyduğu çekinceleri kaldırması çağrısında bulunarak Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresini süreci izlemeye davet etti. Kentler arasındaki iş birliklerinin önemine de dikkat çeken Bucak, kayyım atanan belediyelerin seçilmiş yönetimlere iade edilmesini istedi.
Bucak, uluslararası demokrasi güçlerine de kayyım uygulamalarına karşı daha kararlı tutum alma çağrısında bulundu.